USD/JPY, Salı günü Londra ve New York seanslarında yükseldi; 159,00 seviyesinin biraz üzerine çıktı ve günü 159,00 civarında kapattı. Hareketin ana nedeni ABD Doları’ndaki güçlenmeydi. Japonya Merkez Bankası (BOJ), para politikasını (faiz ve varlık alımları gibi kararları) değiştirmedi; fiyat baskılarının hedefe doğru yeniden gerilediğini belirtti.
Japonya’nın Nisan ayı ülke geneli TÜFE’sinin (Tüketici Fiyat Endeksi, enflasyon göstergesi) yıllık %1,5 gelmesi bekleniyor. Taze gıda hariç TÜFE %1,7 (önceki %1,8), gıda ve enerji hariç TÜFE ise %2,4. Bu veriler daha ılımlı enflasyona işaret ediyor ve politikanın değişmeden kalacağı beklentisini destekliyor.
Önemli Seviyeler Ve Yaklaşan Veriler
160,00 seviyesi, önceki resmi müdahale (kurda aşırı hareketi frenlemek için otoritelerin piyasaya doğrudan alım-satım yapması) örnekleri nedeniyle kritik eşik olmayı sürdürüyor. Mayıs’ta 160,00’ın biraz üzerindeki yıl içi zirvenin ardından kur 156,00 civarına gerilemişti. ABD veri takvimi de izleniyor: Çarşamba 18:00 GMT’de FOMC tutanakları (ABD Merkez Bankası Fed’in toplantı notları), Perşembe günü ise öncü PMI verileri (satın alma yöneticileri endeksi; 50’nin üstü büyümeye işaret eder) açıklanacak. İmalat PMI’ın 54, hizmet PMI’ın 51 civarında gelmesi bekleniyor.
Beş dakikalık grafikte USD/JPY 159,06’da; gün açılışı 158,77’nin üzerinde. Stokastik RSI (momentum göstergesi; fiyatın kısa vadede aşırı alım/aşırı satım bölgesine yaklaşıp yaklaşmadığını gösterir) 76,8 civarında. Günlük grafikte de 159,06’da; 50 günlük EMA’nın (üssel hareketli ortalama; son günlere daha fazla ağırlık veren trend göstergesi) 158,17 ve 200 günlük EMA’nın 155,29 üzerinde. Stokastik RSI yaklaşık 54 seviyesinde.
Yatırımcılar İçin Strateji Notları
160 seviyesi çevresindeki müdahale hafızası nedeniyle, yatırımcıların kurun kesintisiz şekilde yükselmesini beklerken temkinli olması gerekir.
Türev ürün kullananlar için (opsiyon gibi, değeri dayanak varlığa bağlı ürünler) bir seçenek, USD/JPY’de “out-of-the-money” (kullanım fiyatı mevcut fiyatın dışında kalan, şu anda kârlı olmayan) alım (call) opsiyonlarını satmak olabilir. 159–160 bölgesine yakın kullanım fiyatlarıyla, kurun bu alanın belirgin biçimde üstüne çıkma olasılığının sınırlı kalacağı varsayımıyla opsiyon primi (opsiyonun satışıyla alınan bedel) toplanabilir. Bu yaklaşım, kurun yükselmemesinden getiri hedefler.
Diğer bir yol, oynaklığa (volatilite; fiyatın ne kadar hızlı ve geniş aralıkta hareket ettiği) odaklanmaktır. Faiz farkının (iki ülke faizleri arasındaki fark) kuru yukarı itmesi ile müdahale riskinin aşağı çekmesi, sert bir hareket ihtimalini artırır. “Straddle” (aynı kullanım fiyatı ve vadede hem alım hem satım opsiyonu alma) gibi opsiyon stratejileri, yön tahmini yapmadan güçlü bir kırılma ihtimaline pozisyon almaya yarayabilir.