TD Securities analistleri, Başbakan Keir Starmer’ın büyük olasılıkla eylül sonuna kadar görevden ayrılacağını, İşçi Partisi’nde (Labour) liderlik yarışının da haziran sonu başlamasının beklendiğini söylüyor. Yarışla anılan isimler arasında Andy Burnham, Wes Streeting, Angela Rayner ve Ed Miliband yer alıyor.
Analistler, Labour’un zamanla daha “sola” (devletin ekonomide daha fazla rol aldığı, sosyal harcamaların arttığı) bir çizgiye kaymasını bekliyor. Buna göre kamu harcamaları ve vergiler artabilir; ancak yine de partinin “mali kurallarının” (bütçe açığı ve borçlanmayı sınırlamayı amaçlayan borç/gelir ve açık hedefleri) bir türü korunabilir.
Ayrıca savunma harcamaları bu kuralların dışında tutulursa borçlanmanın (devletin piyasadan daha fazla borç almasının) artabileceğini belirtiyorlar. Starmer ayrıldığında Maliye Bakanı Rachel Reeves’in de değişmesini bekliyorlar.
Labour’un mevcut çoğunluğunun 165 sandalye olduğunu, bunun da partiyi Parlamento’da güçlü kıldığını not ediyorlar. Bu nedenle erken genel seçimin daha düşük ihtimal olduğunu söylüyorlar.
En erken 2028’den önce seçim beklemiyorlar. 2026 veya 2027’de seçim olasılığını zayıf görüyorlar; 2028’in ise anket koşullarına bağlı olacağını ifade ediyorlar.
Tahvil piyasası, yeni hükümetin maliye politikasına ilişkin söylemine ilk tepki veren alan oldu. Liderlik değişiminin ardından, İngiltere 10 yıllık “gilt” (İngiliz devlet tahvili) faizleri yaklaşık %3,9’dan %4,4’ün üzerine çıktı. Piyasa, daha yüksek harcama ve borçlanma riskini fiyatlıyor. Bu artışı, önceki maliye bakanının daha sıkı mali kurallarından uzaklaşma beklentisinin doğrudan sonucu olarak görüyoruz.
Siyasi kayma, sterlin üzerinde de baskı yarattı. GBP/USD kuru, 2025 ortasında 1,29’un üzerindeyken 1,23 civarına geriledi; uluslararası yatırımcılar İngiltere için daha yüksek bir “risk primi” (yatırımcının ülke riskine karşı talep ettiği ek getiri) fiyatlıyor. Vergi artışı olasılığı ve daha müdahaleci bir hükümet, para birimi için olumsuz unsur olmaya devam ediyor.
Türev piyasasında işlem yapanlar için ana mesaj, “örtük oynaklık”taki (opsiyon fiyatlarından türetilen, piyasanın beklediği fiyat dalgalanması) kalıcı yükseliş. Sterlin “opsiyon”larında (belirli bir tarihte belirli fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşme) oynaklık geçen sonbahardan bu yana yaklaşık %25 arttı. FTSE 100 oynaklığı da yüksek; bu durum, gelecekte şirket vergisi ve sermaye kazancı vergisi politikalarına dair belirsizliği yansıtıyor. Bu tablo, “hedging” (riskten korunma) ve fiyat dalgalanmalarından yararlanan pozisyonların gündemde kalacağını gösteriyor.