Tayland ekonomisi, iç talebin zayıf kalmaya devam etmesine karşın ihracat ve teknoloji bağlantılı yatırımlardan gelen ivmeyle 2Ç26’ya daha önce endişe edilenden daha sağlam bir zeminde giriyor. Tayland Merkez Bankası’nın (BoT) Para Politikası Kurulu haziranda politika faizini oybirliğiyle %1,00 seviyesinde sabit tuttu ve 2026 GSYH büyüme tahminini %2,3’e, 2027 öngörüsünü ise %1,8’e revize etti. Politika faizi patikasının 2026–27 boyunca %1,00’da değişmeden kalması bekleniyor; bu, dengesiz büyüme ile arz yönlü baskıların yön verdiği enflasyon değerlendirmesini yansıtıyor.
Nisan–mayıs dönemine ait son veriler resesyon riskini azaltırken 2026 büyümesinin önceki baz senaryonun üzerine çıkma olasılığını artırdı; ancak genişleme hâlâ yaygın hanehalkı gücünden ziyade dış talep, teknolojiyle bağlantılı yatırım ve politika desteğine dayanıyor. Enflasyon arz kaynaklı olarak tanımlanıyor; petrol, navlun, taşımacılık ve girdi maliyetlerindeki artışlar hem reel satın alma gücünü ve kâr marjlarını sıkıştırıyor hem de manşet enflasyonu yukarı itiyor. Çekirdek enflasyonun ise sınırlı kaldığı belirtiliyor. Beklenen patika; 2026’da daha güçlü büyüme, öne çekilmiş talep ve teşviklerin etkisinin azalmasıyla 2027’de daha temkinli bir görünüm ve yeniden gevşeme yerine daha uzun süre faizlerin sabit kaldığı bir dönem.
Faizler, Enflasyon ve Kur Görünümü
Mevcut görünüm çerçevesinde Tayland Merkez Bankası’nın 2026’nın geri kalanında politika faizini %1,00 seviyesinde tutacağını öngörüyoruz; bu da kısa vadeli faizlerde düşük oynaklığa işaret ediyor. Bu istikrar, önümüzdeki birkaç hafta için Tayland faiz swaplarında oynaklık satışı (volatility selling) gibi stratejileri cazip kılıyor. Mevcut gecelik endeks swapları yıl sonuna kadar sadece sınırlı bir faiz artışı olasılığını fiyatlıyor; bu da uzun süreli “bekle-gör” duruşu görüşümüzle uyumlu.
Enflasyon verileri de bu istikrarlı politikayı destekliyor; zira fiyat baskıları canlı bir iç ekonomiden değil arz tarafındaki sorunlardan kaynaklanıyor. Örneğin, Haziran 2026’ya ilişkin son veriler taşımacılık maliyetlerindeki artış nedeniyle manşet enflasyonun %2,1’e çıktığını gösterirken, çekirdek enflasyon yalnızca %0,8 ile zayıf seyrini korudu. Bu durum, merkez bankasına manşetteki sıçramayı “görmezden gelerek” dengesiz toparlanmayı desteklemek adına faizleri destekleyici seviyelerde tutma alanı sağlıyor.
Tayland bahtı tarafında ise çelişkili sinyaller, para biriminin ABD doları karşısında büyük olasılıkla dar bir bantta işlem göreceğine işaret ediyor. Elektronik talebinin etkisiyle mayısta %6,8 büyüyen beklentilerin üzerindeki ihracat, bahta destek veriyor. Ancak ABD ile düşük faiz farkı, kayda değer bir değerlenmeyi sınırlayacak; bu nedenle düşük oynaklıktan faydalanan kısa vadeli opsiyon stratejileri makul bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Hisse Senedi Türevleri ve Büyüme Görünümü
Hisse senedi türevlerinde güçlü dış sektör ile zayıf iç sektör arasındaki ayrışma belirgin fırsatlar yaratıyor. İhracat odaklı hisselerde görece üstün performanstan (outperformance) faydalanan pozisyonları tercih ederken, perakende ve bankacılık gibi iç pazara dönük sektörlerde daha temkinli duruşu uygun görüyoruz. Genel SET50 endeksi net bir yön bulmakta zorlanabileceğinden, endeks oynaklığı satışı kârlı bir strateji olabilir.
2027 görünümüne ilişkin temkinli ton, ihracat ve yatırımdan gelen mevcut gücün geçici olabileceğine işaret ediyor. Bu da türev pozisyonlarının yeni, kendi kendini besleyen bir döngüden ziyade daha yavaş büyümeye dönüş senaryosuna göre kurgulanması gerektiği görüşümüzü güçlendiriyor. Tarihsel olarak Tayland’da teşvik adımları etkisini yitirdiğinde, büyüme iki ila üç çeyrek içinde daha düşük trendine geri dönme eğilimi göstermiştir.
Hemen işlem yapmaya başlayın — gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın.