Government Policy Response So Far
Rapora göre ABD/İsrail-İran savaşı başladıktan sonra hükümetler, gıda TÜFE enflasyonunu doğrudan sınırlamaya yönelik yeni piyasa adımları atmadı. Gerekçe olarak, gübre üretiminde petrolden daha belirleyici olan doğal gaz fiyatlarının petrol sıçramalarına kıyasla çoğu zaman daha kısa süreli yükseldiği ve hükümetlerin tarıma yönelik zaten büyük, uzun vadeli taahhütleri bulunduğu gösteriliyor. Rapor, küresel gıda enflasyonu ile manşet TÜFE enflasyonunun (genel enflasyon) genellikle birlikte hareket ettiğini söylüyor. IMF’nin (Uluslararası Para Fonu) bir tahminine göre petrol fiyatlarının bir yılda %10 artması, küresel enflasyona yaklaşık 40 baz puan (bps; yüzde puanın yüzde biri, yani 0,40 yüzde puan) ekleyebilir. Ayrıca tüketici psikolojisindeki farklılıkların, insanların sık satın alınan ürünlere daha çok odaklanması nedeniyle ülkeler arasında gıda TÜFE enflasyonunda büyük ayrışma yaratabileceği belirtiliyor. Son dönemde petrol fiyatlarındaki güçlü seyir nedeniyle küresel gıda enflasyonuna yansıma bekleniyor. Brent petrol (uluslararası referans ham petrol türü) mart başına kadar varil başına 95 doların üzerinde kalmakta ısrarcı oldu. Bunun ana nedeni, 2025 boyunca artan Hürmüz Boğazı kaynaklı jeopolitik gerilimlerin sürmesi. Bu kalıcı yüksek fiyat ortamı, kısa vadeli görünümün temel sinyali olarak görülüyor.Fertilizer Pass Through And Market Positioning
Gıda maliyetlerine geçiş (maliyet artışının satış fiyatlarına yansıması) beklenildiği gibi gübre kanalıyla hızlı ilerliyor. Kuzey Amerika gübre fiyat endeksleri aralıktan bu yana %15’ten fazla yükseldi; bu, tarımsal üreticilerin girdi maliyetleri için doğrudan yukarı yönlü risk. Bu durum, önümüzdeki çeyrekte başlıca tarımsal vadeli işlem (futures; ileri tarihli standart alım-satım sözleşmesi) fiyatları için erken bir gösterge olarak görülüyor. Bu tablo, geçen yıl büyük ekonomilerden gelen korumacı adımlarla daha da ağırlaştı. Çin’in ihracat kısıtlamaları ve AB’nin karbon tarifeleri (yüksek emisyonlu ithalata ek vergi), son enerji fiyat şoku başlamadan önce küresel gübre piyasasını zaten sıkılaştırmıştı. Bu önceden var olan baskılar, petrol maliyetlerindeki artış gibi her yeni şokun satın alınabilirlik ve nihayetinde gıda fiyatları üzerindeki etkisini büyütüyor. FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü) Gıda Fiyat Endeksi de bu görüşü destekliyor: Şubat ayı son verisinde %2,5 artış görüldü. Bu, tahıllar ve bitkisel yağlar öncülüğünde üst üste üçüncü aylık yükseliş. Böylece enflasyonist eğilimin sadece varsayım olmadığı, küresel verilere yansıdığı görülüyor. Şubat ve mart aylarına ait yaklaşan ülke TÜFE açıklamalarında gıdanın, inatçı manşet enflasyonun önemli bir sürükleyicisi olması bekleniyor. Tarihsel olarak petrol fiyatlarında kalıcı %10 artış, küresel enflasyona yaklaşık %0,4 ekleyebiliyor; 2025 sonundan bu yana bunun üzerinde bir artış görüldü. Bu nedenle beklentiden yüksek enflasyon verilerinden fayda sağlayabilecek işlemler gündemde: enflasyon swap’ları (enflasyona endeksli takas sözleşmeleri; sabit oran ile enflasyona bağlı ödeme/gelir değişimi) veya faiz vadeli işlemlerinde kısa pozisyon (faiz kontratlarının düşüşüne oynayan işlem; faizlerin yükselmesiyle genelde kazanç sağlar). Merkez bankaları, piyasanın şu an fiyatladığından daha şahin (enflasyonla mücadelede daha sıkı para politikası yanlısı) kalmak zorunda kalabilir. Tüketici davranışı bu etkileri büyütebilir; çünkü alışveriş yapanlar temel gıda ürünlerinin fiyatına çok duyarlı. Hane bütçelerindeki baskı, zorunlu olmayan harcamaları (discretionary; ertelenebilir tüketim) azaltabilir. Bu nedenle tüketici odaklı ETF’lerde (borsada işlem gören fon) koruma amaçlı satım opsiyonları (protective put; düşüşe karşı sigorta gibi çalışan satış hakkı) ve oynaklık endekslerinde (volatilite; fiyat dalgalanması ölçüsü) pozisyonlarla piyasa belirsizliğine karşı korunma (hedge; riski dengeleme) arayışı öne çıkıyor.
Hemen işlem yapmaya başlayın – Gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın