New York Fed’in Nisan ayı Tüketici Beklentileri Anketi, ABD hanelerinin kısa vadede daha yüksek enflasyon beklediğini, orta ve uzun vadeli beklentilerin ise değişmediğini gösterdi. Anket perşembe günü yayımlandı.
Önümüzdeki 12 ay için enflasyon beklentisi, marttaki %3,4’ten nisanda %3,6’ya yükseldi. Üç yıllık beklenti %3,1’de, beş yıllık beklenti %3’te sabit kaldı.
Kısa Vadeli Enflasyon Beklentileri
Haneler, martta %9,4’e yükselen benzin fiyatlarının sonrasında düşmesini bekledi. Marttaki artış, İran savaşıyla bağlantılı bir enerji şokuna (arzın bozulması nedeniyle enerji fiyatlarının hızla yükselmesi) bağlandı.
Nisanda kişisel finans algısı karışıktı. Katılımcılar, mali durumları konusunda belirsizlik bildirdi ve krediye erişimin (banka kredisi/borçlanma imkânı) mart ayına göre zorlaşacağını düşündü.
İşe alım, kazanç ve gelir beklentileri de net değildi. Katılımcılar, işsizliğin önümüzdeki yıl artmasını bekledi.
Büyüme Endişelerine Kayış
Bugün görünüm değişti; Fed’in daha sıkı politikası (faiz artırımı ve finansal koşulları zorlaştırma) etkisini göstermiş görünüyor. Nisan 2026 verileri, Fed’in yakından izlediği çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksinin (gıda ve enerji gibi oynak kalemler hariç enflasyon göstergesi) yıllık %2,8’e gerilediğini gösteriyor. Bu da geçen yılın ana riskinin zayıfladığını ve yaklaşımın değişmesi gerektiğini ima ediyor.
Buna karşılık, 2025’te tüketicilerin daha zayıf işgücü piyasasına ilişkin endişeleri şimdi daha anlamlı hale geliyor. İşsizlik oranı, geçen yıl %3,5 ile dip yaptıktan sonra son istihdam raporunda %3,9’a yükseldi. Bu, hanelerin öngördüğü eğilimi doğruluyor; enflasyonun yerini ekonomik yavaşlama riski alıyor.
Bu tablo, işlem stratejilerinin “enflasyona karşı korunma”dan (enflasyon yükselirse değerini koruyan pozisyonlar) “yavaşlama ve faiz indirimi” beklentisine uygun pozisyonlara kayması gerektiğine işaret ediyor. Örneğin tahvil getirileri (faizler) düşerse kazandırabilen seçenekler, Hazine tahvili ETF’lerinde alım opsiyonları (call; belirli fiyattan alma hakkı) olabilir. Piyasa oynaklığına yönelik işlemler için VIX opsiyonları (VIX: piyasadaki beklenen dalgalanma göstergesi) da geçiş döneminde değerlendirilebilir.
Türev piyasası (opsiyon ve vadeli sözleşmeler gibi araçların olduğu piyasa) bu değişimi yansıtıyor: Fed fon vadeli işlemleri (Fed’in politika faizine ilişkin beklentiyi fiyatlayan kontratlar) yılın ilerleyen döneminde faiz indirimi olasılığını yüksek görüyor. Piyasa, Eylül 2026 toplantısına kadar bir indirim ihtimalini %70’in üzerinde fiyatlıyor; bu, geçen yıla göre belirgin bir dönüş. Bu da daha uzun vadeli opsiyonları (vadesi uzun sözleşmeler) daha düşük faiz üzerine kurulu stratejiler için görece cazip hale getiriyor.
Kredi piyasaları da izlenmeli; geçen yıl ankette dile gelen krediye erişimin zorlaşması endişesi bu ortamda hâlâ geçerli. Kıdemli Kredi Yetkilileri Görüş Anketi (bankaların kredi iştahını ölçen anket) verileri, bankaların ticari ve sanayi kredilerinde (şirketlere verilen krediler) kredi standartlarını sıkılaştırmayı sürdürdüğünü gösteriyor. Bu, şirket tahvili/kredi riskinde stres bekleyen işlemlere alan açabilir; örneğin kırılgan sektörlerde kredi temerrüt takası (CDS; borcun ödenmeme riskine karşı sigorta benzeri sözleşme) üzerinden koruma satın almak gibi.