ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki ablukası sürdü; yeni bir barış görüşmesi turuna yönelik ilerleme olmadı. Başkan Trump, ABD Donanması’na mayın döşeyen her tekneye ateş açılması talimatı verdi. ABD ordusu, ablukayı delmeye çalışan iki petrol süper tankerini durdurduğunu bildirdi.
Politikanın odağı Hürmüz Boğazı ve İran’a tutumunu değiştirmesi için baskı uygulanması olmaya devam etti. Kapanma, artan petrol ve üretim maliyetleriyle ilişkilendirildi; ham petrol fiyatlarının yükselmesi ve finansal piyasalarda oynaklığın (fiyatların hızlı ve sert dalgalanması) artması riskleri öne çıktı.
Enflasyon Senaryosu ve Petrol Fiyatı Varsayımları
İkinci çeyrekte ortalama ham petrol fiyatının varil başına 115 ABD doları olacağı varsayımıyla hazırlanan senaryoda, yıllık enflasyonun ikinci çeyrekte yaklaşık %3,6 seviyesinde gerçekleşeceği; üçüncü ve dördüncü çeyrekte ise bu yıl %3,8’e yükseleceği öngörüldü. Rafine yakıt (işlenmiş akaryakıt ürünleri) ve gübre fiyatlarının enflasyonu bu tahminlerin üzerine taşıyabileceği de belirtildi.
Durumun Avrupa dahil küresel enflasyon etkileri yaratacağı ifade edildi. Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) daha hızlı adım atmasının beklendiği; hisse piyasaları dayanıklılığını (sert düşmeden ayakta kalmayı) korursa bunun ABD doları performansına yansıyacağı kaydedildi.
2025’teki ABD Hürmüz ablukasına dönüp bakıldığında, ham petrol fiyatları sert yükselince beklenen enflasyon şokunun gerçekleştiği görüldü. Bu yükselişin etkisi sürüyor: Mart 2026 itibarıyla ABD’de enflasyon %3,5 ile inatçı biçimde yüksek; bu seviye merkez bankasının hedefinin belirgin şekilde üzerinde. Geçen yılki enerji krizinden kaynaklanan bu kalıcı fiyat baskısı, piyasalar için temel belirleyici unsur olmaya devam ediyor.
Enerji türev ürünlerinde (dayanak fiyatı petrol gibi bir varlığa bağlı sözleşmeler) odak, Brent ham petrolünün varil başına 90 dolar civarında dengelenmesiyle oynaklığın yönetilmesi olmalı; bu seviye 2025 ablukası dönemindeki zirvelerin altında. Jeopolitik risk sürdüğü için WTI veya Brent üzerinde alım spreadi (iki ayrı kullanım fiyatıyla birlikte yapılan, maliyeti düşüren opsiyon stratejisi) almak, olası yeni bir sıçramaya karşı daha düşük maliyetli bir pozisyon alma yolu sunar. Doğrudan uzun pozisyon (fiyat yükselecek diye tek yönlü alım) riskli görülebilir; buna karşılık opsiyonlar, riski baştan sınırlayarak fiyat dalgalanmalarından yararlanma imkânı verir.
Dolar Faizleri ve Türev Ürünlere Etkileri
ABD dolarının performansı karmaşık seyretti; geçen yıl öngörüldüğü gibi. Avrupa Merkez Bankası ve BoE, 2025’te Fed’den daha hızlı adım attı; bu durum başlangıçta doları zayıflattı ve EUR/USD paritesini (euro/dolar kuru) 1,10’a doğru taşıdı. Ancak ABD’de enflasyonun Avrupa’ya kıyasla daha yapışkan (kolay düşmeyen) olmasıyla, yatırımcıların artık daha güçlü dolar beklentisine dayalı pozisyonları değerlendirmesi gerekir; çünkü Fed, faiz indirimlerini benzerlerine kıyasla daha uzun süre ertelemek zorunda kalabilir.
Bu ortam, faiz türevleri (faiz oranlarına bağlı sözleşmeler) için uygun. Piyasa, 2026’da Fed’in faiz indirimine dair beklentilerini sert biçimde azalttı; bunun doğrudan nedeni geçen yılki gelişmelerin yarattığı enflasyon dalgası. SOFR vadeli işlemleri üzerindeki opsiyonlarda (SOFR: teminatlı gecelik finansman oranı; ABD’de referans faiz) “daha uzun süre yüksek faiz” senaryosuna göre konumlanmaya yönelik fırsatlar görülüyor. MOVE endeksi (tahvil piyasası oynaklığını ölçen gösterge) izlenmeli; yaklaşan Fed toplantıları öncesinde tahvil piyasası oynaklığının artması olası.