Güney Kore’nin cari işlemler dengesi Şubat ayında 23,19 milyar dolara yükseldi. Önceki dönemde 13,26 milyar dolardı.
Güney Kore’nin cari işlemler fazlasındaki (ülkenin dış dünyadan net döviz girişi) sert artış, Güney Kore wonu (KRW) için güçlü bir yükseliş işaretidir. Yüksek döviz girişi, wonun ABD doları karşısında değer kazanması (USD/KRW kurunun düşmesi) yönünde baskı oluşturur. Bu nedenle önümüzdeki haftalarda daha düşük USD/KRW beklentisiyle, won alım opsiyonu (call: belirli fiyattan alma hakkı) almak veya USD alım opsiyonu satmak değerlendirilebilir.
Ticaret Fazlası Hisselerde Yükselişi Destekliyor
Bu fazla tek seferlik değil. Mart ayına ait öncü ticaret verileri, yarı iletken (çip) ihracatının yıllık bazda %40’ın üzerinde arttığını ve bunun üst üste sekizinci büyüme ayı olduğunu gösterdi. Güçlü ihracat, KOSPI endeksinde yer alan büyük şirketlerin kârlılığını doğrudan destekler. Bu da geniş piyasa yükselişinden yararlanmak için KOSPI 200 endeks vadeli kontratlarını (futures: ileri tarihte belirli fiyattan alım-satım sözleşmesi) almayı cazip kılar.
Bu kadar güçlü bir dış denge, Kore Merkez Bankası’na (BOK) enflasyonla mücadele için faizleri daha sıkı tutma alanı sağlar. Enflasyon hâlâ %2 hedefinin biraz üzerinde seyrediyor. 2025’in sonlarında BOK’un “şahin” duruşu (faiz artırımı ya da sıkı para politikası eğilimi) küresel belirsizlik döneminde para birimini istikrara kavuşturmuştu. Bu nedenle wonu zayıflatabilecek ani bir “güvercin” dönüş (faiz indirimi eğilimi) riski şimdilik düşük görünüyor.
Hisse türevleri açısından, iShares MSCI South Korea ETF’inde (EWY) ima edilen oynaklık (implied volatility: opsiyon fiyatlarına yansıyan beklenen dalgalanma) kademeli olarak geriliyor. Bu durum, Kore piyasasındaki güçlenmeye maruz kalmak için ETF üzerinde alım opsiyonu almayı maliyet açısından daha elverişli hale getirir. Bu yaklaşımın risk-getiri dengesi, 2025 ortasında küresel tedarik zinciri endişeleri nedeniyle oynaklığın yüksek kaldığı geçen yıla göre daha iyi görünüyor.