John Williams, Orta Doğu’daki çatışmanın (İran savaşı) yarattığı ek riskler karşısında Fed’in mevcut faiz düzeyinin ekonomi için uygun ayarlandığını söyledi. Savaşın, yeni ve öngörülemez ekonomik zorluklar doğurduğunu belirtti.
Savaşa bağlı şokların yalnızca fiyatları değil, emtia (petrol gibi ham maddeler) bulunabilirliğini de etkilediğini ifade etti. Piyasadaki bazı gücün, ABD’nin petrol şokuna (petrol fiyatında ani sıçrama) maruziyetinin azalmasını yansıttığını söyledi.
Fed Policy On Hold
Enflasyon beklentilerinin iyi “çapalanmış” (hanehalkı ve şirketlerin gelecekteki enflasyonu kalıcı olarak daha yüksek beklememesi) kalmasının önemli olduğunu söyledi. Enflasyonun önümüzdeki birkaç ay %3’ün belirgin üzerinde olacağını belirtti.
Siber riskin (hack, sistem kesintisi, finansal altyapıya saldırı) önemli bir endişe kaynağı olduğunu söyledi. Piyasa fiyatlamasının, güçlü ABD görünümü ile savaşa bağlı belirsizlik arasında bir dengeyi yansıttığını ifade etti.
Çatışma uzadıkça ekonomik etkilerin artmasının muhtemel olduğunu söyledi. Fed’in net “ileri yönlendirme” (merkez bankasının gelecekteki faiz adımlarına dair önceden güçlü sinyal vermesi) yapması için iyi bir dönem olmadığını, para politikasının (faiz ve bilanço araçları) doğru noktada bulunduğunu belirtti.
Fed’in “bekle-gör” mesajı verdiği düşünüldüğünde, yakın vadede %5,25-%5,50 aralığındaki federal fonlama faizinde (ABD’de gecelik politika faizi) değişiklik beklenmemeli. Net ileri yönlendirme olmaması, SOFR vadeli işlemleri üzerindeki opsiyonlarda primlerin artmasına yol açabilir; çünkü volatilite (fiyat oynaklığı) Fed açıklamalarından çok gelecek verilerle şekillenecek. Yatırımcıların bir sonraki enflasyon ve istihdam verilerine sert fiyat tepkilerine hazırlıklı olması gerekir.
Market Volatility Strategies
Enflasyonun önümüzdeki birkaç ay “yapışkan” (kolay gerilemeyen, yüksek seviyede kalıcı) kalması ve %3’ün belirgin üzerinde seyretmesi bekleniyor. Bu görüş, Mart 2026 TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) verisinde yıllık artışın %3,6’ya çıkmasıyla destekleniyor. Bu, 2025’in büyük bölümünde görülen dezenflasyon (enflasyonun yavaşlaması) eğiliminden belirgin bir sapma; dolayısıyla yakın vadede faiz indirimi beklentileri zayıf kalabilir. Enflasyon swap piyasası (tarafların gelecekteki enflasyon gerçekleşmesine göre nakit akışı değiştirdiği enstrümanlar) daha uzun süre yüksek enflasyonu fiyatlıyor.
Orta Doğu’daki çatışma belirsizliğin ana kaynağı. Hem fiyat şoku hem de fiili emtia kıtlığı riski yaratıyor. Brent petrolün, Hürmüz Boğazı’ndaki son aksamalar sonrası varil başına 115 doların üzerine çıkmasıyla, petrol ve diğer kritik emtialarda uzun vadeli alım opsiyonları (call; belirli fiyattan alma hakkı) gerilimin tırmanmasına karşı doğrudan pozisyon alma yolu olabilir. Piyasanın odağı yalnız maliyet değil, arzın bulunabilirliği.
Jeopolitik gerilim ile para politikası belirsizliği birleşince VIX (S&P 500 için beklenen oynaklığı ölçen “korku endeksi”) 24 civarında seyrediyor; bu seviye tarihsel ortalamanın üzerinde. Bu ortamda volatilite almak (oynaklık yükselişinden faydalanacak pozisyonlar) önümüzdeki haftalarda temel bir strateji olabilir. VIX alım opsiyonları ya da büyük endekslerde “paranın dışında” (out-of-the-money; kullanım fiyatı mevcut fiyatın uzağında) satım opsiyonları (put; belirli fiyattan satma hakkı) şoklara karşı koruma sağlayabilir.
Piyasa, dayanıklı ABD ekonomisi ile dış riskler arasında denge kuruyor; bu da ana hisse endekslerinde dalgalı ve bant içinde (range-bound) bir seyir getirebilir. Bu nedenle SPX üzerinde iron condor (aynı vadede, sınırlı riskle bant hareketinden prim toplamak için iki put ve iki call opsiyonundan oluşan strateji) gibi yapılar, zaman değeri erimesinden (opsiyon priminin vade yaklaştıkça azalması) yararlanmak için kullanılabilir. Siber risk vurgusu ise, bu dengeyi aniden bozabilecek “kara kuğu” (nadir ama yüksek etkili beklenmedik olay) ihtimaline karşı temkinli olunması gerektiğine işaret ediyor.