OCBC stratejistleri Sim Moh Siong ve Christopher Wong, Asya döviz kurlarının haftaya zayıf başlamasını bekliyor. Bunu yeniden artan jeopolitik belirsizlik, daha güçlü ham petrol fiyatları, zayıflayan risk iştahı (yatırımcıların riskli varlıklara yönelme isteği) ve ABD dolarına talep ile ilişkilendiriyor.
Yüksek beta (piyasa dalgalanınca daha sert hareket eden) ve net petrol ithalatçısı para birimlerinin daha kırılgan olduğunu belirtiyor; KRW, THB, PHP ve INR’yi öne çıkarıyor. Daha düşük beta (daha sınırlı dalgalanan) para birimleri olan CNH (offshore yuan; Çin yuanının yurt dışı piyasadaki versiyonu) ve SGD’nin daha dayanıklı kalmasını bekliyor.
Sınırlı Hürmüz Geçişi Yeniden Başladı
Hürmüz Boğazı’ndan sınırlı geçişin yeniden başladığını not ediyorlar. Bu durum, piyasaların “en kötü kesinti” senaryosunu fiyatlama ihtimalini azaltabilir; bu da düzensiz bir satıştan ziyade daha yumuşak bir açılışa işaret ediyor.
Çatışma uzar ve petrol fiyatları sert sıçramak yerine yüksek seviyede kalırsa, “ticaret hadleri” (ülkenin ihraç ettiği ürünlerin fiyatlarının ithal ettiği ürünlere göre gücü) farklarının öne çıkmasını bekliyorlar. EUR yerine AUD’yi tercih ediyor, KRW, INR, THB ve PHP dahil petrol ithalatçısı Asya para birimlerinde savunmada kalıyorlar.
Brent petrolün varil başına 95 doların üzerine çıkması ve ABD Dolar Endeksi’nin (DXY; doların başlıca para birimlerine karşı sepet göstergesi) 106,5’in üstünü test etmesi sonrası, birçok Asya para biriminde zayıf bir başlangıç bekleniyor. Jeopolitik belirsizlik dolar için “savunma amaçlı” talep yaratıyor. Bunu, 2025’te Orta Doğu gerilimi sırasında görülen modele benzetiyorlar.
Geçen yıl petrol fiyatları yüksek kaldığında, yüksek beta ve net petrol ithalatçısı para birimleri (ör. Kore wonu, Tayland bahtı) belirgin şekilde geride kalmıştı. Örneğin Güney Kore’nin enerji ithalatına bağımlılığı, o dönemde wonun dolar karşısında 1.380’in üzerine zayıflamasına yol açmıştı. Yatırımcılar, önümüzdeki haftalarda ek değer kaybına karşı korunmak (hedge; riski dengelemek) için KRW, THB ve INR gibi para birimlerinde put opsiyonu (fiyat düşüşüne karşı koruma sağlayan opsiyon) almayı düşünebilir.
AUD, EUR’a Göre Öne Çıkıyor
Buna karşılık, emtia (maden, enerji gibi ham maddeler) fiyatları arttığında destek bulan Avustralya doları gibi enerji ve emtia ihracatçısı para birimlerini, enerji ithalatçısı Euro Bölgesi’ne kıyasla daha avantajlı görüyorlar. Avustralya’nın dış ticaret fazlası (ihracatın ithalattan yüksek olması) geçen ay beklentiyi aşarak 12 milyar Avustralya dolarına çıktı; bunda güçlü LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) ve kömür ihracatı etkili oldu. Bu da AUD/EUR tarafında “call spread” (alım opsiyonunda sınırlı maliyet ve sınırlı getiri hedefleyen iki opsiyonlu strateji) gibi stratejilere bakılabileceği görüşlerini destekliyor.
Bu ortamda Çin yuanı ve Singapur dolarının daha dayanıklı kalması bekleniyor. Singapur’un güçlü para politikası çerçevesi ve Çin’in yönetilen kur rejimi (kurun tamamen serbest bırakılmadığı, otoritenin yönlendirdiği sistem) bu tür dış şoklara karşı tampon sağlıyor. Bu nedenle şu aşamada bu para birimlerinde düşüş yönlü pozisyon (short; değer kaybına oynama) aramadıklarını belirtiyorlar.
Petrol fiyatlarının kontrolsüz sıçramaktan çok yüksek seviyede “yapışkan” kalması, ana deniz ticaret yollarının açık olmasına rağmen sigorta maliyetlerinin artmasıyla uyumlu. Bu, panikten ziyade kademeli bir baskı anlamına geliyor; kısa vadeli riskli hamleler yerine daha uzun vadeli opsiyonları (vadesi daha ileri olan sözleşmeler) daha cazip kılıyor. Gerilimin düşeceğine dair bir işaret, bu savunmacı pozisyonlarda kâr alımı için tetikleyici olabilir.