Societe Generale, önümüzdeki hafta Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faizleri değiştirmeymesini bekliyor. Yeni veri akışı sınırlı ve Orta Doğu’daki durum hâlâ belirsiz. Odağın Euro Bölgesi büyümesine ve orta vadeli çekirdek enflasyona (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) kayması bekleniyor.
Banka artık Haziran’da ve Eylül’de olmak üzere iki adet 25 baz puanlık (bp; yüzde puanın 100’de 1’i) faiz artışı öngörüyor. 2027’de çekirdek enflasyonu %2,6 olarak tahmin ediyor.
Policy Outlook And Neutral Rate
Banka, büyüme tarafındaki aşağı yönlü riskler ve süren enflasyon riskleri nedeniyle para politikasının ECB’nin nötr faiz aralığının (ekonomiyi ne hızlandıran ne yavaşlatan “denge” faiz seviyesi) üst bandına yakın kalmasını bekliyor. Bu görüşünü özel sektör bilançolarına (şirketlerin/hanehalkının varlık-borç yapısı), planlanan yapay zekâ (AI) ve enerji yatırımlarına ve Almanya’daki mali canlandırmaya (kamu harcaması/vergi adımlarıyla ekonomiyi destekleme) bağlıyor.
Çekirdek enflasyonun olumsuz senaryoya yakın olduğu, 2027’nin 1. çeyreğinde (1Q27) yaklaşık %2,8 ile zirve yapabileceği belirtiliyor. Banka, doğrusal olmayan etkiler (etkinin düz bir çizgide artmaması) ve ikinci tur etkiler (ücret artışlarının maliyetleri artırıp enflasyonu yeniden beslemesi) konusundaki belirsizliği vurgulayarak iki artışın ötesinde ek artış eklemiyor.
Demografik eğilimler nedeniyle işgücü piyasalarının sıkı (işçi bulmanın zor, ücret baskısının yüksek olduğu) kalacağı ve bunun ücretler üzerinde baskı yaratacağı öngörülüyor. Ayrıca Almanya’da işverence ödenen vergisiz prim gibi adımların ücret artışını kısa vadede hızlandırabileceğine işaret ediliyor.
Market Implications And Trading Focus
ECB’nin, Orta Doğu’daki belirsizlik ve yeni veri eksikliği nedeniyle önümüzdeki haftaki toplantısında faizleri sabit tutması olası. Bu durum, kısa vadeli faiz opsiyonlarında (faiz oranına bağlı türev ürünlerde) örtük oynaklığın (piyasanın fiyatlardan çıkardığı beklenen dalgalanma) gerileyebileceğini düşündürüyor; bu da yakın vadeli primin (opsiyon fiyatının) satılması için bir fırsat yaratabilir. Odak, bunun yerine büyüme görünümüne ve kalıcı çekirdek enflasyona kayacak.
ECB’nin Mart 2025’teki hızlı tepkisinden ders aldığı ve sonraki adımları önceden işaret edeceği; ilk adımın Haziran’da 25 baz puanlık bir artış olması bekleniyor. ECB’nin kendi “müzakere edilen ücret” göstergesi, 2025’in son çeyreğinde %4,5 artışa işaret ederek daha sıkılaşma (faiz artışıyla talebi soğutma) ihtimalini destekliyor. Bu nedenle türev piyasaların (vadeli işlemler, opsiyonlar ve swaplar gibi araçların işlem gördüğü piyasa) Haziran ve Eylül toplantıları için faiz artışı olasılığını daha yüksek fiyatlaması beklenebilir; bu da üçüncü çeyrek için forward rate agreement’ları (FRA; belirli bir gelecekteki dönem için bugünden faiz oranını sabitleyen sözleşme) daha cazip hâle getirebilir.
Hanehalkı finansmanının güçlü olması ve yapay zekâ ile enerji yatırımları çekirdek enflasyonda yukarı yönlü riskleri artırıyor. Eurostat’ın Mart 2026’ya ilişkin “hızlı tahmini” (flash estimate; erken açıklanan öncü veri) çekirdek enflasyonu %2,9 ile yüksek ve kalıcı bir seviyede gösterdi; bu oran ECB’nin hedefinin üzerinde. Bu ortam, enflasyona endeksli swapları (swap; iki tarafın nakit akışlarını değiştirdiği sözleşme; burada enflasyon gerçekleşmesine bağlı ödeme yapısı) enflasyonun uzun süre yüksek kalmasına karşı korunmak veya bu senaryoya pozisyon almak isteyenler için öne çıkarıyor.
Çekirdek enflasyon 2027 başında %2,8’e yakın bir zirve görebilse de ECB, büyümeye yönelik aşağı yönlü riskler nedeniyle temkinli kalacak. 2025’teki politika tartışmalarına bakıldığında, banka 2021-22 dönemindeki hataları tekrarlamamak için ön alıcı davranmak istiyor. Bu denge, faiz artışlarının geleceğini ancak kırılgan ekonomiyi sarsmamak için adımların önceden net biçimde yönlendirileceğini (piyasaya “mesaj verileceğini”) gösteriyor.
Sıkı işgücü piyasası, ECB’nin duruşunu uzun süre kısıtlayıcı bölgede (finansal koşulları sıkı tutan, talebi baskılayan seviye) tutmasına yol açabilir. Euro Bölgesi imalat PMI’ı (satın alma yöneticileri endeksi; 50’nin altı daralmaya işaret eder) Nisan 2026’da 46,5 ile daralma bölgesinde kalsa da demografik eğilimler yapısal ücret baskısı yaratıyor. Piyasa, uzun vadede daha yüksek bir nötr faiz oranını fiyatladıkça daha yatay bir getiri eğrisi (kısa ve uzun vadeli tahvil faizleri arasındaki farkın azalması) görülebilir.