Küresel tahvil faizleri yükseldi. ABD 10 yıllık Hazine tahvili faizi son haftalarda yaklaşık %0,2 arttı; bu durumun küresel hisse senetlerine yansıması yakından izleniyor. Şubattan bu yana artış, daha çok getiri eğrisinin kısa tarafında yoğunlaştı. (Getiri eğrisi, farklı vadelerdeki tahvil faizlerinin çizgisidir; kısa taraf kısa vadeli, uzun taraf uzun vadeli faizleri ifade eder.) Bu, merkez bankası politikasına ilişkin beklentilerin hızlı biçimde yeniden fiyatlanmasını gösteriyor. Nominal faizler (enflasyon dikkate alınmadan görünen faiz) yükseldi; ancak enflasyondan arındırılmış reel faizler (satın alma gücüne göre düzeltilmiş faiz) eğri boyunca düşük kalıyor.
Küresel hisseler, yüksek değerleme endişelerinin (hisselerin pahalı görünmesi) ABD’de güçlü 1. çeyrek kârlarını dengelemesiyle son dönemde zayıfladı. ABD’de S&P 500 ve Nasdaq geriledi. Japonya’nın Nikkei 225 endeksi de zayıflarken, Euro Stoxx 50 yatay kaldı. Rapora göre mevcut faiz ve getiri tablosu, hisse piyasalarının şimdilik kaldırabileceği bir ortama işaret ediyor; ancak oynaklık (fiyat dalgalanması) riski kabul ediliyor.
Yükselen Faizler ve Hisse Piyasasının Dayanıklılığı
Küresel tahvil faizleri yükseliyor ve bunun hisseler üzerinde baskı yarattığını görüyoruz. ABD 10 yıllık tahvil faizi geçen hafta %4,75’e dokunarak yılın en yüksek seviyesine çıktı; bu da tedirginliği artırıyor. Buna rağmen, bunun hisse piyasasının hâlâ tolere edebileceği bir hareket olduğunu düşünüyoruz.
Bu görüşün temel nedeni, nominal faizler yükselse bile reel faizlerin düşük kalması. En son Nisan 2026 TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi; enflasyonu ölçer) verisi enflasyonun %3,4’te kaldığını gösterdi; yani enflasyondan arındırılmış getiri, hisse piyasasını bozacak kadar sıkılayıcı seviyede değil. Bu durum, 2026 1. çeyrekte S&P 500 kâr artışının ilk tahminlerin %7’sinden fazla üzerinde gelmesiyle (şirket kârlılıklarının beklenenden güçlü olması) daha da destekleniyor.
Dalgalı Piyasada Fırsatlar ve Riskler
Bu tablo, oynaklığın yüksek kalabileceğini ve bu nedenle opsiyon işlemlerinde fırsatlar doğabileceğini gösteriyor. VIX (beklenen oynaklık endeksi; piyasadaki korku/oynaklık beklentisini ölçer) 19 civarında seyrediyor; yıl başındaki düşük seviyelerin üzerinde. Bu, büyük endekslerde iron condor veya credit spread gibi stratejilerle prim satmayı (opsiyon primi toplayarak gelir hedeflemek) cazip kılabilir; çünkü şimdilik güçlü bir yönlü kırılma beklemiyoruz.
Ayrıca ana tehdit olan faiz artışına karşı korunma (hedge; risk azaltma) stratejileri değerlendiriliyor. Kısa vadeli tahvil ETF’leri üzerindeki opsiyonları izlemek, merkez bankası beklentilerine dair sinyal verebilir. Hisse portföylerinde koruyucu put almak (düşüşe karşı sigorta amaçlı satış opsiyonu) yerinde; ancak maliyeti düşürmek için put spread (iki farklı kullanım fiyatlı put ile daha düşük net maliyetli koruma) daha uygun olabilir.
Önümüzdeki haftalarda 10 yıllık faizin %5 seviyesine yaklaşması yakından izlenecek. Bu eşik, 2023 sonlarında tarihsel olarak hisselerde belirgin geri çekilmeye yol açmıştı. Bir sonraki enflasyon verileri ve merkez bankası mesajları, tahviller açısından bunun “kötü” bir harekete dönüşüp dönüşmeyeceğinde belirleyici olacak. Şimdilik hisse piyasasına yönelik baskı sınırlı; sert düşüşten çok dalgalı bir seyir öne çıkıyor.