Nordea analistleri Jan von Gerich, Tuuli Koivu ve Anders Svendsen, Orta Doğu’daki çatışmanın sürmesi ve fiyat baskılarının (mal ve hizmet fiyatlarında genel artış eğilimi) yükselmesi halinde Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) büyümeden (ekonominin genişlemesi) çok enflasyona (genel fiyat artışı) odaklanmasını bekliyor.
Analistler, haziranda başlayacak şekilde her biri 25 baz puanlık (0,25 yüzde puan) dört faiz artışı öngörüyor. Bu senaryo, ECB mevduat faizini (bankaların ECB’de tuttukları fazla paraya uygulanan faiz) ekimde %3’e çıkarır.
2027’ye Kadar Mevduat Faizi Görünümü
Mevduat faizinin 2027 sonuna kadar %3’te kalmasını bekliyorlar. Ayrıca riskin, daha erken veya daha büyük adımlar yönünde olduğunu belirtiyorlar.
Alternatif bir patikada ECB’nin faiz artırımlarına nisanda başlayabileceğini söylüyorlar. Haziranda ilk adımın 25 baz puanın üzerinde olmasını da ihtimal dahilinde görüyorlar; ancak en olası başlangıç adımı olarak 25 baz puanı koruyorlar.
İlk artışın zamanlamasını çatışma ve enerji fiyatlarına bağlıyorlar. Sonraki artışların sayısı ve hızını ise, enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi, belirsizlik ve faizlerin yükselmesi ortamında, daha geniş enflasyon baskıları ve ekonomik performansla ilişkilendiriyorlar.
Piyasa Fiyatlaması ile ECB Gerçeği
2026’nın ilk çeyreğinde Euro Bölgesi genelinde yatay GSYH büyümesi (ekonominin toplam üretiminde artış olmaması) ile karşı karşıyayız. Almanya’dan gelen son PMI verisi (Satın Alma Yöneticileri Endeksi; 50’nin altı daralma anlamına gelir) 48,5’in altına inerek daralmaya işaret ediyor. Bu yavaşlamaya rağmen çekirdek enflasyon (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) %3,6 ile inatçı biçimde yüksek ve ECB’nin %2 hedefinin belirgin şekilde üzerinde. Bu da, merkez bankasının enflasyonu yeniden alevlendirebilecek faiz indirimlerine (faizin düşürülmesi) dair sinyal vermekte isteksiz kalmasına yol açıyor.
Vadeli işlemler piyasası (gelecekteki faiz beklentilerinin fiyatlandığı piyasa) yıl sonuna kadar en az iki faiz indirimi fiyatlıyor; ancak enflasyon verileri dikkate alındığında bunun fazla iyimser olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle yatırımcıların, getirilerin (tahvil faizi) daha uzun süre yüksek kalmasına yönelik pozisyon almasını değerlendirmesi gerekir; örneğin opsiyonlarla (belirli fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşme) 2 yıllık Alman tahvil getirisindeki sert düşüşe karşı pozisyon alınabilir. Belirsizlik nedeniyle EURIBOR opsiyonlarında ima edilen oynaklık (opsiyon fiyatlarının işaret ettiği beklenen dalgalanma) 2025 sonundan beri görülmeyen seviyelere çıktı; bu da fiyat dalgalanmalarından kazanç sağlamayı hedefleyen stratejilerin işe yarayabileceğine işaret ediyor.
Swap piyasasında (faiz ödemelerinin değiş-tokuş edildiği türev piyasa) piyasa beklentileri ile merkez bankası söylemi arasındaki bu ayrışma fırsat yaratıyor. ECB’nin 2026 boyunca faizi sabit tutması halinde 2 veya 3 yıllık swaplarda sabit faiz almak (sabit oranı tahsil edip değişken oran ödemek) kârlı olabilir; çünkü bu işlem, piyasanın “güvercin” (faiz indirimine daha yatkın) beklentilerine karşı durur. Bu pozisyon, mevcut ekonomik zayıflığın, kalıcı enflasyon karşısında ECB’yi faiz indirimine zorlamaya yetmeyeceği görüşüne dayanır.