Hindistan, ABD doları talebini azaltmak ve rupiyi desteklemek için altın ve gümüş ithalat vergilerini %6’dan %15’e yükseltti. Amaç, güçlü kıymetli maden ithalatının (altın-gümüş) büyüttüğü dış ticaret açığını daraltmak.
2026’nın ilk çeyreğinde toplam ithalatın %14’ünü oluşturan altın ve gümüş ithalatı yıllık bazda %146 arttı. Aynı dönemde küresel altın ve gümüş fiyatları yıllık bazda sırasıyla %60 ve %161 yükseldi.
Rupi Üzerindeki Baskı ve Dış Ticaret Açığı
Kıymetli maden ithalatındaki artış, ülke içinde ABD dolarına olan talebi yükselterek dış ticaret açığını büyüttü. Rupi baskı altında kalırken USD/INR kuru rekor seviyelere yakın seyrediyor. (USD/INR, 1 ABD dolarının kaç Hindistan rupisi ettiğini gösteren döviz kurudur.)
Başbakan Narendra Modi, döviz rezervlerini korumak için vatandaşlardan altın alımını azaltmalarını, yakıt tüketimini düşürmelerini ve hava yolculuğunu sınırlamalarını istedi. Hindistan’ın döviz rezervleri (merkez bankasının elindeki yabancı para ve varlıklar) 1 Mayıs ile biten haftada %1,1 gerileyerek 690,7 milyar dolara indi.
USD/INR %0,1 yükselerek 95,72’ye çıktı ve üst üste dördüncü günlük artışı kaydetti. Yabancı yatırımcılar bu hafta şimdiye kadar hisse senetlerinde net 1,6 milyar dolarlık satış yaptı.
Piyasa ve Politika Etkileri
Bu vergi artışı, özellikle döviz rezervleri 690,7 milyar dolara gerilerken, para birimini desteklemeye yönelik daha geniş ve eşgüdümlü bir çabanın ilk adımı olabilir. Modi’nin kamuoyuna yaptığı harcama azaltma çağrısı, dolar çıkışını kısmaya yönelik kararlılığı güçlendiriyor. Piyasada gözler şimdi Hindistan Merkez Bankası’nın (RBI) bir sonraki toplantısına çevrildi; gecelik swaplarda (bankalar arası kısa vadeli faiz takası) faiz artışı olasılığı %65 olarak fiyatlanıyor. (Faiz artışı, yerel parayı destekleyebilir çünkü yerel varlıklara getiriyi artırır.)
Hindistan hisseleri üzerindeki baskı da artabilir; yabancı yatırımcılar yalnızca bu hafta 1,6 milyar dolar çekti. Güçlü dolar ve olası daha yüksek iç faizler, hisse piyasası için zor bir ortam yaratır.
2013’te “taper tantrum” döneminde (ABD Merkez Bankası’nın tahvil alımlarını azaltacağı sinyaliyle gelişen piyasalarda dalgalanma) rupi dolar karşısında sert değer kaybetmişti. O dönemde RBI, para birimini dengelemek için sert faiz artışları ve altın ithalatını sınırlayıcı adımlar atmıştı. Mevcut hamleler, karar vericilerin benzer bir yaklaşımı yeniden devreye aldığını gösteriyor.