GBP/USD, çarşamba günkü Asya seansında, 1,3500 seviyesinden (yaklaşık iki haftanın en düşük değeri) geç saatlerde gelen toparlanmanın ardından dar bir bantta işlem gördü. Parite 1,3550’nin altında kaldı ve baskı sürdü.
Sterlin, zayıf yerel seçim sonuçlarının ardından 80’den fazla İşçi Partili milletvekilinin Başbakan Keir Starmer’ı istifaya çağırmasıyla artan siyasi belirsizlikten olumsuz etkilendi. ABD doları ise ABD enflasyon verilerinin Fed’in (ABD Merkez Bankası) faiz artırabileceği beklentisini güçlendirmesiyle bir haftayı aşkın sürenin en yüksek seviyelerine yakın seyretti.
Salı günü GBP/USD yaklaşık %0,7 geriledi; 1,3650 civarından 1,3500’ü test ettikten sonra 1,3540 bölgesine toparlandı. Bu hareket, pariteyi son günlerdeki bandın alt kısmına yakın bıraktı.
Haberlerde, 70’ten fazla İşçi Partili milletvekilinin Starmer’ın görevden ayrılmasını kamuoyu önünde istediği de yer aldı. Bu durum piyasa belirsizliğini artırdı. İngiltere devlet tahvilleri (gilts) satış gördü; 30 yıllık tahvil faizi kısa süreliğine %5,81’e çıkarak 1998’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Gözler, İngiltere Merkez Bankası’nda (BoE) faiz kararı sürecinde yer alan yetkili Catherine Mann’a çevrildi. Mann, 2027’ye kadar enflasyon beklentileri yüksek kalırsa politika faizini (Bank Rate: BoE’nin temel faiz oranı) artırma yönünde oy verebileceğini söyledi. BoE bu yıl enflasyonun %5’in üzerine çıkacağını öngörürken, İngiltere’nin 1. çeyrek öncü GSYH (GDP: ekonomik büyüklük) verisinin çeyreklik bazda %0,6 gelmesi bekleniyor.
ABD dolarındaki mevcut güç nedeniyle sterlinin kırılgan kaldığını düşünüyoruz. Faiz farkı (iki ülkenin faiz oranları arasındaki fark) önemli olmaya devam ediyor: Fed faizi %5,00 seviyesinde, BoE ise %4,75’te. Bu fark, yatırımcıların dolara endeksli varlıklara yönelmesini destekliyor.
ABD ekonomisi ise güçlü görünümünü koruyor; bu da Fed’in “şahin” duruşunu (enflasyonla mücadele için faizi yüksek tutma eğilimi) destekliyor. Son Tarım Dışı İstihdam (Non-Farm Payrolls: ABD’de tarım dışı sektörlerde aylık istihdam değişimi) verisi 210 bin kişilik artışa işaret etti. Geçen ayın çekirdek PCE enflasyonu (gıda ve enerji hariç kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi; Fed’in yakından izlediği enflasyon göstergesi) %3,1 oldu. Bu veriler, piyasada Fed’in faiz indirimine en geç gidecek büyük merkez bankalarından biri olacağı görüşünü güçlendiriyor.
Türev ürün (derivative: değeri kur, faiz gibi başka bir göstergeye bağlı finansal sözleşme) işlemi yapanlar için bu ortam, sterlin aleyhine pozisyonların hâlâ gündemde kalabileceğini gösteriyor. 1,2600’ün altındaki kullanım fiyatlarına (strike price: opsiyonun işlem görmesini sağlayan fiyat) sahip GBP/USD satım opsiyonları (put option: fiyat düşüşüne karşı kazanç sağlayan opsiyon) almak, sterlindeki olası ek zayıflığa yönelik net bir yönlü strateji sunabilir. Bu yöntem, aşağı hareketten faydalanmayı sağlarken azami riski ödenen primle (premium: opsiyon için peşin ödenen bedel) sınırlar.
Bir diğer yaklaşım, “paranın dışında” (out-of-the-money: mevcut kurun üzerinde kullanım fiyatına sahip ve henüz kârda olmayan) GBP/USD alım opsiyonları (call option: fiyat yükselişine karşı kazanç sağlayan opsiyon) satmaktır. Örneğin kullanım fiyatı 1,2750 direnç bölgesi civarında seçilebilir. Bu strateji, sterlinin yukarı yön potansiyelinin sınırlı kalacağını ve paritenin yatay ya da aşağı yönlü seyredeceğini düşünenlere uygundur. Amaç, opsiyon primini zamanla erimesinden (zaman değeri kaybı) elde etmektir; bunun için paritenin seçilen kullanım fiyatının altında kalması gerekir.