Sterlin baskı altında kalmayı sürdürdü; Orta Doğu’daki gerilimler ve ABD’de daha sıkı faiz beklentilerinin Dolar’ı desteklemesiyle GBP/USD Avrupa saatlerinde 1,3340 civarında işlem görürken 1,3350 seviyesinin altında tutundu. İsrail, İran’ın kuzey İsrail’e füze fırlatmasının ardından İran’ın batı ve orta kesimlerindeki hedefleri vurduğunu açıkladı; Tahran ise Lübnan’a veya İran’a yönelik herhangi bir saldırıya “ezici ve kapsamlı bir yanıt” verileceği uyarısında bulundu. Ayrı olarak, İran’ın Moskova büyükelçisi Hürmüz Boğazı’nın açık kalacağını ancak İran ve Umman tarafından belirlenecek yeni şartlarla, transit ücreti de dahil, işletileceğini söyledi. Bu zemin, Greenback’e olan talebi destekledi.
ABD’de Mayıs tarım dışı istihdam 172 bin arttı; önceki ay 179 binlik artış ise 115 binden revize edildi ve gerçekleşme 85 binlik beklentiyi aşarak yılın ilerleyen döneminde olası bir FED faiz artışı beklentilerini güçlendirdi. İngiltere’de ise İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı, savaş belirsizliği ve zayıf büyüme nedeniyle politika yapıcıların faiz artırmak için acele etmediğini söyledi. Piyasa fiyatlaması bu yıl iki BoE indirimiyle faizin %3,25’e inmesine işaret ederken, daha sonra Aralık ayına kadar 25 baz puanlık bir artışa kaydı. GBP, MS 886’ya uzanan geçmişiyle en eski para birimi olmaya devam ediyor ve döviz işlem hacminin %12’sini oluşturuyor; 2022’de günlük ortalama 630 milyar dolarlık hacme ulaştı. Öne çıkan pariteler arasında %11 ile Cable, %3 ile GBP/JPY ve %2 ile EUR/GBP yer alıyor.
Jeopolitik Riskler ve Para Politikasındaki Ayrışma Sterlini Baskılıyor
Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin ABD Doları’nı desteklemesiyle İngiliz Sterlini’nin baskı altında kalmaya devam ettiğini görüyoruz. Güçlü ABD ekonomisi ile daha temkinli bir BoE’nin birleşimi, GBP/USD için zorlu bir ortam yaratıyor. Bu da yakın vadede parite için en düşük dirençli yolun aşağı yön olduğu görüşünü destekliyor.
Hürmüz Boğazı çevresinde tırmanan gerilimler, enerji fiyatlarını ve piyasa duyarlılığını doğrudan etkileyerek belirleyici bir unsur haline geliyor. Brent petrol vadeli işlemlerinin yalnızca geçen hafta %5’i aşan yükselişle varil başına 95 doların üzerine çıktığını gördük; bu da Dolar’a yarayan “güvenli liman” eğilimini pekiştiriyor. Bu risk primi, küresel büyüme şoklarına daha duyarlı para birimleri (sterlin gibi) üzerinde baskı yaratma eğiliminde.
Son ekonomik veriler de ABD ile İngiltere arasındaki bu ayrışmayı güçlendiriyor. Son ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) raporu enflasyonun %3,8’de güçlü seyrini koruduğunu göstererek şahin FED beklentilerini gerekçelendiriyor. Buna karşılık, İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi’nin (ONS) son verileri Mayıs ayında perakende satışların beklenmedik şekilde %0,5 düştüğünü gösterdi; bu da BoE’nin güvercin duruşunu destekliyor.
İşlem Stratejisi ve Piyasa Görünümüne Etkileri
Bu arka plan altında, önümüzdeki birkaç hafta boyunca kur dalgalanmalarının artmasına yönelik pozisyon alıyoruz. Bir aylık GBP/USD opsiyonlarında ima edilen volatilite Mayıs sonundan bu yana %20 arttı ve 2022’deki “mini bütçe” krizini hatırlatan seviyelere ulaştı. 1,3300’ün altına olası bir düşüşe karşı korunmak amacıyla satım (put) opsiyonu almanın, aşağı yönlü riski yönetmek adına temkinli bir strateji olduğunu düşünüyoruz.
Tarihsel olarak, jeopolitik stres ile para politikası ayrışmasının birleştiği dönemler kalıcı kur trendlerine yol açtı. Bu nedenle, 1,3200 psikolojik destek seviyesini hedefleyerek GBP/USD’de kısa pozisyonların kademeli şekilde artırılmasını değerlendiriyoruz. Bu yaklaşım, ABD’de güçlü ekonomik görünüm ile İngiltere’nin daha kırılgan durumu arasındaki açılan makastan faydalanmayı amaçlıyor.