Nisan ayına ait ABD Hazine Uluslararası Sermaye (TIC) verileri, yabancıların uzun vadeli ABD menkul kıymetlerine net alımlarının Mart’taki 96 milyar dolardan 206 milyar dolara yükseldiğini gösterdi. Bu, Kasım 2025’ten bu yana görülen en yüksek aylık toplam. Nisan’a kadar olan 12 aylık dönemde ise yurtdışı alımları 1,825 trilyon dolarla rekor kırdı; aynı dönemdeki kümülatif ABD dış ticaret açığı (-719 milyar dolar) bu tutarla fazlasıyla telafi edildi. Bu tablo, ABD doları cinsi varlıklara yönelik kalıcı ve güçlü bir temel talebe işaret ediyor.
Veriler, destekleyici bir faiz ortamıyla da örtüşüyor. ABD ile G6 ülkeleri arasındaki iki yıllık getiri farklarının, dolar endeksinin (DXY) 102,00 seviyesine daha yakın işlem görmesiyle uyumlu olduğu ifade edilirken; ABD’nin göreli ekonomik üstün performansının, doları destekleyen faiz spreadleriyle ilişkilendirildiği ve mevcut seviyelerden yukarı yön potansiyel yarattığı belirtiliyor.
Kalıcı Yabancı Talep ve Artan Getiri Farkları
Önümüzdeki haftalarda doların güçlü kalacağını düşünüyoruz. Bu görüşümüzü, yabancı yatırımcıların uzun vadeli ABD varlıklarında rekor düzeyde alım yapması destekliyor; bu da para birimi için derin ve süreklilik arz eden bir talep yaratıyor. Bu temel güç, dolar endeksinin (DXY) mevcut seviyelerinden daha yukarı taşınabileceğine işaret ediyor.
ABD ile diğer büyük ekonomiler arasındaki faiz farkı, dolar taşımayı cazip kılan güçlü bir gerekçe sunuyor. Bugün itibarıyla ABD 2 yıllık Hazine tahvili getirisi yaklaşık %4,7 seviyesindeyken, Almanya’daki muadili %2,8 civarında; bu da yaklaşık 1,9 puanlık bir avantaj anlamına geliyor. Son yılların en genişleri arasında yer alan bu getiri makası, küresel yatırımcılar için ABD doları cinsi varlıkları belirgin şekilde cazip kılıyor.
Son ekonomik veriler de bu eğilimi teyit ediyor; ABD ekonomisinin benzerlerine kıyasla daha iyi performans göstermeyi sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Örneğin Mayıs 2026’ya ilişkin son tarım dışı istihdam raporu 275 binlik güçlü bir artışa işaret ederek ekonomide dayanıklılık sinyali verdi; bu da Fed’in yakın vadede faiz indirimine gitmesini zorlaştırabilir. Buna karşılık Avrupa ve Japonya’da büyüme daha zayıf seyrederken, merkez bankaları yüksek faizleri koruma konusunda daha az istekli görünüyor.
Trader’lar için Sonuçlar ve Dolar Görünümü
Trader’lar açısından bu tablo, doların değer kazanmasından faydalanacak stratejilere işaret ediyor. DXY’yi takip eden UUP borsa yatırım fonu (ETF) üzerinde alım (call) opsiyonu alınmasının, sınırlı/ tanımlı riskle beklenen yukarı yönlü harekete pozisyon almak için net bir yol sunduğunu düşünüyoruz. Alternatif olarak EUR/USD gibi paritelerde satım (put) opsiyonu satmak, doların belirgin bir düşüş yaşamasına karşı bahis oynarken prim toplamak açısından etkili bir strateji olabilir.
Yabancı yatırımın ölçeği kritik; son bir yıldaki 1,825 trilyon dolarlık giriş, ABD dış ticaret açığını rahatlıkla karşılıyor. Bu, geçici “sıcak para” akımlarından ziyade ABD tahvil ve hisse senetlerine yönelik uzun vadeli, yapısal bir yatırımı işaret ediyor ve doların değeri için istikrarlı bir zemin sağlıyor. Nisan ayı TIC verileri, net alımların 206 milyar dolara sıçramasıyla bu trendin hızlandığını gösterdi.
İleriye dönük olarak ABD enflasyon verilerini ve Fed iletişimini yakından izleyeceğiz. Kalıcı enflasyon işaretleri, faiz indirimlerini daha da geciktirerek doların gücüne ek destek sağlayabilir. Tarihsel olarak, 2022’de gördüğümüze benzer şekilde geniş faiz farkları ile güçlü sermaye girişlerinin bir arada seyrettiği dönemler, anlamlı dolar rallilerinin öncesine denk gelmiştir.