Orta Doğu Gerilimi ve Risk İştahı
Artan enerji fiyatları Yeni Zelanda’da enflasyon endişelerini güçlendirdi ve para politikası beklentilerini etkiledi. Piyasalar bu yıl RBNZ’nin (Yeni Zelanda Merkez Bankası) faiz artırabileceğini fiyatlamaya başladı. Banka daha önce OCR’nin (resmi politika faizi) yıl boyunca yaklaşık %2,25 seviyesinde kalabileceğini belirtmişti. ABD Doları, enflasyon verisi sonrası güçlendi. ABD TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) Şubat’ta aylık %0,3 arttı (Ocak’ta %0,2). Yıllık manşet enflasyon %2,4’te, çekirdek enflasyon (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç) %2,5’te kaldı. Enflasyon, Fed’in (ABD Merkez Bankası) %2 hedefinin üzerinde kalarak kısa vadede faizlerin sabit kalacağı beklentisini destekledi. CME FedWatch (piyasanın Fed faizi beklentilerini olasılık olarak gösteren gösterge) bir sonraki toplantılarda değişiklik beklenmediğine, ilk indirimin ise yıl ortasına doğru daha olası olduğuna işaret etti. Güvenli liman talebi (belirsizlikte dolara yönelim) da Dolar’ı destekledi. Çatışmanın bitebileceğine dair açıklamalar, ABD’nin İran’daki operasyonlarını artırdığına yönelik haberlerle çelişti.RBNZ, Fed ve Piyasa Dalgalanması
Orta Doğu kaynaklı baskı sürdükçe NZD/USD’de (Yeni Zelanda doları/ABD doları) ek zayıflama riski öne çıkıyor. Riskten kaçış ortamı, ABD dolarının “güvenli liman” özelliğini güçlendirerek şimdilik diğer etkenlerin önüne geçiyor. Benzer bir tablo 2022 başında da görülmüş, Avrupa’daki jeopolitik gelişmeler DXY’nin (Dolar Endeksi: doların başlıca para birimlerine karşı gücünü ölçen endeks) sert yükselmesine, risk hassas para birimlerinin (Kivi: Yeni Zelanda doları) ise düşmesine yol açmıştı. RBNZ’nin faiz artıracağı beklentisi önemli olsa da şu an ikincil bir unsur. Normalde daha sıkı politika (şahin duruş: faiz artışı sinyali) para birimini destekler. RBNZ’nin 2023’te enflasyonu dizginlemek için hızlı faiz artırdığı dönemde bu etki görülmüştü. Ancak kısa vadede küresel belirsizlik daha baskın; bu “şahinlik” jeopolitik riskler azaldığında Kivi için daha çok “taban” (düşüşü sınırlayan destek) işlevi görebilir. Burada ana tema oynaklık (fiyatların kısa sürede sert dalgalanması). Opsiyon stratejileri (belirli bir fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşmelerle kurulan işlemler) öne çıkabilir. Çatışmaya dair belirsizlik büyük fiyat hareketleri yaratıyor; NZD/USD opsiyonlarında 1 aylık ima edilen oynaklık (piyasanın beklediği gelecek dalgalanma) %11’in üzerine çıktı. Bu seviye, 2024 sonundaki piyasa sarsıntısından bu yana kalıcı şekilde görülmüyordu. Bu durum, yatırımcıların sert hareketleri fiyatladığını gösteriyor. Straddle (aynı vadede aynı fiyattan hem alım hem satım opsiyonu almak; yön değil hareket büyüklüğü hedeflenir) gibi stratejiler, yön ne olursa olsun kazanç potansiyeli sunabilir. ABD tarafında enflasyonun %2,4’te kalması Fed’in “bekle-gör” yaklaşımını destekliyor. Birkaç yıl önce görülen %6 üzeri zirvelere göre önemli bir iyileşme olsa da enflasyon hâlâ inatçı (kolay düşmeyen) olduğu için hızlı faiz indirimi ihtimalini sınırlıyor. Bu politika istikrarı, güvenli liman talebiyle birleşince mevcut piyasada ABD dolarını öne çıkarıyor.
Hemen işlem yapmaya başlayın – Gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın