ABD ihracat fiyat endeksi martta yıllık bazda %5,6 arttı. Bu oran önceki dönemde %3,5’ti.
ABD ihracat fiyat endeksindeki yıllık artışın %5,6’ya sıçraması, enflasyonun (fiyat artışlarının) kalıcı olduğuna dair güçlü bir sinyal. Beklentilerin hayli üzerindeki bu veri, enflasyon baskısının sanılandan yavaş azaldığını gösteriyor. Bu da ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri yüksek tutma eğilimini önümüzdeki haftalarda sürdürme olasılığını artırıyor.
İhracat Fiyatlarında Sıçrama ve Enflasyon Sinyali
Bu veri, geçen hafta açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi’nden (TÜFE: hanehalkının satın aldığı mal ve hizmetlerin ortalama fiyat değişimi) sonra geldi. Çekirdek enflasyon (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) yaklaşık %3,7 seviyesinde dirençli kaldı; bu oran Fed’in %2 hedefinin belirgin şekilde üzerinde.
Buna bağlı olarak, piyasanın faiz beklentisini yansıtan SOFR vadeli kontratları (SOFR: ABD’de gecelik teminatlı borçlanma faizi; vadeli kontratlar: gelecekteki faiz beklentisine göre işlem gören sözleşmeler) yıl ortasında faiz indirimi ihtimalini büyük ölçüde devre dışı bırakmış görünüyor. Bu, birkaç ay öncesine göre belirgin bir beklenti değişimi.
Bu görünümde, faizlerin daha uzun süre yüksek kalmasına göre pozisyon almak öne çıkıyor. Örneğin, ABD Hazine tahvili ETF’leri üzerinde opsiyon (opsiyon: belirli bir tarihe kadar belirli fiyattan alma/satma hakkı) kullanılabilir. Özellikle uzun vadeli tahvilleri izleyen fonlarda satım opsiyonu (put: fiyat düşüşüne karşı koruma veya düşüş beklentisiyle kullanılan opsiyon) almak düşünülebilir; çünkü faizler yükseldiğinde uzun vadeli tahvil fiyatları genellikle düşer. 2022-2023 faiz artış döneminde, enflasyon verileri beklentiyi aştığında bu yaklaşımın işe yaradığını görmüştük.
Faizlerin yüksek kalacağı beklentisi ABD dolarını da desteklemeye devam edebilir. Dolar Endeksi (DXY: doların başlıca para birimleri karşısındaki değerini ölçen endeks) 107 seviyesini aşarak birkaç ayın zirvesini gördü; bu veri de dolar lehine tabloyu güçlendiriyor. Daha “güvercin” (faiz artırmaya isteksiz, daha gevşek para politikası eğilimli) merkez bankalarına sahip ülke para birimlerine karşı dolarda pozisyon için vadeli işlemler (futures: gelecekteki fiyata göre işlem gören standart sözleşmeler) veya alım opsiyonu (call: fiyat yükselişi beklentisiyle kullanılan opsiyon) değerlendirilebilir; örneğin yen karşısında.
Hisse senedi piyasaları açısından bu ortam olumsuz. Özellikle büyüme ve teknoloji hisseleri, borçlanma maliyeti (faiz) yükseldiğinde daha fazla baskı görebilir. “Daha uzun süre yüksek faiz” senaryosu sindirilirken oynaklığın (volatilite: fiyatların hızlı ve sık dalgalanması) artması muhtemel.
Daha Yüksek Faizlere Göre Portföy Konumlandırma
Bu nedenle portföyü korumak veya kısa vadeli zayıflığa oynamak için Nasdaq 100 gibi ana endekslerde satım opsiyonu (put) almak gündeme gelebilir.