Hindistan, makroekonomik dalgalanmayı (enflasyon, büyüme ve kur gibi temel göstergelerde hızlı oynaklık) azaltmak ve Hindistan Rupisi’ni (INR) desteklemek için akaryakıt fiyatlarını artırdı; ticaret ve vergi ayarlarında değişikliğe gitti. Hükümet, altın ve gümüş ithalat vergilerini (ithalat sırasında alınan ek vergi) yükseltti ve bazı idari kuralları sıkılaştırarak alımları frenlemeyi, böylece ABD doları için oluşan ek talebi azaltmayı hedefledi.
Benzin ve motorin fiyatları litre başına yaklaşık 3 INR arttı. Benzin, birçok şehirde litre başına 3,14 INR yükselerek 97,77 INR’ye çıktı; motorin ise litre başına 3,11 INR artarak bazı yerlerde 90,67 INR’ye kadar yükseldi.
Basında yer alan haberlere göre, yabancıların tahvil (devlet/şirket borçlanma senedi) varlıklarından alınan stopaj vergisinde (kaynağında kesilen vergi) indirim gündemde. Borçlanma araçları tarafında, FY27 mali yılı başından bugüne (1 Nisan’dan itibaren) 613 milyon dolar tutarında yabancı portföy yatırımcısı (FPI: kısa-orta vadeli menkul kıymet yatırımı yapan yabancı yatırımcı) çıkışı görüldü. FY26’da ise genel limit, VRR ve FAR “pencereleri” (yatırımın hangi düzenleyici/izinli hat üzerinden yapıldığını gösteren ayrı yatırım kanalları) üzerinden toplam 2,8 milyar dolar giriş olmuştu.
Kısa vadede INR’nin, haber akışı ile hisse senedi piyasasındaki para giriş-çıkış değişimlerine duyarlı kalması bekleniyor. Hisse tarafındaki çıkışlar tersine dönene kadar para birimi zayıf seyrini koruyabilir.
Hindistan otoriteleri makro dalgalanmayı aktif biçimde yönetmeye çalıştığı için INR’de kısa vadeli fiyat hareketlerinin (oynaklık) artması beklenmeli. İthalat vergilerinin ve akaryakıt fiyatlarının artırılması gibi müdahaleler piyasada belirsizliği yükseltiyor. Bu da USD/INR kurunda “örtük oynaklığın” (opsiyon fiyatlarından türetilen, piyasanın beklediği gelecekteki oynaklık) artacağına işaret ediyor.
Rupinin ana belirleyeni yabancı hisse akımları olmaya devam ediyor ve son dönemde bu akımlar negatif. National Securities Depository Limited (NSDL) verileri, yabancı portföy yatırımcılarının Nisan 2026’da Hindistan hisselerinde 2,1 milyar doların üzerinde net satış yaptığını gösterdi. Bu sürekli satış baskısı rupiyi dolara karşı 84,70 civarında tutan önemli bir olumsuz unsur.
Bu tabloya göre, yatırımcılar beklenen oynaklıktan yararlanan stratejileri değerlendirebilir. Bir aylık USD/INR alım (call) opsiyonu almak, hükümet önlemleri yetersiz kalır ve hisse çıkışları hızlanırsa yukarı yönlü korunma/yararlanma sağlar. Böylece yatırımcı, rupinin değer kaybından faydalanırken zararı ödediği primle (opsiyon için peşin ödenen bedel) sınırlar.
2025’in sonlarında benzer bir durum yaşanmış, FPI algısındaki ani dönüş rupide üç haftada yaklaşık %2’lik hızlı düşüşe yol açmıştı. O dönemde belirli bir yönü tahmin etmekten çok, oynaklık artışına pozisyon alanlar daha başarılı olmuştu. Bu emsal, şu aşamada “oynaklıkta uzun” (volatilitenin artacağı beklentisiyle pozisyon alma) kalmanın makul bir yaklaşım olduğuna işaret ediyor.
Yabancı tahvil yatırımcıları için stopaj indirimi ihtimali önemli ancak belirsiz bir başlık. Böyle bir adım INR için olumlu bir tetikleyici olabilir ve 1 Nisan’dan bu yana görülen 613 milyon dolarlık FPI borç çıkışının tersine dönmesine katkı sağlayabilir. Bu haber gelirse rupide hızlı, ancak geçici olabilecek bir güçlenme için hazırlıklı olmak gerekir.
Bu nedenle, aynı kullanım fiyatından (strike: opsiyonun alım/satım hakkını verdiği kur seviyesi) hem alım (call) hem satım (put) opsiyonu almayı içeren “uzun straddle” stratejisi önümüzdeki haftalarda etkili olabilir. Bu pozisyon, kurun hangi yöne gittiğinden bağımsız olarak güçlü bir hareketten kazanç hedefler; haber akışıyla yön değişebilen mevcut piyasa koşullarıyla uyumludur. Temelde, yön yerine piyasa hareketinin artacağına dair bir pozisyondur.