Hindistan Merkez Bankası’nın (RBI) rupi’yi desteklemek ve ödemeler dengesi açığını (ülkenin döviz giriş-çıkış farkı) azaltmak için daha fazla ABD doları girişini çekmeye yönelik adımlar üzerinde durduğu bildiriliyor. Masadaki seçeneklerden biri, kamu bankalarının döviz cinsinden tahvil (yurt dışından dolar gibi para birimleriyle borçlanma senedi) ihraç etmesi. Bu araç en son yaklaşık 30 yıl önce kullanılmıştı.
Bu tahviller, katılımcı bankaların kur riskini (döviz kuru dalgalanması nedeniyle zarar ihtimali) azaltması için “swap” (iki tarafın belirli vadelerde faiz/kur akışlarını değiştirdiği sözleşme) düzenekleri içerebilir. Swap fiyatlamasının, geçmiş dönemlere göre daha yüksek olan ABD faiz oranlarını yansıtması gerekecek. Bu da RBI’nin daha yüksek “sübvansiyon” (maliyet desteği) sağlaması anlamına gelebilir.
Rupi’de Güçlenme Kısa Süreli Olabilir
Rupi, küresel ve iç faktörlerle kısa süreli güçlenebilir. Ancak kalıcı bir yükseliş için sermaye girişlerinin (yabancı yatırımcıların getirdiği para) belirgin şekilde artması gerekiyor.
RBI’nin daha fazla dolar çekmek için devreye girebileceğine işaret ettiğini görüyoruz. Bu süreçte rupi, dolar karşısında yaklaşık 85,50 seviyesine zayıfladı; yıl başından bu yana düşüş yaklaşık %3. Bu destek adımlarına ilişkin olası resmi duyuru, kurda kısa vadeli toparlanma yaratabilir.
“Türev” (dayanak varlığı döviz kuru gibi bir gösterge olan finansal sözleşmeler) işlemleri yapanlar açısından bu, RBI adım attığında rupi lehine kısa vadeli bir fırsat anlamına gelebilir. Kamu bankalarının döviz tahvili ihraç etmesi haberi USD/INR kurunda hızlı bir geri çekilmeye yol açabilir. Bu beklentiyle kısa vadeli INR alım opsiyonları (belirli fiyattan alma hakkı veren sözleşme) değerlendirilebilir veya USD/INR vadeli kontratlarında (gelecekte belirli fiyattan alım-satım taahhüdü) satış yönünde pozisyon alınabilir.
Ancak temel sorun zayıf sermaye akımları. Yabancı portföy yatırımcıları (hisse ve tahvil gibi menkul kıymetlere yatırım yapan yabancılar) son çeyrekte Hindistan piyasalarından 4 milyar doların üzerinde çıkış yaptı. 2013’teki “taper tantrum” (ABD Merkez Bankası’nın parasal genişlemeyi azaltma sinyaliyle gelişen ülke piyasalarında sert dalgalanma) dönemine bakıldığında, benzer tahvil ihraçları piyasayı sakinleştirdi ancak tek başına kalıcı toparlanma üretmedi. Kalıcı çözüm için Hindistan varlıklarına (ülkedeki hisse, tahvil ve diğer yatırımlar) yönelik genel yatırım iştahının güçlenmesi gerekiyor.
Oynaklık Stratejileri Daha Uygun Olabilir
Bugün olası bir müdahalenin maliyeti, 2013 veya 2018 gibi önceki dönemlere kıyasla daha yüksek. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizlerin 2026 sonuna kadar yüksek seyredeceğine işaret etmesi, bu tahvilleri korumak için gereken swap düzeneklerini RBI açısından pahalı hale getiriyor. Bu da uzun vadeli ve büyük ölçekli bir destek programını daha az olası kılıyor; dolayısıyla olası güçlenmenin geçici olacağı görüşünü destekliyor.
Yeni adımların zamanlaması ve etkisi belirsiz olduğu için, rupi’de “zımni oynaklığın” (opsiyon fiyatlarına yansıyan beklenen dalgalanma) artması bekleniyor. Bu ortam, tek bir yöne bahis yapmak yerine fiyat dalgalanmalarından kazanç hedefleyen stratejileri öne çıkarıyor. Merkez bankasının planları netleştiğinde belirgin bir hareket beklentisiyle USD/INR “straddle” (aynı vadede aynı fiyattan hem alım hem satım opsiyonu alma) veya “strangle” (aynı vadede farklı fiyatlardan alım ve satım opsiyonu alma) stratejileri düşünülebilir.