GBP/JPY, sekizinci gün de yükselişini sürdürdü ve çarşamba günü erken Avrupa işlemlerinde 215,00 seviyesinin ortalarında işlem gördü. Temmuz 2008’de görülen “swing high”a (önemli ara zirve) yakın seyrini korudu.
Hürmüz Boğazı’ndaki istikrarsızlık endişeleri, ABD-İran arasında yeni görüşmeler beklense de devam etti. Japonya’nın Orta Doğu petrol ithalatına bağımlılığı, yeni “risk”lere (belirsizlik kaynaklı fiyat oynaklığı) karşı yeni’yi hassas bırakıyor. Bu riskler, ABD’nin İran limanlarını ablukaya alması ve boğazdan geçen petrol akışının kısıtlanması olasılığını da içeriyor.
Sterlin tarafına destek, İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) daha “şahin” (faiz artırmaya daha yatkın) bir duruş benimseyeceği beklentilerinden geldi. Piyasalar bu yıl en az bir, hatta iki “faiz artışı”nı (politika faizinin yükseltilmesi) yüksek olasılıkla fiyatlıyordu; enerji fiyatlarındaki yükseliş de “enflasyon beklentileri”ni (gelecekte beklenen fiyat artışları) yukarı çekti.
GBP/JPY’de ek yükselişi sınırlayan unsurlar arasında, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) nisan toplantısında faiz artırma olasılığının yükselmesi ve “müdahale” endişeleri yer aldı. Günlük Göreli Güç Endeksi (RSI) “aşırı alım” bölgesine (fiyatın hızlı yükseldiği ve düzeltme ihtimalinin arttığı seviye) yaklaşıyordu; bu da yatay seyir veya geri çekilme ihtimaline işaret etti.
Piyasaların odağı, çarşamba günü ilerleyen saatlerde BoE Başkanı Andrew Bailey’nin konuşmasına, perşembe günü açıklanacak Birleşik Krallık verileri öncesinde çevrildi.
2025’teki analize dönüp bakıldığında, paritenin 220,00 üzerindeki ralli zemininin o dönemde oluştuğu görülüyor. Hürmüz Boğazı’na ilişkin endişeler, o yılın ikinci yarısında yeni üzerinde baskı yaratmıştı. Jeopolitik riskler sonra azaldı ancak bunun ekonomik etkisi Japonya’nın son verilerinde görülüyor.
Bugün bu sürecin sonuçları daha net: Japonya’nın 2026 1. çeyrek GSYH (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla; ekonominin toplam üretimi) verisi %0,4 daralmaya işaret etti. Hükümet, kalıcı yüksek enerji ithalat maliyetlerini temel nedenlerden biri olarak gösterdi. Brent petrol 2025 zirvelerinden gerilese de 95 doların üzerinde kalıyor ve Japonya’nın dış ticaret dengesini olumsuz etkiliyor. Bu durum, aktif bir jeopolitik kriz olmasa bile yeni için temel bir zayıflık yaratmayı sürdürüyor.
Paritenin diğer tarafında BoE, 2025’teki şahin beklentileri büyük ölçüde gerçekleştirdi ve o yıl iki kez faiz artırarak politika faizini %6,0’a taşıdı. Ancak Birleşik Krallık’ta Mart 2026 TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi; enflasyonun ana ölçütü) %3,8 ile yüksek kaldı; bu oran %2 hedefin belirgin biçimde üzerinde. Bu da BoE’yi zor bir noktada bırakıyor: Ek faiz artışları yavaşlayan ekonomiyi daha fazla zorlayabileceği için Sterlin’in yükselişini sınırlayabilir.
2025’te öngörüldüğü gibi BoJ sonunda faiz artırdı ve geçen yılın sonlarında “negatif faiz” politikasından (bankaların merkez bankasında tuttuğu paraya faiz ödemesi) resmen çıktı; mevcut politika faizi %0,25 seviyesinde. 2025’in 4. çeyreğinde iki büyük “piyasa müdahalesi” de görüldü; bu adımlar GBP/JPY’de sert ama geçici düşüşlere yol açtı. Müdahale riski, özellikle 220,00 üzeri seviyelerde Maliye Bakanlığı’nın devreye girebildiğini göstermesi nedeniyle, pozisyon taşıyanlar için önemli olmaya devam ediyor.