ABD Hazine tahvili (Treasury) getirileri, Orta Doğu’daki gerilimlere ilişkin haberler ve yakında beklenen yeni tahvil arzı (Hazine’nin piyasaya daha fazla borçlanma senedi satması) beklentisinin ardından yükseldi. Piyasaların odağı şimdi nisan ayı ABD Tüketici Fiyat Endeksi’ne (TÜFE/CPI: tüketicinin ödediği fiyatların ortalama değişimi) ve bunun ABD Doları ile faiz beklentileri üzerindeki etkisine çevrildi.
TD Securities, nisan ayında çekirdek TÜFE’nin (gıda ve enerji gibi oynak kalemler hariç TÜFE) aylık %0,38 geleceğini öngörüyor; piyasa beklentisi %0,36. Manşet TÜFE’nin (toplam TÜFE) aylık %0,56 olmasını bekliyor; piyasa beklentisi %0,6.
Nisan TÜFE Beklentileri
Çekirdek TÜFE tahmini, yöntem değişikliklerine bağlı olarak konut/barınma fiyatlarında (kira benzeri kalemler) yeniden hızlanma beklentisiyle ilişkilendiriliyor. Petrol fiyatlarının da uçak bileti gibi kalemlere yansıması bekleniyor.
Çekirdek mal enflasyonunun (dayanıklı ve dayanıksız ürünler) sakin kalacağı, gümrük vergilerinin (ithal ürünlere uygulanan ek vergi) fiyatlara etkisinin sınırlı olacağı öngörülüyor. Manşet TÜFE’nin, yüksek benzin fiyatları ve martta yatay kalan gıda fiyatlarının yükselişe geçmesiyle destek bulması bekleniyor.
Geçen yılın aynı dönemine bakıldığında, Orta Doğu gerilimi ve Hazine tahvili arzı öne çıkmıştı. O dönemde beklenti çok güçlü bir TÜFE verisiydi; ancak gerçekleşen veri biraz daha zayıf geldi ve çekirdek TÜFE o ay %0,3 arttı. Bu aşağı yönlü sürpriz, tahvillerde kısa süreli bir ralliye (fiyatların yükselmesine) yol açarak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) izleyeceği faiz patikasına dair endişeleri geçici olarak azalttı.
Mayıs 2026’da tablo benzer görünse de enflasyonun daha kalıcı olduğu değerlendiriliyor. Son veriler de bunu destekliyor: Mart 2026 çekirdek TÜFE yıllıklandırılmış %3,7 seviyesinde kalarak piyasanın beklediği kadar hızlı gerilemedi. Bu kalıcılık, önümüzdeki aylara ilişkin faiz beklentilerinin yeniden fiyatlanmasına (piyasada faiz senaryolarının değişmesine) neden oldu.
Faiz Oynaklığı ve Konumlanma
Türev ürün (fiyatı başka bir varlığa bağlı sözleşmeler) yatırımcıları açısından bu, “uzun süre yüksek faiz” temasının yeniden güçlenmesi anlamına geliyor. Yaz aylarında faiz indirimi beklentileri belirgin şekilde azalırken, Fed fon vadeli işlemleri (Fed’in politika faizine dair piyasa beklentisini yansıtan vadeli sözleşmeler) ilk olası gevşemenin yılın daha ilerisine, muhtemelen son çeyreğe kalabileceğine işaret ediyor. Bu ortamda, kısa vadeli faiz opsiyonları (faiz vadeli işlemleri üzerine alınan opsiyonlar) özellikle SOFR vadeli işlemleri üzerindeki opsiyonlar öne çıkıyor. (SOFR: ABD’de gecelik teminatlı fonlama faizi; kısa vadeli faiz göstergesi.)
Enerji kalemi yeniden risk unsuru. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimlerin Brent petrolü varil başına 90 dolara yaklaştırması, manşet enflasyonda yeni bir sıçrama riskini artırıyor. Bu da getirilerde olası düşüşlere temkinli yaklaşılması gerektiği görüşünü güçlendiriyor.
Bu çerçevede, tahvil piyasasında zımni oynaklık (opsiyon fiyatlarının ima ettiği beklenen dalgalanma) yakından izlenmeli. Hazine tahvili piyasasındaki oynaklığı ölçen MOVE Endeksi, yılın başındaki düşük seviyelerden yükseliyor. Yaklaşan enflasyon ve istihdam verileri, hassaslaşan piyasada faizde sert hareketler yaratabilir; yatırımcılar bu tür hareketlerden fayda sağlayan stratejileri değerlendirebilir.
VT Markets canlı hesabınızı oluşturun ve işlem yapmaya şimdi başlayın.