Macaristan’da pazar günü yapılacak parlamento seçimi, son olaylar ve ABD Başkan Yardımcısı Vance’in görevdeki Başbakan Viktor Orbán’a açık desteği sonrası yakından izleniyor. Sonucun, AB içindeki birlik ve avro üzerinde olası etkileri takip ediliyor.
Brüksel, Peter Magyar liderliğinde bir hükümetin Macaristan’ın AB karar alma süreçlerini kilitlemesini azaltmasını bekliyor. Buna Ukrayna’ya destekle bağlantılı kararlar da dahil.
Avro İçin Seçimin Önemi
Orbán, Ukrayna için planlanan 90 milyar avroluk kredi paketini engelliyor. Haberlere göre Orbán, bunu Druzhba boru hattında (Rus petrolünü Ukrayna üzerinden Macaristan’a ve Avrupa’nın bazı ülkelerine taşıyan ana hat) bildirilen hasarla ilişkilendiriyor.
Orbán’ın kaybetmesi, Avrupa’da uyumun ve “stratejik özerkliğin” (AB’nin savunma, enerji ve dış politikada daha bağımsız hareket etme kapasitesi) güçlenmesi açısından olumlu görülüyor; bu da avroyu destekleyebilir. Ancak siyasette büyük bir değişim kesin değil.
Bu pazar yapılacak seçim, avroda pozisyon alma açısından önemli. Görevdeki Orbán’ın kaybetmesi, Ukrayna için bekleyen 90 milyar avroluk paketin önünü açabileceği için para birimi adına olumlu bir katalizör olabilir. Bu durum, avro üzerinde baskı yaratan “siyasi risk primini” (yatırımcıların siyasi belirsizlik nedeniyle talep ettiği ek risk bedeli) azaltabilir.
Alım-Satım ve Korunma Yaklaşımları
Peter Magyar’ın kazanmasını bekleyen yatırımcılar için EUR/USD’de kısa vadeli alım opsiyonu (call; belirli fiyattan alma hakkı) almak, olası bir rahatlama yükselişine doğrudan pozisyon almaktır. Avro 2026’nın başında çoğu dönemde “faiz farklarının” (iki para biriminin faiz oranları arasındaki fark) ima ettiğinden daha zayıf seyretti; AB uyumunda iyileşme sinyali sert bir yukarı hareket getirebilir. Bu bakış, 2025’te İtalya bütçe disiplini endişeleri azalınca EUR/CHF’nin iki günde %1,2 yükselmesiyle görülen piyasa tepkileriyle de destekleniyor.
Buna karşın Orbán’ın kazanma ihtimali, korunmayı (hedging; olumsuz senaryoya karşı risk azaltma) gerekli kılıyor. Görevde kalması, AB’deki mevcut kilitlenmeyi sürdürerek avrodaki kısa vadeli yükselişi sınırlayabilir ve sınırlı bir düşüşe yol açabilir. Yatırımcılar, riski sınırlandırmak için satım opsiyonu yayılımı (put spread; farklı kullanım fiyatlı iki satım opsiyonuyla kurulan strateji) düşünebilir ya da güçlü görüşleri yoksa pozisyon almamayı tercih edebilir.
Yeni hükümetin sert bir politika değişimi yaratmaması ihtimali belirsizlik oluşturuyor. Bu belirsizlik, “volatilite” (fiyat oynaklığı) üzerinden işlem fırsatı da yaratabilir; yani oynaklık piyasada düşük fiyatlanıyor olabilir. Seçim sonucunun ardından hangi yöne olursa olsun belirgin bir hareketten yararlanmak için bir haftalık EUR/USD “straddle” (aynı vade ve kullanım fiyatıyla bir alım ve bir satım opsiyonu birlikte; büyük hareketten kazanç hedefler) alınabilir.
Geçmişte 2022 Fransa seçimleri ve 2016 Brexit referandumu dönemlerinde oynaklık keskin biçimde yükselmişti. Şu anda avroda bir haftalık “ima edilen volatilite” (opsiyon fiyatlarından türetilen beklenen oynaklık) yaklaşık %7,8 civarında; yüksek olsa da geçmiş olaylar öncesinde görülen çift hanelerin altında. Bu nedenle hafta sonu öncesi oynaklık alımında hâlâ değer görülebilir.