Petrol fiyatları, işlemlerin ABD–İran ateşkesinin 2 hafta uzatılabileceği ve barış görüşmelerinin yeniden başlayabileceği beklentisini yansıtmasıyla kademeli geriliyor. Buna karşılık, fiziksel arz sıkılaştı; çünkü Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışı yeniden başlamadı.
Boru hattı yönlendirmeleri ve sınırlı tanker hareketi hesaba katıldığında, günlük yaklaşık 13 milyon varillik (13m b/d) arzın kesintiye uğradığı tahmin ediliyor. Devam eden ABD ablukası koşulları bu kesintiyi artırabilir.
Kağıt Piyasa – Fiziksel Fiyat Farkı
Kağıt piyasa ile fiziksel fiyat arasında fark açıldı: Fiziksel teslimata dayalı Dated Brent (kısa vadeli spot Brent göstergesi) varil başına 117 dolar civarında işlem görürken, en yakın vadeli Brent vadeli kontratı (futures: ileri tarihte teslimat/fiyat üzerinden işlem gören sözleşme) 95 doların biraz altında kapandı. Öne çıkan yukarı yönlü risk, ABD–İran barış görüşmelerinin bozulması.
Alıcılar ABD varillerine yöneldikçe, Orta Doğu’daki kesinti sürerken ABD iç piyasasında arzın sıkılaşması bekleniyor. Ancak çatışma başladığından beri ABD’de sondaj faaliyetleri neredeyse değişmedi.
EIA (ABD Enerji Enformasyon İdaresi) tahminleri, bu yıl ABD ham petrol üretiminde sınırlı değişime işaret ediyor. Sondajdaki artışın üretime daha belirgin etkisinin 2027’de görülmesi beklenir.
Petrol vadeli işlemler piyasası ile sahadaki fiziksel koşullar arasında ciddi kopukluk var. Fiziksel Dated Brent, en yakın vadeli kontrata göre 20 doların üzerinde primli işlem görüyor; bu fark (spread: iki fiyat arasındaki fark) piyasada aşırı sıkışıklığa işaret ediyor. Bu ayrışma, vadeli fiyatların kesin olmayan bir barış anlaşmasını önceden fiyatlıyor olabileceğini gösteriyor.
Yeniden Fiyatlamaya Hazırlık
Fiziksel piyasa, Hürmüz Boğazı’ndaki süren aksaklıklar nedeniyle sıkılaşıyor; bunun piyasadan günlük yaklaşık 13 milyon varil çektiği tahmin ediliyor. Son IEA (Uluslararası Enerji Ajansı) raporu bunu doğruluyor: Küresel ham petrol stokları geçen hafta günlük 2,1 milyon varil hızla geriledi; bu, yılın en sert düşüşü. Buna rağmen, en yakın vadeli Brent kontratları varil başına 100 doların altında zayıf kalıyor; nedeni, ABD ile İran arasında ateşkes uzatımı umudu.
Bu tablo, çatışmanın tırmanmasından önce 2025 ortasında görülen koşullara benziyor: Jeopolitik riskin hafife alınması, fiyatların sert şekilde yukarı düzeltmesine yol açmıştı. İşlem yapanlar, vadeli piyasaların fiziksel arz sıkışıklığıyla yeniden uyumlanmasına yönelik pozisyon almayı düşünebilir. Barış görüşmeleri zayıf kaldığı için bozulma halinde risk daha çok yukarı yönlü.
Beklenen ABD arz tepkisi gelmedi; bu da yukarı yönlü baskıyı artırıyor. Baker Hughes sondaj kulesi sayımı (rig count: aktif sondaj kulesi sayısı, üretim eğilimi için öncü gösterge) geçen cuma net yalnızca 3 yeni petrol kulesi eklendiğini gösterdi; üreticilerin sondajı hızlı artırmaya isteksiz kaldığı anlaşılıyor. Bu yatırım eksikliği, ABD üretiminde anlamlı artışın 2027’ye kadar hissedilmesini zorlaştırıyor ve piyasayı bu yılın geri kalanında arz şoklarına açık bırakıyor.
Düşük zımni oynaklık (implied volatility: opsiyon fiyatlarından çıkarılan beklenen fiyat dalgalanması) nedeniyle, uzun vadeli alım opsiyonu (long-dated call option: ileri vadede belirli fiyattan alma hakkı veren opsiyon) almak, olası fiyat sıçramasına maruz kalırken riski sınırlamaya yarar. Alternatif olarak, takvim spread işlemleri (calendar spread: farklı vadelerde al-sat yaparak vade farkına oynayan strateji) ile eğrinin ön tarafının (yakın vadeler) daha da güçlenmesine karşı uzak vadeli kontratlara göre pozisyon alınabilir; bu, kalıcı fiziksel sıkışıklıktan fayda sağlayabilir. Mevcut vadeli fiyatların jeopolitik duruma fazla iyimser yaklaştığı düşünülüyor.