Fed, nisan toplantısında politika faizi olan Fed fon hedef aralığını beklendiği gibi %3,50–%3,75 seviyesinde sabit tuttu. Karar 8’e karşı 4 oyla geçti; bir üye faiz indirimi isterken, üç üye “gevşeme eğilimi” (ileride faiz indirimine kapı aralayan ifade) eklenmesine karşı çıktı.
FOMC, ekonomik faaliyetin sağlam bir hızla büyüdüğünü, istihdam artışının ortalamada düşük kaldığını ve işsizlik oranının çok az değiştiğini belirtti. Enflasyon yüksek seyretmeye devam ederken, küresel enerji fiyatları ve Orta Doğu’daki gelişmeler belirsizliği artırıyor.
Politika Patikası Daha Az Net
Jerome Powell, politikanın önceden belirlenmiş bir yolda ilerlemediğini ve mevcut duruşun uygun olduğunu söyledi; Fed’in “çifte hedefi” (hem enflasyonu düşürmek hem istihdamı desteklemek) açısından risklerin iki tarafta da bulunduğunu vurguladı. Powell, mart ayında PCE enflasyonunun %3,5, çekirdek PCE’nin (enerji ve gıda gibi oynak kalemler çıkarılarak hesaplanan enflasyon) %3,2 olduğunu; kısa vadeli enflasyon beklentilerinin yükseldiğini, uzun vadeli beklentilerin ise %2 hedefiyle uyumlu kaldığını ifade etti.
Powell, politika faizinin “nötr” seviyenin (ekonomiyi ne hızlandıran ne yavaşlatan faiz düzeyi) üst bandında ve “hafif sıkılaştırıcı” (talebi bir miktar azaltan) olduğunu, Fed’in iki yöne de hareket edebilecek konumda bulunduğunu söyledi. Şu an kimsenin faiz artışı çağrısı yapmadığını, ancak Fed’in herhangi bir artış veya indirimden önce sinyal vereceğini belirtti.
Kararın ardından ABD Dolar Endeksi (DXY) 99,00 seviyesine doğru yükselirken ABD Hazine tahvili faizleri arttı. CME FedWatch aracı, 2026 sonuna kadar faizin bulunduğu seviyede kalma olasılığını yaklaşık %80 gösterdi; en az eylüle kadar faiz indirimi ihtimali ise çok düşük göründü.
Piyasa Konumlanması ve Oynaklık
Manşet PCE enflasyonu %3,5 iken WTI ham petrolünün (ABD tipi ham petrol göstergesi) varil fiyatının 90 doların üzerinde kalması, piyasanın odağını değiştirdi. Geçmişte de benzeri görüldü: 1970’lerdeki enerji şoklarında kalıcı yüksek petrol fiyatları, merkez bankalarını daha sert bir duruşa zorlamıştı. Türev piyasalar (vadeli işlemler ve opsiyon gibi, fiyatı başka bir varlığa bağlı sözleşmeler) yılın geri kalanında faiz indirimi beklentisini azaltıyor; bu da enflasyonun yüksek kalma riskinin ciddiye alındığını gösteriyor.
DXY’nin 99,00 seviyesine yönelmesi, yatırımcıların daha güçlü dolar beklentisiyle pozisyon aldığını gösteriyor. Bunu, ABD tahvil faizlerindeki yükseliş destekliyor; çünkü faizler yükseldiğinde dolar cinsi varlıkları elde tutmak daha cazip hale gelir. Önümüzdeki haftalarda, daha güçlü dolardan faydalanan veya zayıf dolara karşı koruma sağlayan opsiyon stratejileri (belirli bir fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşmelerle kur riski yönetimi) değerlendirilebilir.
Komite içindeki 8-4’lük bölünme, ciddi görüş ayrılığına işaret ediyor ve bu durum piyasada oynaklığı artırabilir. Önümüzdeki 60 gün kritik; özellikle TÜFE (CPI) ve istihdam verileri gibi ana verilerde sert hareketler görülebilir. Bu ortam, “oynaklık” odaklı stratejiler kullananlar için uygun olabilir; örneğin “straddle/strangle” (fiyatın yönünden bağımsız, sert hareket beklentisine dayalı opsiyon kombinasyonları) gibi yöntemler, büyük endeksler ve döviz paritelerinde öne çıkabilir.