Altın, pazartesi günü Asya işlemlerinin erken saatlerinde yaklaşık 4.535 dolara geriledi. Düşüşte, Orta Doğu’daki çatışmanın körüklediği enflasyon (fiyat artışları) endişeleri ve ABD’de faizlerin daha da yükselebileceği beklentilerinin güçlenmesi etkili oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a “harekete geçmesi” çağrısı yaparak ilave yaptırım ve adım sinyali verdi. Çin’in de dahil olduğu görüşmelerde ise ticaret tarafında önemli bir anlaşma çıkmadı, savaşın bitmesine yönelik net bir ilerleme görülmedi.
Haberlerde, ABD’nin İran’dan nükleer programını (uranyum zenginleştirme gibi faaliyetler) bırakmasını ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmasını istediği belirtildi. İran medyası ise Washington’ın somut bir ödün vermediğini yazdı; bu da görüşmelerin tıkanması riskini artırdı.
CME FedWatch verilerine göre piyasalar bu yıl ABD’de faiz indirimi ihtimalini büyük ölçüde fiyatlardan çıkardı; faiz artışı olasılığı ise yükseldi. Altın jeopolitik stres dönemlerinde “güvenli liman” (risk artınca tercih edilen varlık) olarak görülür, ancak faiz getirisi sağlamaz; bu nedenle faizler yüksekken talep zayıflayabilir.
Dünya Altın Konseyi’ne göre merkez bankaları altının önemli bir bölümünü elinde tutuyor ve 2022’de yaklaşık 70 milyar dolar değerinde 1.136 ton altın ekledi. Altın çoğu zaman ABD doları ve ABD Hazine tahvilleriyle (Treasuries: ABD devlet tahvilleri) ters yönde hareket eder; borsalar yükseldiğinde geri çekilebilir.
Altın dolar cinsinden fiyatlanır ve jeopolitik gelişmelere, resesyon (ekonomide daralma) riskine, faizlere ve kur hareketlerine duyarlıdır. Daha düşük faizler genelde altını desteklerken, daha yüksek borçlanma maliyetleri baskı yaratabilir.
Altın, jeopolitik risk ile faiz korkusu arasında sıkışmış durumda. İran’la süren gerilim, Brent petrol vadeli kontratlarını (futures: ileri tarihli alım-satım sözleşmeleri) varil başına 115 doların üzerine iterek enflasyon endişelerini besliyor; bu tablo altın için olumsuz. Bu da “güvenli liman” alımlarıyla oluşabilecek yükselişlerin, piyasa Fed’in (ABD Merkez Bankası) daha yüksek faizle karşılık vereceğine inanırsa hızla satışla karşılaşabileceğine işaret ediyor.
Nisan 2026 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE, CPI: tüketici enflasyonu) verisi yıllık yüzde 4,8 artışla yüksek seyrin sürdüğünü gösterdi ve Fed üzerindeki baskıyı canlı tuttu. Bu nedenle CME FedWatch Tool, hazirandaki FOMC (Federal Açık Piyasa Komitesi: Fed’in faiz karar organı) toplantısında 25 baz puanlık (0,25 puan) faiz artışı olasılığını yüzde 75’e yükseltti. Faiz beklentilerindeki bu değişim, altının 4.600 doların altında kalmasına neden olan en önemli baskı unsuru olarak öne çıkıyor.
Bu belirsizlikte yatırımcılar yön bağımsız büyük fiyat hareketinden kazanç sağlayabilen opsiyon (belirli fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşme) stratejilerini değerlendirebilir. CBOE Altın Volatilite Endeksi (GVZ: altındaki beklenen oynaklığı gösteren endeks) son bir ayda yüzde 20’nin üzerinde yükselerek belirgin bir hareket beklendiğine işaret ediyor. Uzun straddle (aynı vade ve fiyattan alım ve satım opsiyonu birlikte) veya strangle (aynı vadede, farklı fiyatlardan alım ve satım opsiyonu) gibi stratejiler öne çıkabilir; İran’la gerilimin sertleşmesi ya da beklenenden “şahin” (faiz artırmaya daha yatkın) bir Fed mesajı, altını mevcut banttan çıkarabilir.
1970’lerin sonundaki petrol şokunu andıran bir tablo görülüyor: Petrol fiyatlarındaki sıçrama bir yandan altına yönelimi artırırken, diğer yandan daha sert para politikasını (faiz artırımı ve sıkılaşma) zorladı. Tarihsel olarak jeopolitik gelişmeler kısa süreli yükselişler yaratsa da Fed’in kalıcı faiz artışları zaman içinde baskın gelerek altın fiyatlarının yataylaşmasına yol açtı. Bu nedenle önümüzdeki aylarda Fed’in adımları en kritik izlenecek unsur olmaya devam edecek.