Euro Bölgesi M3 para arzı Nisan’da yıllık bazda %2,7 arttı ve piyasa beklentisi olan %3,3’ün altında kaldı. Veri, tek para birimi bloğu genelinde geniş para arzındaki artış hızının yavaşladığına işaret ediyor.
Gerçekleşen rakam ile beklenti arasındaki fark, ekonomistlerin daha güçlü bir artış öngörmesinin ardından, son verinin konsensüsün altında kaldığını gösteriyor. Açıklama, euro alanındaki likidite koşullarına dair güncel bir görünüm sunuyor.
Parasal Eğilimler ve ECB Politika Görünümü
Nisan ayına ilişkin zayıf M3 para arzı verisi erken bir sinyal niteliğindeydi ve ekonomik zayıflık eğiliminin sürdüğünü gördük. Euro Bölgesi için Mayıs 2026’ya ilişkin en son “flash” enflasyon tahmini %1,8 ile, merkez bankasının %2 hedefinin altında kaldı. Bu tablo, fiyat baskılarının beklenenden daha hızlı sönümlendiğini teyit ediyor.
Para arzı büyümesi ve enflasyondaki bu kalıcı zayıflık, Avrupa Merkez Bankası (ECB) üzerinde anlamlı bir aksiyon baskısı oluşturuyor. ECB yetkililerinden son dönemde gelen açıklamalar da daha güvercin bir tona kaydı; politika gevşemesinin masada olduğuna işaret ediyor. Piyasanın, üçüncü çeyrek sonuna kadar faiz indirimi olasılığını şu anda yeterince fiyatlamadığını düşünüyoruz.
Bu görünüm ışığında, Euro Bölgesi genelinde daha düşük faiz oranlarına pozisyon alıyoruz. Faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesiyle değer kazanacak EURIBOR’a bağlı vadeli işlem sözleşmelerinde alım yönünde fırsat görüyoruz. Bu pozisyonlar, ECB’nin yavaşlayan ekonomiyi desteklemek zorunda kalacağına dair doğrudan bir bahis niteliği taşıyor.
Kur ve Hisse Senedi Piyasalarına Etkileri
Bu ortam euro açısından da olumsuz. ABD ile faiz farkları açıldıkça, Mayıs sonlarında kritik 1,0750 destek seviyesinin altına sarkmış olan EUR/USD paritesinde ilave zayıflık bekliyoruz. Euro aleyhine kısa pozisyon oluşturmak için put opsiyonlarını kullanıyoruz; böylece tanımlı riskle aşağı yönlü harekete maruz kalıyoruz.
Bu kurgu, büyümenin yavaşladığı ve dezenflasyonist baskıların belirginleştiği 2014-2015 dönemini andırıyor. O dönemde ECB’nin kayda değer gevşemesi euronun ciddi ölçüde değer kaybetmesine yol açmıştı. Tarihsel olarak M3 büyümesi bir çeyrek boyunca %3’ün altında kaldığında, ECB izleyen altı ay içinde nihayetinde faiz indirimi gerçekleştirdi. Bu tarihsel örüntünün tekrarlanmasını bekliyoruz.
Hisse senedi piyasaları açısından tablo daha karmaşık; zira yavaşlayan ekonomi şirket kârlılıkları için olumsuz. Faiz indirimleri bir miktar destek sağlayabilse de, uzun vadeli hisse pozisyonlarımızı Euro Stoxx 50 endeksi üzerine put opsiyonu alarak koruyoruz. Bu strateji, önümüzdeki haftalarda resesyon endişelerinin tetikleyebileceği olası bir piyasa düşüşüne karşı hedge imkânı veriyor.