TD Securities’in emtia ekibi, Basra Körfezi’ndeki süren aksaklık ve Hürmüz Boğazı’ndan geçişin durmasının petrol piyasasını sıkı tuttuğunu belirtiyor. Akışlar donmuş halde kaldığı sürece ham petrol, petrol ürünleri ve LNG’de (sıvılaştırılmış doğal gaz) arz-talep dengesinin daha da sıkılaşabileceğini söylüyor.
Ekibe göre savaşın haftalarca sürmesi halinde petrol fiyatları 50 dolar veya daha fazla yükselebilir. Ayrıca çatışmalar yakında bitse bile, arz açığı (talebin arzı aşması) ve düşük stoklar nedeniyle enerji fiyatları 2027’ye kadar yüksek kalabilir.
TD Securities, ham petrolde 90–100 dolar bandının öngörülebilir gelecekte kalıcı olmasını bekliyor. Çin ve Japonya gibi ülkelerin stok yenileme ihtiyacının (tükenen depoları yeniden doldurma) arz üzerindeki baskıyı artırabileceğini ekliyor.
Basra Körfezi’ndeki uzayan aksaklık nedeniyle petrolün yeni bir sert yükselişe hazır olduğunu düşünüyoruz. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması piyasayı olağanüstü sıkıştırıyor; bu da yükseliş yönlü (fiyat artışına oynayan) stratejileri cazip kılıyor. Yatırımcılar, önümüzdeki haftalarda 50 dolar veya daha fazla olası sıçramadan yararlanmak için alım opsiyonu (call: belirli bir vadeye kadar, belirli fiyattan alma hakkı) almayı değerlendirebilir.
Bu görüş, ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) son verileriyle de destekleniyor: Geçen hafta stoklarda beklenenden yüksek 4,2 milyon varillik düşüş (stok çekilişi: depolardan tüketim nedeniyle azalma) görüldü. Brent petrol varil başına 120 doların üzerinde işlem görürken, fiziki piyasa (gerçek teslimatlı alım-satım) belirgin bir arz sıkışıklığını doğruluyor. Bu koşullar, enerji fiyatlarındaki mevcut yükselişin henüz bitmediğine işaret ediyor.
Piyasa belirsizliği, CBOE Ham Petrol Volatilite Endeksi’ni (OVX: opsiyon fiyatlarından türetilen oynaklık/belirsizlik göstergesi) 2025 sonlarında başlayan çatışmadan bu yana en yüksek seviyelere taşıdı. Yüksek oynaklık, opsiyonları pahalı hale getirir. Bu nedenle alım opsiyonu borç spreadi (call debit spread: bir alım opsiyonu alıp daha yüksek kullanım fiyatlı başka bir alım opsiyonu satarak maliyeti düşüren strateji) kullanmak, yukarı yönlü getiriyi hedeflerken ödenen primi (opsiyon bedeli) ve zaman değerinin erimesini (vade yaklaştıkça opsiyon değerinin azalması) sınırlayan daha düşük maliyetli bir yol olabilir.
Çatışma bitse bile fiyatların 2027’ye kadar yüksek kalmasını ve varil başına 90–100 dolar civarında yeni bir taban oluşmasını bekliyoruz. Özellikle Çin ve Japonya’da stratejik rezervlerin (devletin acil durum için tuttuğu petrol/doğal gaz stokları) azalması, ülkeler stoklarını hızla yenilerken kalıcı talep yaratacak. 85 dolar civarında kullanım fiyatlı, uzun vadeli satım opsiyonu (put: belirli vadeye kadar belirli fiyattan satma hakkı) satmak; bu yüksek fiyat tabanına dayanarak prim geliri (opsiyon satıcısının aldığı bedel) toplamak için bir yöntem olabilir.
Etki LNG’ye de uzanıyor. Katar çıkışlı LNG kargolarının gelmemesi, Avrupa doğal gaz fiyatlarını megavat-saat başına 160 euronun üzerine taşıdı. Bu, ham petrolde gördüğümüz türden arz kaynaklı bir yükselişi tetikliyor. Bu nedenle doğal gaz vadeli işlem sözleşmelerinde (futures: ileri tarihte alım-satımı bugünden fiyatlayan sözleşme) veya doğal gaz opsiyonlarında yükseliş yönlü pozisyonlar ilgili bir işlem fırsatı sunabilir.