MUFG, yenin ABD doları karşısındaki son toparlanmasının kalıcı olmayabileceğini, USD/JPY’nin Orta Doğu’daki çatışmanın Şubat sonu başlamasından bu yana görülen daha geniş “yen zayıflığı” eğilimi içinde kaldığını belirtti. Hareketi Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) “şahin” bir ara vermesine (faizi sabit tutarken daha sıkı para politikasına yakın mesajlar vermesi) bağladı, ancak bunun kalıcı bir değişim yaratmasını beklemedi.
Raporda, güçlü küresel risk iştahının (yatırımcıların daha riskli varlıklara yönelmesi) ve Japonya’nın dış ticaret hadlerindeki bozulmanın (ithalat fiyatlarının ihracat fiyatlarına göre daha hızlı artması; ülke lehine fiyat dengesi bozulur) daha zayıf yeni desteklediği söylendi. Ayrıca son IMM raporuna (ABD’de vadeli işlemler piyasasında yayımlanan pozisyon verisi) atıf yapılarak, kaldıraçlı fonların (borçlanarak işlem yapan büyük spekülatif fonlar) son haftalarda yen “kısa” pozisyonlarını (yenin düşeceği beklentisiyle açılan satış yönlü pozisyon) yeniden artırdığı belirtildi.
Yen Üzerindeki Baskı Sürüyor
Yazıda bu koşulların, yen kısa vadede daha da zayıflarsa Japonya’nın önceki sözlü uyarıları eylemle desteklemesi yönündeki baskıyı artırdığı ifade edildi. Ayrıca yetkililer devreye girmezse USD/JPY’de yeniden yukarı yönlü baskı görülebileceği aktarıldı.
Metinde Maliye Bakanı Katayama’nın BoJ toplantısı öncesinde bir kez daha uyarıda bulunduğu, “Gerektiğinde cesur adımlar atmaya sürekli değindim” dediği aktarıldı. Altın Hafta (Golden Week) tatil dönemine ilişkin soruya ise “24 saat yanıt vermeye hazırız” yanıtını verdiği belirtildi.
Katayama’nın ham petrol vadeli işlemlerindeki oynaklığın (fiyatların sert ve hızlı dalgalanması) yüksek seyrettiğini ve bunun yende spekülatif hareketleri (ekonomik temelden çok kısa vadeli fiyat beklentisiyle yapılan işlemler) körüklediğinin düşünüldüğünü söylediği eklendi.
Yenin son dönemdeki güçlenmesini yeni bir trendten çok geçici bir hareket olarak görüyoruz. ABD dolarını yen karşısında güçlü tutan daha büyük etkenler hâlâ devrede. Bu da USD/JPY’de olası geri çekilmelerin önümüzdeki haftalarda “alım fırsatı” olarak değerlendirilebileceğine işaret ediyor.
Faiz Farkı İşlemi Belirliyor
Ana unsur, ABD ile Japonya arasındaki belirgin faiz farkı. Fed’in politika faizinin yaklaşık %3,75 civarında kalmasına karşın BoJ faizinin %0,25’in üzerinde kalmakta zorlanması, yenden borçlanıp dolara yatırım yapmayı (daha yüksek faiz getirisi için düşük faizli para biriminden borçlanıp yüksek faizli para birimine geçme; “taşıma işlemi / carry trade” mantığı) çok cazip kılıyor. Bu temel fark, yen üzerinde aşağı yönlü baskıyı sürdürüyor.
2024 ve 2025 eğilimlerine bakıldığında aynı örüntü tekrarlandı: Yen güçlenmesi dönemleri kısa sürdü ve küresel piyasalar sakin kaldığı sürece tersine döndü. İki ülke arasındaki temel ekonomik farklar o tarihten bu yana daha da belirginleşti.
Yatırımcılar açısından bu, vadesi 1-2 ay olan USD/JPY alım opsiyonlarına (belirli bir tarihe kadar belirli fiyattan alma hakkı veren “call” opsiyonu) yönelmeyi gündeme getiriyor. Bu yaklaşım, kur yükselirse kazanç potansiyeli sunarken riski önceden tanımlar. En büyük risk, Japon yetkililerin ani ve sert bir müdahalesi (kurda hızlı hareketi durdurmak için resmi döviz alım-satımı) ve opsiyonlar olası kaybı ödenen primle (opsiyon için peşin ödenen ücret) sınırlar.
Özellikle Altın Hafta tatil dönemi başlarken yetkililerin uyarılarını yakından izlemek gerekir. Verilere göre Japonya’nın döviz rezervleri yaklaşık 1,2 trilyon dolara geriledi; 2023 zirvelerinin altında. Bu, müdahale kapasitesinin sınırlı ama hâlâ güçlü olduğuna işaret ediyor. 162 seviyesinin üzerine hızlı ve spekülatif bir atak, müdahale için tetikleyici olabilir.
VT Markets canlı hesabınızı oluşturun ve hemen işlem yapmaya başlayın.