ABD’nin Şubat ayındaki net uzun vadeli TIC (Hazine’nin izlediği uluslararası sermaye hareketleri) girişleri toplam 58,6 milyar dolar oldu. Bu rakam, 36,6 milyar dolarlık beklentinin üzerinde gerçekleşti.
Veriler, ABD’nin takip ettiği uzun vadeli sınır ötesi sermaye akımlarını gösteriyor. Açıklanan rakam, beklentiye göre 22,0 milyar dolar daha yüksek.
ABD Varlıklarına Yabancı Talep
Şubat verileri, yabancı yatırımcıların ABD varlıklarına güveninin güçlü olduğuna işaret ediyor. Bu güçlü giriş, ABD Dolar Endeksi’nin (DXY: doların başlıca para birimleri karşısındaki performansını gösteren endeks) neden dirençli kaldığını açıklıyor; endeks son dönemde 105 seviyesinin üzerine çıktı. Bu nedenle, önümüzdeki haftalarda euro ve yen gibi para birimlerine karşı doların güçlü kalmasına yönelik pozisyonlar değerlendirilebilir.
Uzun vadeli borçlanma araçlarına (uzun vadeli tahvil gibi) bu talebin, şimdilik ABD Hazine tahvili faizlerinde (tahvil getirisi: tahvilin faiz oranı gibi düşünülen piyasa getirisi) yukarı yönü sınırlaması beklenir. Mart TÜFE (CPI: tüketici fiyat endeksi/enflasyon göstergesi) verisinin enflasyonun %2,8’e gerilediğini göstermesiyle, faizlerin düşeceği yönündeki beklentiler güçlendi. Tahvil fiyatlarının yatay veya yükseldiği senaryoda kazandıran türev işlemler (türev: değeri başka bir varlığa bağlı sözleşmeler) dikkat çekiyor; örneğin uzun vadeli tahvil ETF’leri (borsada işlem gören fon) üzerindeki alım opsiyonları (call option: belirli fiyattan alma hakkı) öne çıkabilir.
Hisse senetleri tarafında bu sermaye girişleri, piyasada güçlü bir destek görevi görerek sert düşüşleri yumuşatabilir. S&P 500 üzerinde “out-of-the-money” satım opsiyonu satışı (OTM put: mevcut fiyattan daha aşağı bir seviyeden satma hakkı veren opsiyon; satmak prim geliri toplamak demektir) prim (opsiyon primi: opsiyon sözleşmesi için alınan ücret) elde etmek açısından uygulanabilir bir strateji olarak görülüyor. Bu durum, 2025’in dördüncü çeyreğindeki fiyat hareketlerini hatırlatıyor; benzer girişler satış baskısını karşılamış ve endeksin dengelenmesine yardımcı olmuştu.
Yurt dışından gelen bu düzenli alım talebinin, kısa vadede piyasa oynaklığını (volatilite: fiyatların dalgalanma düzeyi) da aşağı çekmesi muhtemel. VIX (S&P 500 için “korku endeksi”, beklenen oynaklığı gösterir) 14 civarına gerilerken, düşük volatiliteye oynayan işlemlerde (short-vol: oynaklığın düşmesine/yüksek kalmamasına pozisyon alma) fırsatlar görülebilir. Böyle bir ortam, piyasanın yatay veya kademeli yükseldiği senaryolardan faydalanan stratejileri destekler.