GBP/USD, Çarşamba günü erken Asya işlemlerinde Orta Doğu’daki gerilimin yumuşayacağı beklentilerinin desteğiyle yaklaşık 1,3430 seviyesine yükseldi. Ancak günün ilerleyen saatlerinde Birleşik Krallık Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisi ile ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı öncesinde risk iştahı daha temkinli bir görünüme dönebilir.
Wall Street Journal, ilk aşama bir ABD-İran anlaşmasının Cuma günü imzalanmasının beklendiğini ve bunu iki aylık nihai müzakere sürecinin takip edeceğini bildirdi. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın Cuma günü yeniden açılabileceğini söylerken, Washington’un İran’ın petrol ve yakıt satışlarına derhal yeniden başlamasına izin vereceğini belirtti. ABD’de Fed’in Haziran toplantısında faizleri %3,5-%3,75 aralığında sabit tutması bekleniyor; dikkatler yeni başkan Kevin Warsh’ün basın toplantısında olacak. Birleşik Krallık’ta ise İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) Perşembe günü politika faizini %3,75’te koruyacağı öngörülüyor; Morningstar’a göre vadeli işlemlerde fiyatlama, üçe varan BoE faiz artışından “değişiklik yok” beklentisine kaymış durumda.
Orta Doğu Gelişmeleri ve Büyük Merkez Bankası Kararlarının Etkisi
GBP/USD’nin 1,2850 civarında güç kazandığını, gündemdeki olası bir Orta Doğu barış anlaşmasına yönelik umutların pariteyi desteklediğini görüyoruz. Bununla birlikte, yaklaşan Birleşik Krallık enflasyon verisi ve ABD Merkez Bankası’nın politika açıklaması öncesinde bu iyimserlik kısa ömürlü olabilir. Bu kritik veri ve karar akışı, oynaklığı artırma potansiyeline sahip.
Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ve İran’ın petrol satışlarını yeniden başlatmasına imkân tanıyacak olası bir anlaşma, enerji fiyatlarını belirgin biçimde aşağı çekebilir. Tarihsel olarak bu tür gerilim düşüşleri, dolar karşısında sterlin gibi daha riskli para birimlerini destekleme eğilimi gösterir. 2015 nükleer anlaşması döneminde de benzer bir dinamik görülmüş, diğer unsurlar devrede olsa bile risk algısı iyileşmişti.
Para Politikası Görünümü ve İşlem Stratejileri
ABD tarafında Fed’in politika faizini %4,50-%4,75 bandında sabit tutmasını bekliyoruz. Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) son verileri, ABD enflasyonunun %2,5’e gerilediğine işaret ediyor; bu da Fed’e daha az agresif bir duruşu sürdürme alanı veriyor. Bu politika ayrışması, ABD dolarını baskılayabilir.
İngiltere Merkez Bankası’nın da faizi %5,00 seviyesinde değiştirmemesi bekleniyor; ancak gerekçeler farklı. Ulusal İstatistik Ofisi’nin (ONS) son verileri, Birleşik Krallık enflasyonunun %2,8 ile %2 hedefinin belirgin üzerinde kalmaya devam ettiğini gösteriyor ve bu durum politika yapıcılar için ikilem yaratıyor. Bu nedenle türev piyasalar, ilave faiz artışlarını fiyatlamaktan ziyade uzun süreli bir “bekle-gör” dönemini öngörmeye yöneldi.
Önümüzdeki dönemde risklerin ikili (binary) nitelik taşıması nedeniyle, yön tahmininden ziyade beklenen oynaklığa işlem yapmak daha uygun bir yaklaşım olabilir. Yakın bir barış anlaşması GBP/USD’yi sert biçimde yukarı taşıyabileceği gibi, BoE’den gelebilecek şahin bir sürpriz de benzer bir etki yaratabilir. Önümüzdeki haftalarda iki yönde de güçlü bir harekete karşı pozisyon almak amacıyla opsiyon stratejisi olarak “strangle” alımı değerlendirilebilir.