Deutsche Bank stratejistleri, S&P 500’ün art arda sekizinci haftalık yükselişini kaydettiğini; petrol fiyatlarındaki düşüşün “stagflasyon” (ekonomik büyümenin zayıfken enflasyonun yüksek kalması) kaynaklı şok endişelerini azalttığını ve Atlantik’in iki yakasında tahvil ve hisse senetlerine destek verdiğini söyledi. Uzun hafta sonunun ardından S&P 500 vadeli işlemleri %0,62, Nasdaq vadeli işlemleri %0,85 yükseldi; ancak gece gerçekleşen saldırılar öncesi görülen seviyelerin birkaç puan altında kaldı.
S&P 500 haftayı %0,88 artıda kapatarak 2023’ten bu yana ilk kez sekiz hafta üst üste yükselmiş oldu. Bu yükseliş, büyük teknoloji hisselerindeki zayıflığa rağmen geldi; “Muhteşem 7” (piyasa değeri çok yüksek yedi büyük ABD teknoloji hissesi grubu) geçen hafta %0,76 gerileyerek yedi haftalık yükseliş serisini sonlandırdı.
Market Momentum Widening Beyond Technology
S&P 500’ün sekizinci hafta üst üste yükselmesi, piyasadaki yükseliş ivmesi (fiyatların yukarı yönlü hereketinin sürmesi) açısından olumlu bir işaret. Bu ralli (hızlı ve güçlü yükseliş), WTI ham petrol fiyatındaki düşüşten güçlü destek alıyor. WTI (ABD referans ham petrol türü) son bir ayda %10’dan fazla gerileyerek varil başına 74 dolar civarında işlem görüyor. Bu düşüş, enflasyon baskısı endişelerini azaltarak ekonomik büyümenin sürmesi beklentisini destekliyor.
Piyasa yükselirken, önceki dönemde yükselişi taşıyan büyük teknoloji hisselerinde güç kaybı görülüyor. Muhteşem 7, yedi haftalık kazançların ardından ilk kez haftalık düşüş yazdı; bu da “sektör rotasyonu”na (yatırımcıların bir sektörden çıkıp başka sektörlere yönelmesi) işaret ediyor. Bunu piyasanın sağlıklı şekilde genişlemesi olarak görüyoruz; çünkü artık diğer sektörler de yükselişe katılıyor.
Volatility, Options Strategies, and Sector Rotation
VIX oynaklık endeksi (piyasanın beklenen dalgalanmasını gösteren “korku endeksi”) 12 civarında, çok yıllık düşük seviyelere yakın seyrederken opsiyon primleri (opsiyonun maliyeti) görece ucuz. Bu durum, teknoloji sektöründeki belirgin zayıflığa karşı korunma (hedge: zararı sınırlamak için koruyucu işlem) almak için uygun bir alan oluşturuyor. Nasdaq 100’de veya belirli büyük teknoloji hisselerinde “put” opsiyonu (belirli bir fiyattan satma hakkı; düşüşe karşı sigorta) almanın, bu segmentte olası ek düşüşlere karşı temkinli bir yöntem olduğunu düşünüyoruz.
Aynı anda, geniş piyasanın gücüne maruz kalmak (piyasadaki genel yükselişten faydalanmak) da korunmalı. Nasdaq put’larını S&P 500 “call” opsiyonlarıyla (belirli bir fiyattan alma hakkı; yükseliş beklentisi) birlikte kullanmak, bu ayrışmayı değerlendirmeye yarar. Bu strateji, geniş piyasa kademeli yükselmeyi sürdürürken teknoloji sektörünün düzeltme (kısa vadeli geri çekilme) yaşaması halinde kazanç sağlayabilir.
Bu görüş, son TÜFE (CPI: tüketici fiyat endeksi, enflasyon göstergesi) verisiyle de destekleniyor. Veride enflasyonun %3,1’e gerilediği görülürken, bu durum faizlere duyarlı sektörleri (faiz değişimlerinden hızlı etkilenen) destekledi; sanayi ve finansallar öne çıktı. Bu nedenle XLI ve XLF gibi sektör ETF’lerinde (borsada işlem gören fon; bir sektörün hisselerini sepet halinde takip eder) call opsiyonları değerlendirilebilir. Tarihsel olarak teknoloji ile geniş piyasa arasındaki bu tür ayrışmalar, birkaç ay sürebilen liderlik değişimine işaret edebilir.
Sekiz haftalık yükselişin ardından piyasa teknik olarak “aşırı alım” (fiyatların hızlı yükseliş sonrası kısa vadede geri çekilmeye açık olması) bölgesinde ve kısa vadeli bir geri çekilme görülebilir. Bu nedenle S&P 500’de doğrudan call almak yerine, “call spread” (aynı vadede bir call alıp daha yüksek fiyattan başka bir call satmak; getiriyi sınırlarken maliyeti ve riski düşüren) gibi riski sınırlı opsiyon stratejileri daha uygun olabilir. Bu yaklaşım, yükselişten pay alırken piyasanın kısa süreli geri çekilmesi halinde olası zararı sınırlar.