Altın, Çin Merkez Bankası’nın alımları ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimle bir miktar yükseldi. ABD-İran arasındaki askeri tırmanışa bağlı talep, güvenli liman (risk arttığında yatırımcıların yöneldiği varlık) alımlarını destekledi.
Çin Merkez Bankası, nisan ayında da altın rezervlerini artırdı. Bu, üst üste 18. alım ayı oldu.
Çin Merkez Bankası Daha Fazla Altın Aldı
Çin Merkez Bankası (PBoC), resmi altın rezervlerini 260 bin troy ons (kıymetli metallerde kullanılan ölçü birimi) yani yaklaşık 8 ton artırdı. Bu, son bir yılı aşkın süredeki en büyük aylık alım ve Aralık 2024’ten bu yana en güçlü aylık artış oldu.
Bu alımlar, Çin’in rezervlerini çeşitlendirme ve ABD Hazine tahvillerindeki (ABD devlet borçlanma senedi) payını azaltma hamlesini yansıtıyor. Merkez bankalarının alımları piyasayı desteklerken, örneğin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası gibi bazı alıcılar son dönemde yerel para birimini (ülke içi para) desteklemek için altın satışı yaptı.
Altındaki kısa vadeli yükseliş, yüksek reel getiriler (enflasyondan arındırılmış faiz/ getiri) ve güçlü ABD dolarıyla sınırlı kaldı. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yakın vadede faiz indirimine gideceği beklentisi de zayıfladı.
Altın, 2025 boyunca gördüğümüz gibi iki güçlü etki arasında sıkışmış durumda. Kalıcı merkez bankası talebi—özellikle Çin’den gelen—fiyatlarda güçlü bir taban oluşturuyor. Çin’in ABD Hazine tahvillerinden stratejik uzaklaşmasıyla gelen bu yapısal (kalıcı) alımlar, düşüşlerde piyasadaki satışları karşılıyor.
Yatırımcılar İçin Sonuçlar ve Pozisyonlanma
Dünya Altın Konseyi’nin 2026 ilk çeyrek verileri bu eğilimi doğruluyor: Merkez bankaları toplamda küresel rezervlere 250 ton daha ekledi. Bu birikim, talebin uzun vadeli bir unsur olduğu görüşünü güçlendiriyor ve piyasaya sürekli bir destek sağlıyor. Bu nedenle, agresif kısa pozisyonlar (fiyat düşüşüne oynayan satış yönlü işlemler) daha riskli hale geliyor.
Buna karşın, geçen yıl kazançları sınırlayan sıkı makro ortam (faiz, büyüme ve enflasyon koşulları) gevşeme sinyali veriyor. Nisan 2026 enflasyonunun %2,9 ile biraz daha düşük gelmesi sonrası, Fed’in bu yılın ilerleyen döneminde faiz indirebileceği konuşuluyor. Bu nedenle Dolar Endeksi (doların başlıca para birimleri karşısındaki gücünü gösteren gösterge) son zirvelerinden gerileyerek 104,5 civarında işlem görüyor.
Türev (fiyatı başka bir varlığa bağlı sözleşmeler) işlem yapanlar açısından bu tablo, 2025’e kıyasla yükselişin daha az sınırlanabileceğine işaret ediyor. Altın vadeli işlemlerinde (belirli tarihte belirli fiyattan alım-satım sözleşmesi) “call spread” (aynı vadede bir alım opsiyonu alıp daha yüksek kullanım fiyatlı başka bir alım opsiyonu satma stratejisi) kullanmak; riski sınırlamak ve prim maliyetini (opsiyon için ödenen bedel) yönetmek açısından uygun bir yöntem olabilir. Bu strateji, sert ve hızlı bir kırılma gerektirmeden olası bir yükselişten faydalanır.
Ayrıca 2018 sonundaki örüntüyü hatırlamak gerekir: Fed’in faiz artırımlarına ara vermesi, 2019’daki faiz indirimlerine zemin hazırlamış ve altın fiyatında güçlü bir ralli (hızlı yükseliş) başlatmıştı. Örtülü volatilite (opsiyon fiyatlarına yansıyan beklenen oynaklık) şu anda orta seviyede olduğundan, daha uzun vadeli alım opsiyonları almak cazip olabilir. Fed’in net bir politika değişimi (faiz yönünde belirgin dönüş) sinyali vermesi halinde daha büyük bir fiyat hareketine pozisyon almaya yardımcı olur.