ABD’li tüketicilerin bir yıllık enflasyon beklentileri, Michigan Üniversitesi anketine göre haziranda sınırlı geriledi. Gösterge, daha önce yüzde 4,8 iken yüzde 4,6’ya indi; bu da hanehalkının algısında kısa vadeli fiyat baskılarında mütevazı bir yumuşamaya işaret etti.
Revize edilen veri, ay bazında 0,2 puanlık düşüşe karşılık geliyor. Veriler, gelecek 12 aya ilişkin tüketici enflasyonu beklentilerine odaklanıyor ve fiyatlama psikolojisi ile talep ve ücret pazarlıkları üzerindeki olası ikincil etkilerine dair sinyaller açısından yakından izleniyor.
Fed Politikası ve Sabit Getirili Piyasalar İçin Çıkarımlar
Bir yıllık tüketici enflasyon beklentilerinin yüzde 4,6’ya gerilemesi, Fed’in politikasının etkisinin görülmeye başlanmış olabileceğine dair küçük ancak anlamlı bir sinyal sunuyor. Bu durum, kısa vadede daha agresif faiz artışlarına yönelik baskıyı azaltıyor. Bizce bu, bir sonraki FOMC toplantısında “pas geçme” olasılığını sınırlı da olsa artırıyor.
Bu çerçevede, daha güvercin bir Fed’den fayda sağlayabilecek faiz türevlerine bakıyoruz. Piyasanın bir faiz artışı olasılığını fiyatlamaktan kademeli olarak çıkarmaya başlamasıyla, eylül vadeli SOFR vadeli kontratlarının alınması bu kapsama girebilir. Mevcut federal fon vadeli kontrat verileri, temmuzda faiz artışı için ima edilen olasılığın geçen hafta yüzde 70’in üzerinden bu sabah itibarıyla yaklaşık yüzde 55’e gerilediğini gösteriyor.
Hisse Senetleri, Volatilite ve Döviz Piyasalarında Fırsatlar
Hisse senedi piyasaları açısından, enflasyon endişelerindeki bu yumuşama özellikle teknoloji ve diğer büyüme odaklı sektörler için pozitif bir katalizör. Yaz sonu vadeli Nasdaq 100 endeksi alım opsiyonları (call) üzerinden yükseliş yönlü pozisyonlara ekleme yapmayı değerlendiriyoruz. Aynı zamanda, VIX’in 14 seviyesine doğru gerilemesini bekliyor; S&P 500 üzerinde iron condor gibi stratejilerle volatilite satmayı cazip görüyoruz.
Bu veri, ABD dolarını zayıflatma potansiyeliyle döviz piyasaları için de önemli. Daha az şahin bir Fed, Dolar Endeksi’nin (DXY) 103 civarındaki mevcut desteğin altına sarkmasına yol açabilir. Bu nedenle, Avrupa Merkez Bankası’nın enflasyon konusunda daha agresif bir duruş sinyali vermeyi sürdürmesiyle birlikte, Euro gibi para birimleri karşısında USD alım opsiyonları (call) satmayı değerlendiriyoruz.