TLT, uzun vadeli ABD Hazine tahvillerini izleyen borsada işlem gören bir fondur (ETF). Fiyatı genelde faiz beklentileri ve tahvil piyasasındaki koşullarla birlikte hareket eder.
2020’deki zirveden bu yana TLT, Elliott Dalga analizine göre beş dalgalı bir düşüş izledi. Elliott Dalga, piyasa hareketlerini tekrar eden “dalga” yapılarıyla yorumlayan bir teknik analiz yöntemidir. Bu yapı, dönem boyunca faizlerin (tahvil getirilerinin) yükselmesiyle uyumlu şekilde, uzun vadeli tahvillerde kalıcı bir düşüş eğilimine işaret eder. (Tahvil getirisi/yield, tahvil fiyatı düştükçe yükselen orandır.)
2024’ten beri fiyat hareketi, “düzeltme” denilen yatay bir evreye geçti. Bu süreç “IV. dalga” sıkışması olarak etiketleniyor. Görünüm, aşağı yön riskinin baskın olduğu “ayı üçgenini” andırıyor ve işlem bandı giderek daralıyor.
Bu çerçevede bir sonraki hamle, önümüzdeki haftalar ya da aylarda “V. dalga” düşüşü olabilir. Bu da 2020 zirvelerinden başlayan geniş çaplı düşüş döngüsünü tamamlar.
Analizimize göre, TLT’de 2024’ten bu yana süren uzun sıkışma, bir sonraki büyük düşüş bacağı öncesinde “mola” görünümü veriyor. Bu yapı, uzun vadeli tahvil fiyatlarının aşağı yönlü kırılmaya hazırlandığını gösteriyor. Beklenen V. dalga düşüşü, fiyatların belirgin şekilde gerilemesi ve buna karşılık getirilerin yükselmesi anlamına gelir.
Bu görüşü, yakın dönemde faiz indirimi beklentisini zayıflatan veriler de destekliyor. Nisan 2026 TÜFE (CPI: tüketici fiyat endeksi) verisi enflasyonun %3,8 ile kalıcı olduğunu gösterirken, son istihdam raporu 215 bin yeni istihdam artışıyla ücret baskısının sürdüğüne işaret etti. 2025’e bakıldığında, benzer şekilde inatçı enflasyonun tahvillerde kalıcı bir yükselişi engellediği dönemler görülmüştü; bu eğilimin devam ettiği anlaşılıyor.
Türev ürünlerle işlem yapanlar için bu durum, TLT’de düşüşe pozisyon alma fırsatı yaratıyor. Doğrudan yöntemlerden biri, vadesi önümüzdeki aylarda olan (örneğin Temmuz veya Ağustos 2026) satım opsiyonu (put) almak. Satım opsiyonu, belirli bir fiyattan satış hakkı verir; fiyat düşerse değer kazanabilir. Bu yaklaşımda risk, ödenen primle (opsiyonun maliyeti) sınırlıdır.
Maliyeti azaltmak için, özellikle “örtük oynaklık” (implied volatility: opsiyon fiyatına yansıyan beklenen dalgalanma) kırılma öncesinde yükselebileceğinden, “ayı put spreadi” düşünülebilir. Bu stratejide daha yüksek kullanım fiyatlı (strike) bir put alınır ve aynı anda daha düşük kullanım fiyatlı bir put satılır. Böylece ilk maliyet düşer. Kar ve zarar üst sınırları baştan bellidir; daha az sermayeyle düşüş beklentisini ifade etmeyi sağlar.
Ayrıca teyit için kritik getiri seviyeleri izleniyor. 10 yıllık ABD tahvil getirisi yeniden %4,75 direnç seviyesine yaklaşıyor. Direnç, fiyat/getirinin daha önce aşmakta zorlandığı bölgedir. 2025’in ikinci yarısında bu bölge kırılamamıştı. Bu seviyenin net şekilde aşılması, TLT’de beklenen satış dalgasını tetikleyebilir.