Ticaret Savaşı Tanımı
Ticaret savaşı; ülkelerin birbirine karşı korumacı adımlarla (örneğin gümrük vergisi gibi) ticareti zorlaştırdığı ekonomik çatışmadır. Gümrük vergisi, ithal ürünlere ek vergi konmasıdır; bu da ithalat maliyetini ve sonuçta tüketicinin yaşam maliyetini artırabilir. ABD-Çin ticaret gerilimi, ABD’nin “haksız uygulamalar” ve fikri mülkiyet hırsızlığı (patent, marka ve telif gibi hakların izinsiz kullanılması) iddialarıyla Çin’e ticaret engelleri getirmesi sonrası 2018’in başında başladı. Çin de otomobil ve soya fasulyesi dahil ABD ürünlerine gümrük vergileriyle karşılık verdi. İki ülke Ocak 2020’de ABD-Çin “Faz Bir” (Phase One) ticaret anlaşmasını imzaladı. Anlaşma, Çin’in ekonomi ve ticaret sisteminde yapısal reformlar (kurallarda ve işleyişte kalıcı değişiklikler) ve başka düzenlemeler öngörüyordu; ancak Koronavirüs salgını dikkatleri bu anlaşmazlıktan uzaklaştırdı. Başkan Joe Biden göreve geldikten sonra tarifeleri (gümrük vergilerini) yürürlükte tuttu ve ek vergiler getirdi. 2024 kampanyasında Trump Çin’e %60 gümrük vergisi sözü verdi ve 20 Ocak 2025’te uygulamaya koyarak gerilimi yeniden artırdı.Piyasa Oynaklığı Görünümü
Geriye dönüp baktığımızda, 2025’in başındaki gelişmelerin piyasalarda işlem yapanlar için belirgin bir istikrarsızlık yarattığı görülüyor. Çin’e %60 gümrük vergileri ve İran’da yeni bir savaşın birlikte etkisiyle CBOE Oynaklık Endeksi (VIX) yükseldi. VIX, S&P 500 gibi hisse endekslerinde beklenen dalgalanmayı ölçen göstergedir; Mart 2025’te kısa süreliğine 28’in üzerine çıktı. Bu uzun belirsizlik dönemi, hisse endeksi opsiyonlarında “ima edilen oynaklık” (opsiyon fiyatlarına yansıyan gelecekteki dalgalanma beklentisi) için daha yüksek bir yeni taban oluşturdu. Döviz piyasası beklenildiği gibi “güvenli limana kaçış” yaşadı; bu süreç ABD dolarını destekler. Offshore yuan (CNH; Çin yuanının ülke dışında işlem gören versiyonu) geçen yıl dolar karşısında sert zayıfladı; USD/CNH paritesi (1 doların kaç CNH ettiğini gösteren kur) sermaye çıkışlarıyla 7,9 seviyesini ilk kez aştı. Ticaret ilişkileri düzelmezse, yuanın daha fazla değer kaybı ihtimaline karşı pozisyonların opsiyonlarla korunması (hedge; riski azaltmaya yönelik işlem) gerektiği belirtiliyor. Emtia tarafında farklı yönlü hareketler görüldü ve bu da ayrı fırsatlar yarattı. Geçen yılki çatışmada olduğu gibi, Brent petrol vadeli işlemleri (futures; ileri tarihte teslim için bugünden fiyatı belirlenen sözleşmeler) Hürmüz Boğazı’ndan arzın aksayabileceği endişesiyle kısa süreliğine varil başına 115 doların üzerine çıktı. Buna karşılık tarım emtiaları, özellikle soya fasulyesi vadeli işlemleri, baskı altında kalmayı sürdürdü; bu görünüm 2018 ticaret anlaşmazlığı dönemindeki fiyat hareketlerini hatırlatıyor. Bu tarifelerin etkisi artık enflasyon verilerinde daha net görülüyor ve bu da ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politikasını zorlaştırıyor. Şubat 2026 için açıklanan son TÜFE (CPI; tüketici fiyat endeksi) %3,4 ile inatçı biçimde yüksek kaldı; bu seviye %2 hedefinin üzerinde olduğu için Fed’in faiz indirme alanını daraltıyor. Bu ortam, faizlere duyarlı sektörlerde (faiz artınca genelde olumsuz etkilenen alanlar) erken bir yükseliş ihtimalinin düşük olduğuna işaret ediyor. Bu nedenle, “call opsiyonu satmak” (alım opsiyonu satışı; prim geliri elde edip yükselişi sınırlı görülen senaryoya oynama) gibi stratejiler öne çıkıyor. Jeopolitik gerginlikler sürdüğü için, piyasalarda ani sert hareketlere karşı koruma almak önemini koruyor. Put opsiyonu (satım opsiyonu; fiyat düşerse değer kazanan) gibi ürünlerde uzun vadeli pozisyon taşımak, tarifelerden etkilenen çok uluslu sanayi şirketleri için daha temkinli bir yaklaşım olabilir. VIX call opsiyonları da, tüm portföyü yeni bir gerilim artışına karşı korumak için görece düşük maliyetli bir yöntem olarak görülüyor.
Hemen işlem yapmaya başlayın – Gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın