ABD Hazine Bakanlığı, Çarşamba günü İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçiş taleplerini yönetmek için kurduğu Basra Körfezi Boğaz Otoritesi’ne yaptırım uyguladı. Hazine, bu otoriteyle iş birliği yapan tarafların İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu’na (İran’ın güçlü askeri-güvenlik yapısı) destek veriyor ve ondan hizmet alıyor olabileceği uyarısında bulundu; bu taraflar da yaptırım riskiyle karşılaşabilir. İran, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı savaş başlatmasının ardından boğazı kapattı. Otorite ise geçen hafta, dar geçit çevresindeki geniş bir deniz alanı üzerinde Tahran’ın hak iddialarını yeniden vurgulayan bir harita yayımladı.
Önlemlerin ardından petrol piyasası güçlendi. WTI yüzde 1,6 yükselerek yaklaşık 89,80 dolara çıktı. WTI (West Texas Intermediate), ABD kaynaklı hafif ve düşük kükürtlü (daha kolay rafine edilebilen) ham petrol için kullanılan temel gösterge fiyattır; fiziksel teslimatlar Cushing (Oklahoma) depolama ve dağıtım merkezine göre yapılır. Fiyatı arz-talep dengesi kadar, akışı bozan yaptırımlar ve çatışmalar da belirler. Dolar hareketleri de önemlidir; çünkü petrol ABD dolarıyla fiyatlanır. Ayrıca Amerikan Petrol Enstitüsü (API) ve ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) stok verileri beklentileri değiştirebilir; bu iki kurumun açıkladığı rakamlar çoğu zaman birbirine yakındır. OPEC’in (12 üye ülkenin oluşturduğu üretici grup) üretim politikası ile OPEC+ (OPEC’e ek olarak OPEC dışı 10 ülkenin katıldığı daha geniş grup) kararları da fiyatları etkileyebilir.
Yaptırımların Sertleşmesi ve Artan Oynaklık
Yeni İran otoritesine yönelik ABD yaptırımları petrol fiyatlarını yukarı itiyor; WTI varil başına 90 dolara yaklaştı. Bunun kısa vadede tansiyonu düşürmekten çok belirsizliği artırdığını düşünüyoruz. Petrol opsiyonlarındaki beklenen oynaklık (opsiyon fiyatlarından türetilen, piyasanın gelecekteki dalgalanma beklentisi) OVX endeksiyle ölçülüyor; OVX, 52 haftanın (son 1 yılın) en yüksek seviyelerine yaklaştı. Bu da piyasanın süren çatışmaya dair endişesini yansıtıyor.
Arz Şoku ve Çatışma Ortamında İşlem Stratejileri
Temel sorun, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması; bu durum 28 Şubat’taki savaş başlangıcından bu yana üç aydır sürüyor. Tarihsel olarak günde yaklaşık 21 milyon varil deniz yoluyla taşınan petrol boğazdan geçiyordu. EIA’nın son verileri, küresel stokların beklenenden çok daha hızlı azaldığını gösteriyor. Bu temel arz şoku (piyasaya giren petrol miktarının ani ve büyük düşüşü) fiyatları yüksek tutan ana etken ve piyasada güçlü bir taban oluştuğuna işaret ediyor.
Önümüzdeki haftalarda bu aşırı belirsizliği yönetmek için yatırımcılara opsiyonları kullanmalarını öneriyoruz. Petrol fiyatı açısından iki olası senaryo öne çıkıyor: sert bir askeri tırmanma ya da aniden bir ateşkes anlaşması. Alım opsiyonu (call; belirli bir fiyattan alma hakkı) satın almak, fiyatın 100 dolara doğru sıçrama ihtimaline karşı pozisyon sağlar. Satım opsiyonu (put; belirli bir fiyattan satma hakkı) ise bir anlaşma haberiyle fiyatın sert düşmesine karşı koruma sunar.
Basra Körfezi’ndeki geçmiş çatışmalar, ne beklenebileceğine dair yol gösterir. 1980’lerdeki Tanker Savaşı ve 1990’daki Körfez Savaşı sırasında petrol piyasasında uzun süreli ve sert fiyat dalgalanmaları görülmüştü. Benzer bir tablonun tekrarlanmasını bekliyoruz; bu nedenle işlem stratejilerinin belirli bir yön tahmininden çok yüksek oynaklığı yönetmeye odaklanması gerekir.