ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları gevşetmeyeceğini ve İran’a ait varlıkların (yurt dışında dondurulmuş para ve finansal varlıklar) serbest bırakılmayacağını söyledi. Trump ayrıca, İran’ın “yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum” stokunun (nükleer yakıt yapımında kullanılan, saflaştırma oranı çok yükseltilmiş uranyum) Rusya ya da Çin tarafından devralınmasından “rahatsız olduğunu” belirterek, gelecekte olası bir anlaşmada nükleer malzemenin nasıl ele alınacağına dair bir sınır çizdi.
Hürmüz Boğazı hakkında Trump, boğazın herkese açık olacağını, hiçbir tarafın kontrol etmeyeceğini ve “hemen” açılacağını söyledi. Trump, ABD-İran arasında yapılacak herhangi bir anlaşmanın “kusursuz” olması gerektiğini de dile getirerek İran’la bir “mutabakat” (tarafların temel başlıklarda ortak anlayışa varması) bulunduğunu ifade etti.
Enerji Piyasasına Etki ve Petrol Fiyatları
Bu açıklamalar, enerji piyasalarındaki belirsizliği artırıyor ve kısa vadede petrol fiyatları için bir taban oluşturuyor. Yaptırımlar konusunda sert tutum, piyasada beklenen yeni İran arzının (piyasaya ek petrol girişi) devreye girme ihtimalini azaltıyor. Bu tablo, jeopolitik riskin (uluslararası gerilimlerin piyasaya etkisi) fiyatlara yeterince yansımadığını gösteriyor.
Hürmüz Boğazı vurgusu burada en kritik başlık. Çünkü günde yaklaşık 21 milyon varil petrol, yani küresel tüketimin %20’sinden fazlası, bu dar geçitten (geçişin kolay kesilebildiği stratejik nokta) taşınıyor. Başkan boğazın açık kalacağını söylese de, sert söylem sigorta ve navlun (taşımacılık) maliyetine eklenen risk primini (risk arttığında talep edilen ek maliyet) yükseltiyor. Brent petrol vadeli işlemleri (gelecekte teslim için bugünden yapılan standart sözleşmeler) açıklamalar sonrası bir saat içinde yaklaşık %3 artarak varil başına 92 doların üzerine çıktı.
Oynaklık Pozisyonu ve Tarihsel Çerçeve
Buna karşılık, daha yüksek oynaklığa (fiyatların daha sert ve sık hareket etmesi) hazırlık için, büyük petrol ETF’lerinde (borsada işlem gören fon; bir endeksi/varlığı takip eden ve hisse gibi alınıp satılan fon) ve vadeli kontratlarda kısa vadeli alım opsiyonu (call; belirli fiyattan alma hakkı) alarak pozisyon alıyoruz. CBOE Ham Petrol Oynaklık Endeksi (OVX) %18 sıçradı; bu da piyasaların önümüzdeki haftalarda daha geniş fiyat dalgalanmaları beklediğine işaret ediyor. Bu strateji, fiyat sıçramasından yararlanırken, durum beklenmedik şekilde sakinleşirse riski sınırlamayı sağlar.
Tarihsel olarak, 2019’daki İHA (insansız hava aracı) olayları gibi ABD-İran geriliminin yükseldiği dönemlerde petrol fiyatları kısa süreli ve keskin artışlar görmüş, ardından endişeler azalınca kademeli gerilemişti. Ancak ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA; resmi enerji verisi yayımlayan kurum) son verilerine göre küresel stoklar (depolardaki mevcut petrol miktarı) o döneme kıyasla daha düşük. Bu nedenle fiili bir aksama (arzın gerçekten kesintiye uğraması) daha kalıcı etki yaratabilir. Bu yüzden pozisyonları, vadesi 45-60 gün içinde dolacak ürünlerde yoğunlaştırıyoruz.
İran’la bir “mutabakat” ifadesi, gerilimin aniden düşmesi ihtimalini tamamen dışlamıyor; bu da fiyatlarda sert geri dönüşe yol açabilir. Buna karşı korunmak için, teminatsız/korumasız pozisyonlardan (hedge olmadan açık risk) kaçınıp “bull call spread” kullanıyoruz: aynı vadede bir alım opsiyonu alıp daha yüksek kullanım fiyatından (opsiyonun devreye girdiği fiyat) bir alım opsiyonu satarak kurulan yapı. Bu yöntem potansiyel kazancı sınırlar, ancak maliyeti düşürür ve oynaklığın aniden gerilemesine karşı daha dayanıklıdır.