Güney Kore’de işsizlik oranı mart ayında %2,7’ye geriledi. Önceki dönemde %2,9 seviyesindeydi.
İşsizliğin %2,7’ye düşmesi, iş gücü piyasasının beklenenden güçlü olduğuna işaret ediyor. Son enflasyon verilerinde çekirdek TÜFE’nin (gıda ve enerji gibi oynak kalemler hariç tüketici fiyat endeksi) %3,2’de kalmasıyla birlikte değerlendirildiğinde, ekonomideki temel dayanıklılığın tahminimizden daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu tablo, para politikasında (merkez bankasının faiz ve likidite kararları) hareket alanını daraltıyor.
Para Politikası Açısından Sonuçlar
Bu verilerle birlikte Kore Merkez Bankası’nın (BoK) yakın vadede faiz indirimi düşünmek için neredeyse hiç gerekçesi kalmadığını görüyoruz. Politika faizi (merkez bankasının belirlediği ana faiz oranı) şu an %3,50 seviyesinde. Bu güçlü istihdam verisi, piyasada beklenen “güvercin dönüş” (faiz indirimi yönünde daha yumuşak tutum) ihtimalini büyük ölçüde rafa kaldırıyor. Yatırımcıların odağı ise merkez bankasından daha “şahin” (faizleri yüksek tutmaya ya da artırmaya daha yakın) bir duruş ihtimaline kaymalı.
Faiz piyasasında işlem yapanlar için bu, özellikle faiz eğrisinin kısa tarafında (kısa vadeli tahvillerde) daha yüksek faizlere (getirilere) hazırlık anlamına gelir. 3 yıllık Kore Devlet Tahvili vadeli işlemlerinde (futures: gelecekte belirli bir fiyattan alım-satım taahhüdü veren sözleşme) “kısa pozisyon” almak (short: fiyat düşüşü beklentisiyle satış yönünde pozisyon) bu görüşü doğrudan yansıtır; çünkü piyasa bu yıl kalan faiz indirimi ihtimalini fiyatlardan çıkarmak zorunda kalır. Haber sonrası 3 yıllık getiri 5 baz puan (bp: yüzde puanın yüzde biri) artarak %3,45’e yükseldi; bu eğilimin sürmesini bekliyoruz.
Bu görünüm Kore Wonu için de destekleyici. Güçlü ekonomi ve faiz indiremeyen bir merkez bankası, para birimini daha cazip kılar. Ayrıca mart ayına ait son dış ticaret verisi 4,9 milyar dolarlık fazla gösterdi. Bu nedenle, ABD dolarına karşı Won’da “uzun pozisyon” (long: değer artışı beklentisiyle alım yönünde pozisyon) mantıklı görünüyor. USD/KRW paritesinde (dolar/won kuru) önümüzdeki haftalarda 1320 seviyesinin hedef olabileceğini düşünüyoruz.
Hisse tarafında, özellikle KOSPI 200 endeksinde tablo daha belirsiz ve temkinli yaklaşım gerektiriyor. Güçlü ekonomi şirket kârlılıklarını destekler; ancak daha yüksek faiz riski değerlemeleri (hisse fiyatlarının kazançlara göre pahalı/ucuz görünümü) baskılayabilir. 2025’te faiz endişelerinin piyasaya vurduğu dönemde gördüğümüz oynaklığa benzer bir risk var. Endekste 2.800 seviyesine yakın “paranın dışında” (out-of-the-money: şu anki endeks seviyesine göre kârda olmayan) alım opsiyonlarını (call option: belirli fiyattan alım hakkı veren sözleşme) satmak, sınırlı yükseliş ihtimaline karşı korunma (hedge: riski azaltma işlemi) amacıyla daha temkinli bir strateji olabilir.