Rabobank stratejisti Michael Every, İran’la bağlantılı çatışmanın ve Hürmüz Boğazı’ndaki aksamaların enerji piyasasında “normalleşme” (arzın yeniden düzenli ve sorunsuz akması) sürecini 4. çeyreğe (Q4) sarkıtabileceğini söyledi. Olası mayınların temizlenmesinin, denizde kaç mayın bulunduğuna bağlı olarak haftalardan aylara kadar sürebileceğini belirtti.
Rapora göre İran, boğazdaki gemilere ateş açtı ve iki gemiye el koydu. Ayrıca su yoluna daha geniş alanda mayın döşemek için sürat tekneleri kullanılmış olabileceğine dair şüpheler bulunduğu ifade edildi.
Hürmüz Boğazı’ndaki Piyasa Riskleri
Raporda, mayın temizliğinde kullanılan deniz dronlarının (uzaktan kumandalı/insansız deniz araçları) eski yöntemlere kıyasla daha az denenmiş olduğu belirtildi. Geçmiş örneklere göre, boğazın temizlenmesi için süre tahmini yine haftalardan aylara uzanıyor.
Rapora göre petrol ve doğal gaz vadeli işlem fiyatları, arz riskini belirgin biçimde düşük fiyatlıyor. (Vadeli işlemler, belirli bir tarihte belirli fiyattan alım-satım için yapılan sözleşmelerdir.) Bu durumun fiyatlara 4. çeyreğe kadar yansıma ihtimaline dikkat çekildi.
Ayrıca raporda, İran savaşı nedeniyle Panama Kanalı’ndaki geçiş “hat” fiyatlarının savaş öncesine göre beş kata kadar çıkarak rekor kırdığı belirtildi. Bunun ana nedeni olarak Asyalı LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) ithalatçılarının geçiş hakkı için daha yüksek fiyat teklif etmesi gösterildi.
Hürmüz Boğazı’nda, günlük yaklaşık 21 milyon varil petrolün geçtiği hatta, gerilimin tırmandığına işaret ediliyor. Bu ay yayınlanan istihbarat raporlarının yeni deniz dronları ve olası mayın varlığını doğruladığı, mayınların geniş alana yayılması halinde temizliğin aylar sürebileceği belirtiliyor. Bu durum, dünya enerji arzının önemli bir bölümü için doğrudan ve hızlı bir risk oluşturuyor.
Enerji Fiyatlarına Olası Etkiler
Vadeli piyasaların, ham petrol ve doğal gazda bu arz riskinin ciddiyetini yeterince yansıtmadığı ifade ediliyor. Brent petrol varil başına 95 dolar civarındayken, zımni oynaklığın (opsiyon fiyatlarının ima ettiği beklenen fiyat dalgalanması) düşük kalması, yatırımcıların büyük bir kesintiyi fiyatlamadığına işaret ediyor. 2019’da Suudi tesislerine yönelik dron saldırısının gün içinde fiyatı yaklaşık %20 sıçrattığı hatırlatılarak, piyasanın hazırlıksız yakalandığında çok hızlı tepki verebildiği vurgulanıyor.
Gerilimin küresel etkileri şimdiden hissediliyor: Asyalı LNG ithalatçıları, geçişi garantiye almak için Panama Kanalı geçiş ücretlerini rekor seviyelere taşıyor. Bu LNG “kapışması”, Avrupa’da doğal gaz depolama seviyesinin %55’te olduğu, beş yıllık ortalamanın biraz altında seyrettiği ve Orta Doğu kaynaklı bir arz şoku için tamponun sınırlı kaldığı bir döneme denk geliyor. Hürmüz’de yaşanacak her türlü kesinti, zaten sıkışık (arzın sınırlı olduğu) küresel gaz piyasası üzerinde ciddi baskı yaratabilir.
Mevcut piyasa kayıtsızlığı, opsiyonların (belirli bir tarihe kadar belirli fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşmeler) ani bir arz şoku ihtimalini tam fiyatlamadığına işaret ediyor. Bu da “oynaklık satın almayı” (fiyat dalgalanması beklentisiyle opsiyon gibi araçlarla pozisyon almayı) daha cazip hale getiriyor. Kritik unsur, enerji piyasasında normalleşmenin yıl sonuna ötelenebileceği fark edilmeden önce hareket etmek olarak öne çıkıyor.