MUFG, yapay zekâ kaynaklı talep ve güçlü yarı iletken ihracatının Asya’nın bazı bölümlerini Hürmüz Boğazı’na bağlı yayılma etkilerinden koruduğunu; en büyük faydayı Güney Kore’nin sağladığını ve Tayvan’ın da desteklendiğini belirtiyor. Singapur ve Malezya için ise dengeleme etkisinin daha sınırlı kaldığı ifade ediliyor. Notta ayrıca, sağlam ticaret performansı ve güçlenen fiyat baskıları zemininde, Kore Merkez Bankası’ndan (BoK) gelen politika mesajlarının şahin tarafa yakın durduğu vurgulanıyor.
Banka, enflasyonun yıllık bazda %3 olduğunu belirtirken, Mayıs ihracatının iş günü etkisinden arındırılmış bazda yıllık %60 arttığını kaydediyor ve bu koşulların Güney Kore’de faizlerin “yapışkan” kalmasına neden olduğunu savunuyor. MUFG’nin 12 aylık görünümünde USD/KRW’nin 1400 seviyesine doğru hareket ettiği belirtilirken, kur görünümünde değerlemeler, cari fazla ve kâr beklentileri de etkenler arasında sayılıyor.
Yapay Zekâ Talebi ve İhracat Patlaması Won’a Güç Kazandırıyor
Hürmüz Boğazı’ndan kaynaklanan süregelen jeopolitik risklere rağmen, önümüzdeki haftalarda Güney Kore wonunun güçlenmesini bekliyoruz. Yapay zekâ bağlantılı talebin yarattığı güçlü rüzgâr, yarı iletken ihracatını destekliyor ve ekonomik görünümü temelden değiştiriyor. Teknoloji odaklı bu güçlenme, daha güçlü bir para birimi için ikna edici bir zemin oluşturuyor.
Son veriler de bu iyimser görüşü destekliyor: Güney Kore’nin Mayıs 2026 yarı iletken ihracatı yıllık bazda %22,5 arttı. Bu ihracat patlaması ve %3,0 seviyesinde kalıcılık gösteren enflasyon, Kore Merkez Bankası’na şahin duruşunu koruması için net bir alan sağlıyor. Merkez bankasının politika faizi bir yılı aşkın süredir %3,50’de sabit; bu da istikrar ve enflasyon kontrolüne odaklanmanın sürdüğüne işaret ediyor.
Politika ve Jeopolitik Oynaklıkta KRW Kazançlarına Konumlanma
Türev piyasası yatırımcıları için bu görünüm, wonun ABD dolarına karşı değer kazanacağı bir pozisyonlanmaya işaret ediyor. Bu eğilimden yararlanmak adına, vadesi temmuz sonu veya ağustos olan KRW alım (call) opsiyonlarının alınmasının etkili bir strateji olabileceğini düşünüyoruz. USD/KRW vadeli kontratlarında kısa pozisyon almak da daha düşük bir kur seviyesine doğrudan oynama imkânı sunuyor.
Kore Merkez Bankası Başkanı’nın son açıklamaları önemli bir katalizör; temmuz ayında olası bir faiz artışına güçlü biçimde işaret ediyor. Yatırımcıların bu toplantı öncesinde pozisyon oluşturması öne çıkıyor; zira faiz artışı muhtemelen won’a belirgin destek sağlayacaktır. Mevcut ortam, piyasada geniş ölçüde fiyatlanan bir politika adımı öncesinde aksiyon alma fırsatı sunuyor.
Orta Doğu’daki gerilimler oynaklık yaratsa da, bunun sonucunda won’da oluşabilecek zayıflığı alım fırsatı olarak görüyoruz. Tarihsel olarak KRW direnç göstermiş; jeopolitik endişe dönemlerinde görülen kısa vadeli geri çekilmeleri, güçlü temel dinamiklerin desteklediği toparlanmalar izlemiştir. Güçlü ihracat döngüsünün, orta vadede bu tür dış risklerin önüne geçmesi bekleniyor.