WTI, üç seanslık düşüşün ardından toparlanarak Pazartesi günü Asya saatlerinde varil başına 88,80 dolar civarında işlem gördü ve arz endişelerinin artmasıyla %2’nin üzerinde yükseldi. Hareket, İsrail’in askerlere Lübnan’da daha da ilerleme emri vermesinin ardından geldi; bu, altı haftadan uzun süre önce ilan edilen ateşkese rağmen İran destekli Hizbullah’ın dahil olduğu yeni bir tırmanış anlamına geliyor. Yenilenen çatışmalar, ABD ile İran’ın daha geniş ateşkes çerçevesini uzatmak üzere yakında anlaşacağı beklentilerini zayıflatırken, Cuma günü Washington’un İsrail-Lübnan barış görüşmelerine ev sahipliği yapmasının hemen ardından gelmesi bölgesel istikrar ve enerji akışlarında olası aksama endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
ABD-İran arasında ateşkesi uzatacak ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak bir düzenlemeye ilişkin belirsizlik de sürdü. Hafta sonu her iki taraf, taslak anlaşmada değişiklik talep eden karşılıklı öneriler paylaştı. BBC’nin haberine göre Başkan Donald Trump, Hürmüz’e ilişkin kurallar ile yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun zorunlu biçimde çıkarılmasını kapsayan daha sert şartlar istiyor. İranlı yetkililer, Pazar günü Washington’la temasların sürdüğünü ancak ancak net bir sonuç ortaya çıkmadan değerlendirme yapılamayacağını belirtirken, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf da herhangi bir anlaşmanın İran halkının haklarını açıkça güvence altına alması gerektiği şartını koydu.
Jeopolitik Risk ve Piyasa Volatilitesi
WTI ham petrol 89,00 dolara doğru ilerlerken, bizim için başlıca sinyal beklenen piyasa volatilitesinde keskin bir artış. İsrail’in Lübnan’a ilerleyişi, piyasanın daha önce fiyatlamadığı kayda değer bir jeopolitik risk primini yeniden devreye sokuyor. CBOE Ham Petrol Volatilite Endeksi’nin (OVX) halihazırda 42’nin üzerine sıçrayarak ayların en yüksek seviyesine çıktığını görüyoruz; bu da opsiyon yatırımcılarının yakın vadede belirgin fiyat dalgalanmalarına hazırlandığına işaret ediyor.
Bölgesel istikrara yönelik doğrudan tehdit dikkate alındığında, daha fazla yükseliş potansiyeline pozisyon almak için kullanım fiyatı mevcut seviyenin üzerinde (out-of-the-money) alım opsiyonları satın alıyoruz. Özellikle Temmuz ve Ağustos vadeli, 95-100 dolar bandında kullanım fiyatına sahip kontratlara bakıyoruz; bu, olası bir fiyat sıçramasından faydalanmak için maliyet etkin bir yol sunuyor. Küresel toplam petrol arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı tehdit eden herhangi bir tırmanış, bu seviyelerin rahatlıkla görülebilmesini sağlayabilir.
Stratejik Konumlanma, Hedge ve Piyasa Temelleri
Vadeli eğriyi de yakından izliyoruz; eğri, yakın vadeli kontratların uzun vadeli olanlardan daha pahalı olduğu backwardation yapısına doğru daha da dikleşti. Bu yapı, kısa vadeli arz erişilebilirliğine ilişkin akut endişeye işaret ediyor; tarihsel olarak 2022’de Rusya-Ukrayna çatışmasının ilk safhası gibi büyük jeopolitik gerilim dönemlerinde görülen bir desen. En yakın vade ile altı ay vadeli kontratlar arasındaki farkın açılması, yatırımcıların anında teslimat için yüksek bir prim ödemeye razı olduğunu gösteriyor.
Görüşümüz yükseliş yönlü olsa da, fiyatları hızla aşağı çekebilecek ani bir diplomatik atılıma karşı pozisyonlarımızı hedge ediyoruz. ABD ile İran arasındaki süren, ancak kırılgan olan diyalog, “riskten kaçış” (risk-off) niteliğinde bir gelişmenin hâlâ mümkün olduğu anlamına geliyor. Gerilimin beklenmedik şekilde düşmesi hâlinde sert bir geri dönüşe karşı tampon oluşturmak için bear put spread stratejilerini kullanıyoruz.
Piyasanın gerçek bir arz şokunu absorbe edebilme kapasitesi de stratejimiz açısından bir diğer kilit unsur. OPEC+’ın kullanılabilir yedek üretim kapasitesinin şu anda günlük 3,5 milyon varilin altında tahmin edildiğini not ediyoruz; bu, büyük çaplı kesintilere karşı tarihsel olarak oldukça sınırlı bir güvenlik yastığı. Anlamlı bir emniyet ağının bulunmaması, bölgeden fiili varil kaybının doğrudan sert ve hızlı bir fiyat sıçramasına dönüşebileceği anlamına geliyor.
Bu haftaki stok verileri kritik olacak; talep gücüne ilişkin sinyaller için Çarşamba günkü EIA raporunu izliyoruz. Geçen haftaki rapor, 4,2 milyon varillik sürpriz bir stok düşüşü göstermişti; benzer bir rakam, mevcut jeopolitik ralliyi temel tarafta da destekleyebilir. Buna karşılık, stoklarda belirgin bir artış fiyat yükselişini geçici olarak sınırlayarak yeni uzun pozisyonlar için daha iyi bir giriş noktası sunabilir.