Yen, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) politika faizini %1,00’e yükseltmesine rağmen ABD doları karşısında 160,00 seviyesine yakın yatay kaldı. Adım 25 baz puanlık bir artışla borçlanma maliyetlerini 30 yılı aşkın sürenin en yüksek düzeyine taşırken, değişiklik büyük ölçüde önceden fiyatlandığı için fiyatlamada tepki sınırlı kaldı. BoJ ayrıca enflasyonda yukarı yönlü risklere işaret ederken, uzun vadeli tahvil alım planlarında yapılacak ayarlamaları da ortaya koydu.
MUFG, toplantı öncesi verilen kapsamlı yönlendirmenin piyasa tepkisini törpülediğini; yurt içi enflasyon baskılarının ise küresel enerji fiyatlarından daha hızlı geçişkenlikle beslendiğini belirtti. Banka ayrıca BoJ’un 2027 mali yılından itibaren niceliksel genişleme azaltımını (tapering) duraklatma planına atıf yaparak, ilave sıkılaştırma gelene kadar bu duruşun para birimini kırılgan bırakabileceğini ve USD/JPY’yi 160,00’ın üzerinde tutarak yeniden müdahale olasılığını artırabileceğini söyledi. Societe Generale, %1,00 seviyesini Japonya’nın nötr faizinin alt bandı olarak tanımladı ve gelecek yıl sonuna kadar nihai %2 seviyesine ulaşacak şekilde çeyreklik 25 baz puanlık artış patikası öngördü; başka bir değerlendirmesinde ise 2027 sonuna kadar %2,00 hedef seviyesini çerçeveledi.
Kısa Vadede Yen Zayıflığı ve İşlem Fırsatları
Japonya Merkez Bankası’nın faiz artışı tamamen beklenen bir gelişme olduğundan, Yen’in kısa vadede baskı altında kalmasını bekliyoruz. ABD ile Japonya arasındaki geniş faiz makası doları desteklemeyi sürdürürken, carry trade işlemlerini cazip kılıyor. Bu nedenle, merkez bankasının daha net bir politika patikası ortaya koymasına kadar USD/JPY’de görülebilecek geri çekilmelerin alıcı bulması olası.
Önümüzdeki haftalarda, yatay bantta ya da hafif yukarı eğilimli bir USD/JPY’den fayda sağlayan opsiyon stratejilerinin daha ihtiyatlı olduğunu düşünüyoruz. ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) verileri, yen aleyhine spekülatif net kısa pozisyonların hâlâ tarihsel zirvelere yakın seyrettiğini gösteriyor; bu da en az dirençli yönün zayıflığın sürmesi olduğuna işaret ediyor. Bu ortam, 160,00 seviyesinin üzerindeki kullanım fiyatlarını hedefleyen USD/JPY yakın vadeli alım (call) opsiyonlarının alınmasını destekliyor.
Bununla birlikte, özellikle kurun 160,00 eşiğine yakın seyrettiği bir dönemde, kamu müdahalesi riskine karşı son derece dikkatli olmak gerekiyor. Japonya Maliye Bakanlığı, Nisan ve Mayıs 2024’te müdahale için rekor 9,8 trilyon yen harcadı; bu, kararlı biçimde aksiyon alma istekliliğine dair güçlü bir tarihsel emsal. Yen’de ani ve sert değer kazanımı riski, doğrudan yen kısa pozisyonu taşımayı riskli hale getirirken; riski tanımlamak veya volatiliteyi işleme konu etmek için opsiyon kullanımının cazibesini artırıyor.
Orta Vadeli Görünüm ve Yen Toparlanmasına Yönelik Konumlanma
Daha orta vadeli bakıldığında, çekirdek TÜFE’nin son olarak %2,2 seviyesinde gerçekleşmesiyle belirginleşen enflasyon hassasiyeti, bu artışın daha uzun bir döngünün başlangıcı olduğuna işaret ediyor. Politika faizinin %2,00’ye doğru öngörülen patikası, zaman içinde doların getiri avantajını aşındıracaktır. Bu olası dönüşüme hazırlanmak adına, düşük maliyetle daha uzun vadeli USD/JPY satım (put) opsiyonları edinerek orta vadede yenin toparlanmasına yönelik pozisyon alınmasını değerlendiriyoruz.