Fed yetkilisi Christopher Waller, cuma günü Alabama’daki Auburn Üniversitesi’nde ekonomik görünüm ve para politikası hakkında konuştu. İşgücü piyasasında “denge noktası”nın (istihdamın ne fazla arttığı ne de azaldığı seviye) artık muhtemelen sıfıra yakın olduğunu söyledi.
Waller, Ortadoğu’daki savaşın uzaması ve çözümsüz kalmasının enflasyon ve istihdam için riskleri artırdığını belirtti. Piyasaların da uzun süren çatışma riskini olduğundan düşük fiyatladığını ifade etti.
Enflasyon Riskleri Ve Politika Etkileri
Waller, işgücü verilerinde artan baskı (işten çıkarmalar, işe alımın yavaşlaması) işaretlerini yakından izleyeceğini söyledi. Son dönemde işgücü piyasasındaki değişimlerin mevcut koşulları analiz etmeyi zorlaştırdığını ekledi.
Negatif istihdam artışı görülen dönemlerin her zaman resesyon (ekonomide genel daralma) anlamına gelmeyebileceğini söyledi. Ayrıca art arda gelen şoklardan sonra enflasyondaki ani sıçramayı “göz ardı etmenin” (geçici görüp politika değiştirmemenin) zorlaştığını belirtti.
Savaşın hızlı bitmesinin enerji fiyat şokunu daha kolay “geçici” saymayı sağlayacağını ifade etti. Çatışmanın enflasyon beklentilerini (hanehalkı ve şirketlerin gelecekteki enflasyon tahmini) nasıl etkilediğini de yakından izleyeceğini söyledi.
Olası bir enerji fiyatı sıçramasının enflasyon üzerinde kalıcı etki yaratabileceği uyarısında bulundu. Mart ayı manşet PCE enflasyonunun (Fed’in tercih ettiği tüketim harcamaları enflasyon göstergesi) yıllık %3,5’e çıkmasının muhtemel olduğunu söyledi.
Piyasa Pozisyonları Ve Risk Yönetimi
Fed’in enflasyondaki son yükselişi “görmezden gelmesinin” zorlaşacağına dair işaretler var. Mart manşet PCE enflasyonunun %3,5’e çıkması beklenirken, son TÜFE (CPI: tüketici fiyat endeksi) verisi de yıllık %3,7 artış gösterdi. Bu tablo, Fed politikasına yönelik türev ürünlerde (değeri başka varlıklara bağlı sözleşmeler) işlem yapan yatırımcılar için yakın vadede faiz indirimi ihtimalini daha da zayıflatıyor.
İşgücü verileri yakından izlenmeli; özellikle de istihdam yaratımındaki denge noktasının muhtemelen sıfıra yaklaşması nedeniyle. Son tarım dışı istihdam verisi yalnızca 85 bin artış gösterdi; bu, 2025’in büyük bölümündeki daha güçlü büyümeye göre belirgin bir yavaşlama. Bu durum piyasa tepkilerini okumayı zorlaştırıyor; çünkü enflasyon yüksek kalırsa, istihdamda geçici düşüşler otomatik olarak politika değişikliğini tetiklemeyebilir.
Piyasalar, Ortadoğu’da çatışmanın uzaması riskini düşük fiyatlıyor görünüyor; bu da enerji fiyatlarında ani sıçrama olasılığını artırıyor. Bu ay Brent petrolün varili 95 dolara çıktı. Bu sinyal, korunma amaçlı pozisyon almayı ya da opsiyon stratejileri (belirli bir fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşmelerle risk yönetimi) kullanmayı daha mantıklı kılabilir. CBOE Volatilite Endeksi (VIX: piyasadaki beklenen oynaklığı gösteren “korku endeksi”) 21’e tırmanarak önümüzdeki haftalarda daha sert fiyat dalgalanmalarına hazırlık fikrini destekliyor.
Bu görünümde, faizin uzun süre yüksek kalmasından fayda sağlayan pozisyonlar gündeme gelebilir; 2023’te görülen koşullara benzer şekilde. Bu, yakın vadede Fed indirimi olmayacağı yönünde kısa vadeli faiz vadeli işlemleri (gelecekteki faiz seviyesine bağlı sözleşmeler) üzerinde opsiyon kullanmayı içerebilir. Enerji tarafında ise enflasyona yukarı yönlü risk, ham petrol ve ilgili hisselerde alım opsiyonlarını (call: fiyat yükselişinden faydalanma hakkı) jeopolitik şoklara karşı doğrudan bir korunma aracı haline getiriyor.