ABD Doları, Çarşamba günü 98,50’den toparlanmasının ardından Perşembe günü kayıplarını azalttı ve 99,00 seviyesinin hemen üzerinde tutundu. Piyasaların İran’da ateşkese ilişkin şüphelere tepki vermesiyle dolara talep arttı.
Ateşkes duyurusunun ardından İranlı yetkililer, Lübnan’daki bir İsrail saldırısını takiben Hürmüz Boğazı’nı kapattı. ABD ve İsrail, Lübnan’ın anlaşmanın parçası olmadığını söylerken Tahran, üç temel maddede ihlal olduğunu bildirdi ve yeni görüşmeleri sorguladı.
Ateşkes Görüşmeleri Ve Piyasa Tepkisi
Süreç devam ediyor. Washington ve Tahran’ın Cumartesi günü Pakistan’da doğrudan görüşmeler için heyet göndermesi bekleniyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın uymaması halinde daha fazla “adım” atılacağı uyarısında bulundu.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) Mart toplantı tutanakları, dengeli bir yaklaşımı gösterdi. Faiz indirimleri hâlâ mümkün görülürken bazı yetkililer, Eylül 2024’te başlayan gevşeme sürecinden (faizlerin aşağı çekilmesi) bu yana ilk kez yeniden sıkılaşma (faiz artırımı ya da para politikasını sıkılaştırma) ihtimalini de gündeme getirdi.
Perşembe günü ilerleyen saatlerde açıklanacak ABD PCE Fiyat Endeksi’nin (kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi; Fed’in yakından izlediği enflasyon göstergelerinden biri) Şubat ayında fiyat baskılarının sınırlı değiştiğine işaret etmesi bekleniyor. Odak Mart TÜFE’de (Tüketici Fiyat Endeksi; tüketici fiyatlarındaki artışı ölçen enflasyon göstergesi): manşet enflasyonun (genel oran) yıllık %3,3 ile yaklaşık iki yılın en yükseğine çıkacağı, çekirdek TÜFE’nin (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç) ise Şubat’taki %2,5’ten %2,7’ye yükseleceği öngörülüyor.
9 Nisan 09:05 GMT’de yapılan bir düzeltmede, gevşeme döngüsünün Ağustos 2024’te değil Eylül 2024’te başladığı netleştirildi.
Artan Belirsizlikte İşlem Etkileri
İran’daki ateşkesin kırılganlığı dikkate alındığında piyasa oynaklığında (fiyatların sert ve hızlı dalgalanması) keskin bir artış beklenebilir. 2025’teki Karadeniz krizinde VIX’in (piyasa “korku endeksi”; beklenen oynaklığı gösterir) günler içinde 35’in üzerine çıkabildiğini görmüştük. VIX call opsiyonu (belirli fiyattan alma hakkı veren sözleşme) ya da SPX gibi ana endekslerde “parada” straddle (aynı vadede, aynı kullanım fiyatında alım ve satım opsiyonunu birlikte almak; sert hareketten faydalanmayı hedefler) belirsizlikten yararlanmanın doğrudan yolları arasında görülüyor.
Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel enerji akışı için kritik bir geçit. Dünya petrol sıvıları tüketiminin (ham petrol ve benzeri petrol ürünleri) yaklaşık %21’i buradan geçiyor. Bu, 2025 sonundaki arz şokunu (arzın aniden düşmesiyle fiyatların sıçraması) hatırlatıyor; o dönemde Brent vadeli işlemleri (ileride teslim için bugünden fiyatı belirlenen petrol sözleşmeleri) tek seansta %15’ten fazla yükselmişti. Müzakerelerin bozulma ihtimaline karşı, ham petrol vadeli işlemlerinde call opsiyonu ya da enerji sektörü ETF’lerinde (borsada işlem gören fon; bir sektör sepetini takip eder) alım yönlü pozisyonlar değerlendirilebilir.
ABD Doları, hem güvenli liman talebinden (risk artınca daha güvenli görülen varlıklara yönelim) hem de Fed’in daha “şahin” (enflasyonla mücadele için faizleri yüksek tutma eğilimi) bir çizgiye kayma ihtimalinden destek buluyor. Dolar Endeksi’nin (DXY; doların başlıca para birimlerine karşı gücünü gösteren endeks) 99’un üzerine çıkması daha büyük bir hareketin başlangıcı olabilir; Pakistan’daki görüşmelerin başarısız olması halinde 2025’teki küresel büyüme endişesinde görülen 104 seviyesinin yeniden test edilmesi mümkün. USD vadeli işlemlerinde uzun pozisyonlar (fiyat artışından kâr hedefleyen işlem) veya enerji ithalatı yüksek para birimlerine karşı call opsiyonları daha cazip görünüyor.
Bu haftaki Mart TÜFE verisi, içeride en önemli tetikleyici. Çünkü savaşın enflasyona etkisine dair ilk resmi okuma olacak. Manşette %3,3’lük oran, Fed’i daha sert bir duruşa itebilir; 2025 boyunca mücadele edilen enflasyonun tam olarak bitmediği algısını güçlendirebilir. Bu görünüm, Fed’in faiz indirimlerini geciktirmesi veya geri çevirmesi riskine karşı, TLT gibi Hazine tahvili ETF’lerinde put opsiyonu (belirli fiyattan satma hakkı veren sözleşme) almayı bir “korunma” (hedge; olumsuz harekete karşı zarar sınırlama) aracı olarak öne çıkarıyor.
Jeopolitik risk ile inatçı enflasyonun birleşimi, hisse senetleri için zor bir tablo yaratıyor. Piyasa, 2025 sonbaharında görülen %10’luk düzeltmeye (endeksin zirveden gerilemesi) benzer baskılarla karşı karşıya. Önümüzdeki haftalarda belirgin bir düşüşe karşı portföyleri korumak için S&P 500 veya Nasdaq 100 üzerinde put opsiyonları savunma amaçlı bir strateji olarak değerlendiriliyor.