ING, tahvil piyasasındaki satışların ve uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin euronun ABD doları karşısında zayıflamasına neden olduğunu belirtiyor. Kurum, yüksek enerji fiyatlarının Euro Bölgesi büyümesini yavaşlattığını ve bunun da euro üzerinde baskı kurduğunu ekliyor.
Notta, Çin’in nisan ayı faaliyet verilerinin “genel olarak kötü” olduğu ifade edilerek küresel büyümeye dair endişelerin arttığı vurgulanıyor. Ayrıca yükselen enerji maliyetleri ve uzun vadeli faizlerin artışı, Euro Bölgesi ekonomisi için olumsuz bir unsur olarak görülüyor.
ING’ye göre Avrupa Merkez Bankası (ECB), uzun vadeli tahvil faizlerinde kontrolü kaybetmemek için sıkı para politikası mesajlarını (faiz artırımı eğilimi) koruyabilir. Para piyasalarının (faiz beklentilerinin alınıp satıldığı piyasa) bu yıl ECB’den toplam 75 baz puan (bp; 0,75 yüzde puan) faiz artırımı fiyatladığı da kaydediliyor.
Güncellemede, mayıs ayı öncü PMI anketlerine (satın alma yöneticileri endeksi; şirketlerin yeni sipariş, üretim ve istihdam gibi verilerinden türetilen hızlı ekonomik gösterge) işaret ediliyor ve bileşik PMI’ın (sanayi ve hizmetlerin toplamı) daralma bölgesine (50’nin altı) daha fazla kaymasının beklendiği belirtiliyor. Ayrıca Frankfurt’ta Başekonomist Philip Lane’in de yer aldığı oturum dahil çeşitli ECB yetkililerinin konuşmaları izleniyor.
ING, tahvil satışlarının sürmesi halinde EUR/USD’nin 1,1570’e doğru gerileyebileceğini belirtiyor. Mevcut tabloda EUR/USD’de yeni uzun (long; yükseliş yönlü) pozisyon açmak için güçlü bir gerekçe olmadığını ifade ediyor.
Euronun büyümeye hassasiyeti dikkate alındığında mevcut koşullar giderek zorlaşıyor. Uzun vadeli tahvil faizleri yükselirken Almanya 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,8 civarında seyrediyor; bu durum ekonomi için olumsuz bir rüzgâr yaratıyor. Aynı dönemde Brent petrol vadeli işlemleri (futures; ileri tarihli alım-satım sözleşmesi) varil başına kalıcı biçimde 95 doların üzerinde işlem görüyor; yüksek enerji fiyatları da büyüme görünümünü zayıflatıyor.
ECB zorlu bir denklemle karşı karşıya. Mayıs ayı öncü PMI verilerinde bileşik endeks 49,8 ile yeniden daralma bölgesine inse de çekirdek enflasyonun (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç) yüzde 2,9 seviyesinde kalması ECB’yi daha sıkı bir duruş sergilemeye itiyor. Amaç, tahvil piyasasında düzensiz bir satış dalgasını önlemek; bu da ekonomi yavaşlarken faiz artırma riskini beraberinde getiriyor.
Bu tablo, EUR/USD’de aşağı yönün daha olası olduğuna işaret ediyor. Tahvil piyasasında yeni bir satış dalgası, önümüzdeki haftalarda pariteyi 1,0700 destek seviyesine (fiyatın tutunma eğiliminde olduğu seviye) taşıyabilir. ING, euroda yeni yükseliş yönlü pozisyonlar için temel gerekçenin henüz oluşmadığı görüşünde.
Türev piyasa (opsiyon ve vadeli işlemler gibi fiyatı başka bir varlığa bağlı ürünler) yatırımcıları için, “stagflasyon” ortamında (düşük büyüme + yüksek enflasyon) belirsizliğin arttığına dikkat çekiliyor. EUR/USD opsiyonlarında ima edilen oynaklığın (implied volatility; opsiyon fiyatlarının işaret ettiği beklenen dalgalanma) düşük kalması, straddle (aynı vadede aynı kullanım fiyatından hem alım (call) hem satım (put) opsiyonu alma; yön fark etmeksizin büyük harekete oynama) stratejisini cazip hale getirebilir. Zayıf büyüme ile sıkı merkez bankası mesajlarının çatışması, sert bir fiyat kırılması riskini artırıyor.