USD/JPY, Pazartesi günü erken Avrupa işlemlerinde 159,00 seviyesine yakın yükseldi. Japon Yeni, yeniden artan ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığına dair haberlerin Dolar’a destek olmasıyla değer kaybetti.
Guardian’ın aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü ABD Deniz Piyadelerinin, İran limanlarına yönelik Amerikan ablukasını geçmeye çalışan bir gemiyi kontrol altına aldığını söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Baghaei ise ABD’nin İran’ın limanları ve kıyı şeridine yönelik ablukasının ateşkesi ihlal eden bir saldırganlık eylemi olduğunu belirtti.
Jeopolitik Gerilim Doları Destekledi
Devam eden anlaşmazlık kısa vadede ABD Doları’na destek verdi. Bu durum USD/JPY paritesini 159,00 civarında artıda tuttu.
Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, Cuma günü Nisan ayında faiz artışına işaret etmekten kaçındı. Ueda, savaşla bağlantılı “olumsuz arz şoku”na (üretim ve tedarik tarafında maliyetleri artıran ve ekonomiyi sıkıştıran ani daralma) dair belirsizliği gerekçe gösterdi. Piyasalar, BoJ’un en az Haziran 2026’ya kadar faizi değiştirmesini bekliyor.
Japon yetkililer döviz kuruna yönelik izlemeyi de artırdı. Maliye Bakanı Satsuki Katayama, Japonya’nın piyasaları “yüksek aciliyet” ile takip ettiğini ve spekülatif (kısa vadeli kazanç için yapılan) hareketlere karşı adım atabileceğini söyledi.
2025’teki tabloya bakıldığında, USD/JPY’nin 159,00’a dayanmasıyla piyasada gerginlik öne çıkıyordu. ABD-İran çatışması ve BoJ’un temkinli duruşu Dolar’ı yukarı taşıyan güçlü bir etki yaratmıştı. Bu dönemde dövize müdahale (merkez bankası veya kamu otoritesinin kurda hareketi sınırlamak için piyasadan alım-satım yapması) endişeleri en yüksek seviyedeydi.
Piyasa Odağı Para Politikasına Kaydı
2025’teki bu uyarıların ardından Japon yetkililer, parite kısa süreliğine 160,20 seviyesine dokunduğunda piyasaya müdahale etti. Bu hamle, paritenin tek seansta beş büyük rakam (yaklaşık 5 yen) düşmesine yol açtı. Yaklaşık 9 trilyon yen tutarında olduğu bildirilen bu müdahale, oynaklık (fiyatların hızlı ve sert dalgalanması) için yeni bir örnek oluşturdu ve sözlü uyarıların somut adımlarla desteklenebileceğini gösterdi. Bu olay, faiz farkına dayalı “ayrışma işlemleri”nin (iki ülkenin faiz politikası farklılaştıkça oluşan yönlü kur pozisyonları) zirvesi olarak görülüyor; çünkü temel dinamikler sonraki dönemde değişmeye başladı.
Bugün İran kaynaklı jeopolitik risk azalmış olsa da odak tamamen para politikasına döndü. Japonya’nın son çekirdek TÜFE verisi (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) ısrarcı biçimde %2,8 geldi ve BoJ’un hedefinin üzerinde kalarak bankanın adım atması yönündeki baskıyı artırdı. Parite 156,50’ye yeniden tırmanırken, piyasa Haziran 2026 toplantısında faiz artışını neredeyse kesin görüyor.
Türev ürün (değeri döviz kuru gibi bir dayanak varlığa bağlı sözleşmeler) yatırımcıları için bu, ani müdahale ihtimalinden çok planlı bir politika değişimine göre pozisyon alma dönemine işaret ediyor. 2025’te müdahaleye karşı iyi bir korunma yöntemi, USD/JPY’de “out-of-the-money” (kullanım fiyatı mevcut piyasa fiyatının dışında kalan, yani şu an kâra geçmemiş) put (kur düşüşünden kazanç sağlayan satım opsiyonu) almaktı. Şimdi stratejinin, BoJ’un Haziran toplantısı etrafındaki fiyat hareketine odaklanması öne çıkıyor. Yatırımcıların, Haziran sonuna vadeli straddle veya strangle (aynı vadede alım ve satım opsiyonu birlikte; straddle’da aynı kullanım fiyatı, strangle’da farklı kullanım fiyatları) gibi opsiyon stratejileriyle, karar haftasında beklenen yüksek oynaklığı hedeflemesi değerlendirilebilir.