UBS Başekonomisti Paul Donovan, yapay zekânın (AI) verimliliği (aynı iş gücüyle daha fazla üretim yapma) nasıl etkileyebileceğini ve AB’nin ABD’ye karşı avantaj kazanıp kazanamayacağını değerlendiriyor. Donovan, AI kaynaklı verimlilik artışlarının şimdilik büyük ölçüde “potansiyel” olduğunu, yani şirket sonuçlarına ve genelde ekonomiye belirgin şekilde yansımadığını söylüyor.
Yeni teknolojiyi benimsemenin zaman içinde ekonomik verimliliği artırması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, odak teknoloji “üretmekten” onu “kullanmaya” kaydıkça, herhangi bir ekonominin rekabet avantajı (diğer ülkelere göre daha güçlü konum) elde edip edemeyeceğini sorguluyor.
AI Verimliliği Ve Rekabetçi Konumlanma
Donovan, akademik çalışmalara atıfla, AI bireyin verimliliğini artırırsa bunun düşük becerili çalışanların verimliliğini oransal olarak daha fazla yükseltebileceğini ifade ediyor. Ancak kazanımlar eşitsiz olursa ve ağırlıkla orta düzey eğitimli çalışanlara yararsa, ABD’nin diğer büyük ekonomilere kıyasla dezavantajlı kalabileceğini ekliyor.
Eğitim sistemlerinin ve becerilerin iş gücüne yayılma düzeyinin; ABD, Avrupa’nın önde gelen ekonomileri ve Birleşik Krallık’ın AI yaygınlaştıkça ne kadar rekabetçi olacağını belirleyeceğini savunuyor. Haberde, metnin bir AI aracıyla üretildiği ve bir editör tarafından gözden geçirildiği belirtiliyor.
Piyasa, yapay zekânın teorik potansiyelinden (kâğıt üzerindeki olasılıklar) gerçek hayattaki uygulamasına (şirketlerin gerçekten kullanması) odaklanmaya kayıyor. Artık hangi ekonomilerin AI’yi verimliliği artırmak için gerçekten kullanabilecek yapıya sahip olduğunu sorguluyoruz. Bu da ülkelerin eğitim yapısına göre işlem fırsatları doğabileceğini düşündürüyor.
ABD, iş gücünün kutuplaşması nedeniyle dezavantajlı olabilir: yüksek becerili ve düşük becerili çalışan sayısı fazla, orta kademede ise daha az çalışan var. Buna karşılık Avrupa’nın kilit ekonomileri, özellikle Almanya, orta düzey becerili çalışan havuzuna sahip. Bu grup, AI’nin üretkenliği artırmasından en fazla fayda görebilecek konumda. OECD’nin (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) 2025 sonlarına ait bir raporu, bunun erken işaretlerine dikkat çekmişti: Almanya’da imalat sektöründeki KOBİ’lerde (küçük ve orta ölçekli işletmeler) süreç optimizasyonu (iş akışını daha verimli hale getirme) için AI araçlarının entegrasyon oranı, ABD’deki benzer şirketlere göre %15 daha yüksekti.
Avrupa’ya Karşı ABD: İşlem Etkileri
Döviz piyasasında işlem yapanlar için bu, avronun ABD dolarına karşı uzun vadede güçlenme potansiyeline işaret ediyor. 2026’nın ilk çeyreğine ait son veriler, Avro Bölgesi’nde iş gücü verimliliğinin %0,4 arttığını; ABD’de ise pandemi sonrası yükselişin ardından verimlilik artış hızının yatay seyrettiğini gösteriyor. Bu ayrışmadan yararlanmak için EUR/USD alım opsiyonu (call: belirli bir tarihe kadar belirli fiyattan alma hakkı) almak veya uzun pozisyon (fiyat artışına oynayan pozisyon) oluşturmak değerlendirilebilir.
Aynı yaklaşım, hisse endeksi türevlerinde (vadeli işlem ve opsiyon gibi endekse bağlı ürünler) de Avrupa piyasalarını ABD’ye göre daha avantajlı gösterebilir. S&P 500 yılbaşından bu yana yalnızca %2 yükselirken, Alman DAX endeksi %5’in üzerinde artış gösterdi. Bu, AI’nin operasyonları daha verimli hale getirmeye başlamasıyla Almanya’nın sanayi tabanındaki gücü yansıtıyor. DAX veya Euro Stoxx 50 vadeli kontratlarında uzun, Nasdaq 100 vadeli kontratlarında kısa pozisyon içeren bir “çift yönlü işlem” (pair trade: iki varlığı birlikte al-sat yaparak genel piyasa hareketini dengeleme) genel piyasa dalgalanmalarına karşı koruma sağlayıp bu özel eğilimi hedefleyebilir.
AI’nin yayılma hızına dair belirsizlik muhtemelen oynaklık (fiyatların sert dalgalanması) yaratacaktır. 2025’te beklenen kârların hızlı gelmemesiyle görülen sert piyasa düzeltmeleri (hızlı geri çekilme) bunun örneğiydi. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS), AI’nin yeni yüksek becerili işler yarattığını; ancak hizmet sektörünün geneline yayılan verimlilik artışına henüz dönüşmediğini bildirdi. Bu belirsizlik, Avrupa piyasası duyarlılığındaki (yatırımcı algısı) dalgalanmalardan yararlanmak için VSTOXX vadeli kontratları veya alım opsiyonlarının, temkinli bir strateji olabileceğini düşündürüyor.