ING’den Chris Turner, Perşembe günü yapılacak Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı öncesinde euronun dar bir bantta kalmasını bekliyor. Odak, faizlerde hemen bir değişiklikten çok, ECB’nin para politikası duruşunu (faizleri ve likiditeyi nasıl yöneteceğini) nasıl anlattığında.
ECB’nin bu toplantıda faiz artırması beklenmiyor. Ancak banka, ileride faiz artırma seçeneğini masada tutabilir. Bunun nedeni, petrolden kaynaklanan enflasyon (fiyat artışları) baskısı ve büyümenin zayıfladığı bir ortamda fiyatların yüksek kalmasına ilişkin kaygıların artması.
Petrol Kaynaklı Enflasyon Beklentileri
Petrol fiyatları, Euro Bölgesi’nde yüksek enflasyon beklentilerini canlı tutuyor. Enflasyon takaslarına (enflasyon riskine karşı yapılan türev sözleşmeler; piyasadaki enflasyon beklentisini gösterir) göre iki yıllık euro enflasyon beklentileri %2,80’in üzerinde.
ING, ECB’nin Haziran’da faiz artırımı ihtimalinin hâlâ mümkün olduğu yönünde uyarı yapmasını bekliyor. Bankaya göre bu tür bir iletişim, hafta boyunca EUR/USD paritesini 1,1700 civarında destekleyebilir.
Bir Sonraki ECB Toplantısına Giderken Mevcut Görünüm
Bugün, bir sonraki ECB toplantısına yaklaşırken tablo değişti. Euro Bölgesi enflasyonu belirgin şekilde geriledi; son Uyumlaştırılmış Tüketici Fiyat Endeksi (HICP: ülkeler arasında karşılaştırmaya uygun resmi enflasyon göstergesi) verisi %2,4 geldi. Bu, geçen yıl görülen yüksek beklentilere göre ciddi bir fark. Brent petrol varil fiyatı daha istikrarlı şekilde 88 dolar civarında seyrederken, kısa vadeli enerji fiyat şoku şimdilik zayıfladı.
Bu durum, EUR/USD opsiyonlarında (belirli tarihe kadar belirli fiyattan alım-satım hakkı veren sözleşmeler) ima edilen oynaklığın (piyasanın beklediği fiyat dalgalanması) geçmişe kıyasla daha düşük olabileceğine işaret ediyor; bu da ani faiz artırımı riskine dair belirsizliğin azaldığını gösterir. Yatırımcılar, daha öngörülebilir bir ECB’ye oynayan stratejileri değerlendirebilir; banka, yaz boyunca faizleri sabit tutabilir. EUR/USD şu sıralar 1,0850 civarında işlem görüyor; bu seviye, 2025’te görüldüğü gibi politika yapıcılardan sert “sözlü yönlendirme”yi (piyasayı açıklamalarla şekillendirme) gerektirmiyor.
Şu anki ana risk, sürpriz bir faiz artırımı değil; ilk faiz indiriminin zamanlaması. Piyasalar bunu üçüncü çeyreğin sonlarına doğru fiyatlıyor. İki yıllık EUR enflasyon takasları %2,35’e geriledi; bu da piyasanın enflasyonla mücadelenin büyük ölçüde bittiğine inandığını gösteriyor. Faiz indirimi beklentilerini geri iten her türlü iletişim, kısa vadeli faiz vadeli işlemlerinde (yakın vade faiz beklentisine duyarlı sözleşmeler) hızlı bir yeniden fiyatlamaya ve euroda kısa süreli bir sıçramaya yol açabilir.