ECB Yönetim Kurulu üyesi Isabel Schnabel, petrol fiyatlarındaki son düşüşe rağmen Euro Bölgesi’nin savaş öncesi görünüme geri dönmediğini söyledi. Schnabel, Pazartesi günü Roma’daki bir etkinlikte yaptığı konuşmada, ortamın hâlâ savaş kaynaklı enflasyon şokunun etkisi altında olduğunu belirtti.
Schnabel, ECB’de politika yapıcıların mevcut enflasyon şokunu “görmezden gelerek” geçemeyeceğini, bunun halihazırda dolaylı etkiler ürettiğini savundu. Ayrıca bu şokun ikinci tur enflasyon baskılarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
ECB Enflasyon Endişeleri ve Piyasa Tepkileri
Petrol fiyatlarındaki son düşüşün piyasada sahte bir güven duygusu oluşturduğunu düşünüyoruz. Avrupa Merkez Bankası, enflasyonla mücadelesinin bitmediğine işaret ediyor; odak noktası, kalıcı çekirdek fiyat baskıları. Bu da ECB’nin, birçok piyasa katılımcısının şu anda beklediğinden daha uzun süre daha şahin kalacağına işaret ediyor.
Son veriler bu temkinli duruşu destekliyor: Haziran’da Euro Bölgesi çekirdek TÜFE, manşet enflasyondaki gerilemeye rağmen 4,2% ile inatçı biçimde yüksek kalmayı sürdürüyor. Ayrıca 2Ç ücret artışı 4,5% ile geldi; bu da ECB’nin endişe ettiği ikinci tur etkileri besliyor. Bu nedenle, kısa vadeli faiz vadeli işlemlerinde satış yönünde pozisyon alıyor; 2026’da faiz indirimi beklentilerinden uzaklaşan bir yeniden fiyatlamayı öngörüyoruz.
Yatırım Konumlanması ve Risk Yönetimi Stratejileri
ECB’nin bu duruşu, özellikle daha güvercin merkez bankalarına sahip para birimlerine karşı Euro’ya güçlü destek sağlayabilir. Faiz farkının Euro lehine açılma olasılığı nedeniyle EUR/USD paritesinde alım opsiyonlarına (call) bakıyoruz. Piyasa, ECB’nin kararlılığını küçümsüyor gibi görünüyor; bu da bizim için bir fırsat yaratıyor.
Piyasa umutları ile merkez bankası uyarıları arasındaki uyumsuzluğun, piyasada dalgalanmayı artırması muhtemel. Buna hazırlık olarak Euro Stoxx 50 endeksi üzerine opsiyonlar üzerinden volatilite alıyoruz. Bu tablo, 2022-2023 dönemine benziyor; o dönemde merkez bankalarının ısrarcılığını hafife almak birçok yatırımcı için pahalıya mal olmuştu.
Uzun süre yüksek seyredecek borçlanma maliyetleri, bilançosu daha zayıf Avrupa şirketleri üzerinde de baskı yaratacaktır. Bazı yüksek getirili (high-yield) şirket tahvillerinde kredi risk primleri (spread) bu artan riski yansıtacak ölçüde genişlemiş değil. Olası bir temerrüt artışına karşı korunmak için, riskli sektörlerde kredi temerrüt takası (CDS) almayı değerlendiriyoruz.
Hemen işlem yapmaya başlayın — gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın.